Tarık bin Ziyad Kimdir Hakkında Bilgi

'Biyografi' forumunda Ezlem tarafından 13 Şubat 2011 tarihinde açılan konu



  1. Tarık bin Ziyad

    Doğum 670
    Vefat 720
    Millet Berberi
    Tarık bin Ziyad, Endülüs'ü fetheden İslam komutanı. Berberi asıllı olan Tarık, Emevilerin fetih politikası gereğince İspanya'dan önce elde edilen Kuzey Afrika topraklarından esir olarak alınmış ve kabiliyetiyle ön plana çıkması sonucu Emevilerin önemli başarılara imza atmış Kuzey Afrika valisi Musa bin Nusayr'ın dikkatini çekmiştir. Müslümanlığı seçtikten sonra Musa bin Nusayr tarafından azad edilerek Kuzey Afrika’da gerçekleştirilen fetihlerde öncü birliklerin kumandanı tayin edildi ve başarılı hizmetlerde bulundu. 1492'ye kadar İspanya'da sürecek İslam Devleti varlığının temelini atmış ve 7000 bin kişiyle gönderildiği bugün kendi adıyla anılan Cebelitarık bölgesinden başladığı fetihlerle İspanya'da 700 yılı aşkın süren İslam medeniyetinin kurucu unsurlarından oldu.

    ENDÜLÜS'ÜN FETHİ
    Kuzey Afrika'nın İspanya'ya bakan kıyısı Sebte'nin Kontu Julianos çeşitli sebeplerle Vizigot Kralı Rodrigo’ya kızgın olduğundan Musa bin Nusayr’a başvurarak onu İspanya’nın fethi için teşvik ediyordu. 710 yılında Musa bin Nusayr tarafından Güney İspanya’ya gönderilen Tarif bin Malik kumandasındaki 500 kişilik birliğin keşif seferinde başarı göstermesi ve bol miktarda ganimetle geri dönmesi Endülüs’ün fethi konusunda müslümanları cesaretlendirdi. Bunun üzerine Musa bin Nusayr, Tarık bin Ziyad’ı Endülüs’e gidecek birliklerin kumandanlığına tayin etti. 7000 kişiden oluşan ordunun büyük çoğunluğu Berberiler’den meydana geliyordu. Sebte’den gemilerle İspanya’nın en güneyindeki Calpe bölgesine ulaşan Tarık fetihten sonra kendi adıyla anılacak olan Cebelitarık’ta karargah kurdu (28 Nisan 711). Tarık bin Ziyad’ın mücahidlerin geriye dönmesini önleyip onları cihada teşvik etmek amacıyla gemileri yaktırması hadisesi ihtilaflıdır. Bunun meydana geldiğini kabul edenler olduğu gibi uydurma olduğunu ileri sürenler de vardır. Gemilerin tamamının değil sembolik olarak birkaç tanesinin yakıldığı da söylenmiştir.

    Tarık ilk deneme seferinden sonra kuzeye doğru yöneldi, çünkü onun hedefi Cordoba şehri idi. O sırada Vizigot Kralı Rodrigo, Kuzey İspanya’daki bazı şehirlere saldıran Franklar’la mücadele ediyordu. Kurtuba ile Rodrigo’nun bulunduğu Arbune (Narbonne) şehirleri arasında 1000 mil kadar mesafe olduğundan Tarık ilk anda önemli bir direnişle karşılaşmadı ve kuzeye doğru ilerledi. Birkaç defa önüne çıkan Rodrigo’nun yeğeni Bencio’yu mağlup etti. Bunun üzerine Rodrigo büyük bir ordu topladı. Bu ordunun asker sayısı hakkında tarihçiler 40.000 ile 100.000 arasında çeşitli rakamlar vermektedir. Tarık, Musa bin Nusayr’a mektup yazarak yardım istedi. Musa da 5000 kişilik yardım birliği gönderdi. İki ordu Şezune (Sidonia) şehri yakınlarındaki Lekke vadisinde (Rio Guadalate) karşı karşıya geldi. Tarık burada orduya karşı bir konuşma yaptı. İki ordu arasında sekiz gün devam eden savaş sonunda Vizigot ordusu ağır bir yenilgiye uğradı (26 Temmuz 711). Vizigot Kralı Rodrigo’nun akıbetiyle ilgili olarak onun öldürüldüğü, ortadan kaybolup izini kaybettirdiği, nehirde boğulduğu gibi farklı nakiller mevcuttur.

    İLK SAVAŞ SONRASI
    Savaştan sonra Musa bin Nusayr, Tarık’a yolladığı mektupta kendi emri olmadan İspanya iç bölgelerine girmekle İslam ordusunu tehlikeye attığını ve kendisi gelinceye kadar bulunduğu yerden ileriye gitmemesini emretti. Ancak Tarık, Musa’nın emrini dinlemedi ve Kont Julianos’un tavsiyesine uyarak ordusunu farklı şehirlere göndermek için birliklere ayırdı. Tarık’ın görevlendirdiği kumandanlar kısa sürede Malaga (Maleka), Elvira (İlbire) ve Cordoba’yı ele geçirirken kendisi Ecija (İsticce) şehrini fethettikten sonra Vizigotlar’ın başşehri Toledo (Tuleytula) üzerine yürüdü ve önemli bir mukavemetle karşılaşmadan şehri zaptetti. Ardından, dağlık bir bölgenin arkasında yer alan ve Hz. Süleyman’a nisbet edilen ve 360 ayaklı olduğu söylenen bir masayı burada ele geçirmesi sebebiyle Medinetülmaide diye adlandırılan şehre yöneldi. Tarık daha sonra Emaye (Amaya) şehrini alıp önemli miktarda ganimet elde etti ve 712 yılında Tuleytula’ya döndü. Tarık bin Ziyad’ın Endülüs’te Musa bin Nusayr’ın gelmesinden önce gerçekleştirdiği fetihler sırasında izlediği güzergah şu şekilde tesbit edilmiştir: Cebelitarık, Ceziretülhadra, Barbat (Lekke) vadisi, Şezune, Mevrur, Karmune (Carmona), İşbiliye (Sevilla), İsticce, Kurtuba, Maleka, Gırnata (Granada), İlbire, Tüdmir (Teodomiro), Cebban, Tuleytula ve Medinetülmaide. Burada adı geçen bazı şehirler bir yıl sonra Endülüs’e gelecek olan Musa bin Nusayr tarafından zaptedildi.

    İSPANYA İÇLERİNE SÜREN AKINLAR
    712 yılında Musa bin Nusayr 18.000 kişilik bir orduyla Endülüs’e geçerek Sevilla, Carmona, Nieble (Leble), Merida (Maride) şehirlerini fethetti ve Tarık bin Ziyad’la Toledo’da buluştu. Bu buluşma sırasında Musa’nın kendi emrini dinlemeyip başına buyruk hareket ettiği için Tarık’ı azarladığı belirtilmektedir. Buna karşılık Tarık’ın Musa’ya karşı saygılı davrandığı ve onun gönlünü almak istediği nakledilir. Musa bin Nusayr, Tarık’tan ele geçirdiği ganimetleri ve Hz. Süleyman’a ait olduğu söylenen masayı istedi; Tarık masa ile birlikte bütün ganimetleri Musa’ya teslim etti. Musa bin Nusayr’ın Tarık’a olan öfkesi fazla sürmedi ve iki kumandan fetih faaliyetini İspanya’nın kuzeyine doğru iki koldan sürdürdü. Ertesi yıl Leon (Liyun), Galicia (Cillikıye) bölgeleriyle Lerida (Laride), Barselona (Berşelune), Saragossa (Sarakusta) şehirleri alındı. Böylece müslümanlar İslâm tarihinde ilk defa Fransa topraklarına kadar ulaştı.

    SURİYE'YE DÖNÜŞ
    Musa ve Tarık’ın fetihleri sonucu İspanya’nın tamamına yakını ele geçirilmiş oldu. Üç yıl gibi kısa bir süre içinde kuzeyde küçük bir bölge olan Asturias dışında bütün İspanya’nın zaptedilmesi ve İslâm ordularının Fransa içlerine kadar ilerlemesi İslam fetih siyaseti açısından önemli bir gelişmedir. Fetihlerin tamamlanmasına yakın bir sırada Halife Velid bin Abdülmelik’in elçisi Mugis er-Rumi, halifenin Musa ve Tarık’ın Dımaşk’a geri dönmelerini isteyen mektubunu getirdi. Musa biraz ağırdan alıp fetihlere devam edince ikinci bir elçi aynı emirle geldi. Bunun üzerine Musa ve Tarık pek çok ganimetle birlikte 714 yılında Endülüs’ten ayrılıp Dımaşk’a döndüler ve Halife Velid’in son günlerinde onunla görüşüp ganimetleri teslim ettiler. Kabiliyetli, dirayetli ve cesur bir kumandan, aynı zamanda güçlü bir hatip olan Tarık bin Ziyad’ın bundan sonraki hayatıyla ilgili kaynaklarda bilgi yoktur. Halifelerden beklediği ilgiyi göremediği için ömrünün geri kalan kısmını herhangi bir görev almadan gözden uzak bir yerde geçirdiği ve 720 yılında vefat ettiği belirtilmektedir.