Süleyman Seyyid Hayatı ve Sanat Üslubu Hakkında Bilgi

'Biyografi' forumunda Belinay tarafından 14 Mart 2012 tarihinde açılan konu




  1. Süleyman Seyyid

    Süleyman Seyyid, Türk ressam.

    AİLE, EĞİTİM VE MESLEK HAYATI
    1842-1913 yılları arasında yaşayan sanatçı İstanbul’da doğmuş olup Osmanlı ressamlarının önemli simalarındandır. Üsküdar Nuhkuyusu’nda evi bulunmaktadır. Babası Kartal Maltepesi eşrafından Hacı İsmail Efendi olup, adını aldığı dedesi ise Süleyman Ağa sedef kakma sanatında önemli bir şahsiyettir.Süleyman Seyyid ilk ve orta öğrenimini Maltepe ve Maçka askeri okulunda tamamlamış, asker kökenli ressamlardandır. Resme olan yeteneği sayesinde okuldaki hocaları tarafından fark edilen Süleyman Bey, okulunu tamamladıktan sonra sanat eğitimi almak üzere Sultan Abdülaziz tarafından Paris’e gönderilmiştir. Kendisi gibi yine asker kökenli olupta resim yeteneği ve resim tutkusu olan arkadaşları Şeker Ahmed Paşa, Osman Hamdi Bey gibi isimlerin arasında yer almıştır. Batılı anlamda sanat eğitimi almak üzere L’ecole des Beaux-Arts’da Alexandre Cabanel’in öğrencisi olmuştur. Yurda döndükten sonra ressam Osman Nuri Paşa’nın yardımcılığını üstlenmiş, ardından Harbiye’de resim hocalığı yapmaya başlamıştır. Sonraki yıllarda bunu Kuleli Askeri Lisesi takip etmiştir, bu sırada özel resim dersleri de vermeyi ihmal etmeyen Süleyman Seyyid gazetelerde yazı ve tercümeler de yayımlamıştır.

    SANAT ÜSLUBU
    Süleyman Seyyid adından natürmortlarıyla bahsedilecek kadar sanat hayatını buna adamıştır. Perspektif üzerine ciddi çalışmalar yapmış, bu alanda en iyisine ulaşmaya hedeflemiştir. Hatta bu konuyla ilgili bir kitap yazma girişiminde olduğu fakat kitabını bitiremeden vefaat ettiği bilinmektedir. Perspektif kuralına öylesine sıkı sıkıya bağlıdır ki, arkadaşları tarafından ‘’metrologiste’’ lakabının takıldığı bilinmektedir.Az sayıda da olsa portre, manzara ve figürlü resimleri de bulunmaktadır. Ama sanatçı hangi alana giderse gitsin sonunda kendini bulduğu natürmortlara yönelmiştir. Resimlerinde seçtiği nesneleri genellikle bir küp yahut piramit gibi geometrik bir düzenlemeye sokarak tasvir ettiği görülür. Bu nesneler bir masa üzerinde, tabak içinde, bir örtünün üzerinde olup hep belli bir düzen sergilemektedir.