Refik Halit Karay Hayatı ve Eserleri Hakkında Bilgi

'Biyografi' forumunda Aysell tarafından 27 Mart 2012 tarihinde açılan konu



  1. Refik Halit Karay


    Doğum 15 Mart 1888-İstanbul
    Ölüm 18 Temmuz 1965-İstanbul
    Meslek Roman ve hikaye yazarı
    Refik Halit Karay, Türk hiyakeci ve romancıdır. Eşref, Şehrah, Kalem ve Cem dergilerinde imzasız veya Kirpi takma adıyla yayımladığı siyasi yazı ve hicivlerinden dolayı tedirgin olan İttihat ve Terakki iktidarı, Mahmud Şevket Paşa’nın katli hadisesiyle suçlananlar arasında 1913 yılında onu da Sinop’a, arkasından 1916 yılında Çorum’a sürgün etti. Bu sürgün kendi isteğiyle önce 1917 yılında Ankara’ya, daha sonra Bilecik’e çevrildi.

    HAYATI
    1888 yılında İstanbul Beylerbeyi’nde doğan Karay, ilk öğrenimini Vezneciler’deki Şemsülmarif Mektebi ile Göztepe’deki Taşmektep’te okuduktan sonra 12 yaşında Galatasaray Mekteb-i Sultanisi’ne devam etse de 6 yıl sonra 1906 yılında mezun olmadan ayrıldı.

    Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte Servet-i Fünun ve Tercüman-ı Hakikat gazetelerinde çalışan Karay, bir süre sonra Havadis adında bir gazete çıkardı. Kısa süreki de olsa Fecr-i Ati edebi topluluğu içinde de yer alan Karay, bu süre zarfı içinde Beyoğlu Belediyesi’nde başkatiplikte bulundu. Robert Koleji’nde Türkçe öğretmenliği yaptı.

    1922 yılında Aydede adı ile yayımladığı bir mizah dergisi çıkardı ve Alemdar, Sabah ve Peyam-ı Sabah gazetelerinde siyasi yazılar yazdı. Yapmış olduğu siyasi olaylardan ötürü yine aynı yıl Türkiye’den ayrılarak Suriye’de Cünye kasabasına yerleşti. Burada da geçimini kaleminden kazanan Karay, yazmış olduğu siyasi yazıları ile Ankara hükümetini memnun ettiğinden önce özel olarak affı söz konusu olsa da bir süre sonra Yüzellilikler hakkında çıkarılan af kanununun yürürlüğe girmesiyle 1938 yılında 16 yıllık sürgün hayatı sona erdi. Bundan sonraki geçimini gazete yazıları, roman tefrikaları ve kitaplarının neşrinden temin etti. Geçirdiği bir ameliyat sonucu 18 Temmuz 1965 tarihinde hayatını kaybetti ve Zincirlikuyu Asri Mezarlığı’na defnedildi.

    MEZİYETLERİ
    Sürgün olarak Anadolu’da geçirdiği yıllar, Anadolu insanlarının ilk defa gerçekçi bir gözle edebiyata yansımasına vesile olur. Ustalıkla kullandığı İstanbul Türkçesi, hikayelerindeki her tabakadan Anadolu insanının psikolojisini ve davranışlarını ifadesiyle Milli Edebiyat çığırının başta gelen yazarları arasında yer aldı. Özellikle Memleket Hikayeleri samimi ve gerçekçi üslubuyla Anadolucu edebiyatın ilk önemli ürünlerindendir. Yurt dışındaki sürgün yılları da ona bir taraftan vatan hasretinin en güzel hikayelerini yazdırırken diğer taraftan Türk edebiyatının başarılı egzotik romanlarını kaleme almasına imkan verdi.

    Günlük hayatında etrafındaki kişilerin zaaflarını yakalayarak zeki ve iğneleyici nükteler sarfeden, yer yer onları küçültücü bir dil kullanan, bununla beraber sohbetleri aranan bir şahsiyet olduğu değişik hatıra ve portrelerde anlatılan Refik Halit’in bu üslûbu hiciv yazılarında, hatta roman ve hikayelerinde de dikkati çeker. Böylece Türk toplumunun Meşrutiyet ve Cumhuriyet’le yaşadığı değişmeleri benimsemekle beraber yeni zengin, mirasyedi ve alafranga tipleri hicvetmekten de geri kalmadı.

    Başlıca eserleri; Memleket Hikayeleri, Gurbet Hikayeleri, İstanbul’un İçyüzü, Yezid’in Kızı, Çete, Sürgün, Anahtar, Nilgün, Tanrı’ya Şikayet 2000 Yılın Sevgilisi gibi kitapları örnek verilebilir.