Neşet Günal Hayatı ve Eserleri Hakkında Bilgi

'Biyografi' forumunda Elfida tarafından 19 Nisan 2012 tarihinde açılan konu



  1. Neşet Günal

    Doğum 1923 Nevşehir
    Ölümü 2002
    Meslek Akademisyen, ressam
    Neşet Günal; Türk ressam ve öğretim üyesi.

    HAYATI
    EĞİTİM VE ÇALIŞMA HAYATI

    1923 yılında Nevşehir’de doğmuştur. 1930-1939 yıllarında ilk ve orta öğrenimini tamamlamış ardından Nevşehir Belediyesi’nin vermiş olduğu burs ile İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’ne girmiştir. Figüratif çalışmalarına daha öğrencilik yıllarında başlayan Günal, bu dönem de farklı işlerde yaparak Ses Tiyatrosu’nun dekorlarını üstlenmiş ve afiş çalışmaları da yapmıştır. İlk olarak Nurullah Berk ve Sabri Berkel’in daha sonrasında ise Leopold Levy’nin öğrencisi olmuş, 1946 yılında Akademiden mezun olmuştur.



    ÇALIŞMA HAYATI

    1948 yılında devlet bursu ile eğitim için Paris’e giden sanatçı, burada fresk ve duvar resim eğitimi almış olup Andre Lhote ve Fernand Leger’le resim çalışmaları yapmıştır. 1954 yılında yurda dönen sanatçı, mezun olduğu okulda asistan olarak göreve başlamıştır. 1963 yılında devlet bursu ile yeniden Paris’e gitmiş bu sefer vitray ve Gobelin resimsel halı teknikleri ile ilgili çalışmalarda bulunmuştur. 1 yıl kaldıktan sonra akademide atölye hocalığı yapmaya başlamış ve yavaş yavaş bölüm başkanı olacak kadar yükselmiştir. Sanatçı çok sayıda kişisel sergiler düzenlemiş bunun yanında karma sergilere de katılmış, çok sayıda ödüller almıştır.


    SANAT ÜSLUBU VE BAŞLICA ESERLERİ
    Sanatçının Paris’te kaldığı süre zarfında edindiği eğitimin izlerini figürleri ele alış tarzında okumak mümkündür. Hocası Leger’den etkilendiği açıkça görülür. Bu etki çizgisellik ve el-ayak işleyişinde belirgin olmakla birlikte hocasının biçimsel anlatım yönlerini geleneksel Doğu sanatlarının özellikleriyle bütünleştirmeye çalışmış adeta Doğu sanatının üslupçu ve akılcı yanlarını özümseyerek resimlerinin temel konusunu insan figürü yapmış olduğu görülmektedir. Anadolu insanını ve çevresini konu edinen çalışmalarında ikili, üçlü yahut kalabalık insan gruplarını anıtsal bir figür anlayışı ile toplumsal gerçekleri yansıttığı biçimde işlemeye özen gösteren sanatçının çevre, figürü güçlendiren bir öğe olarak karşımıza çıkar. Sanatçının anlatımcı tavrı en çok figürlerin yüz ifadelerinde, el ve ayaklarındaki deformasyonlarda kendini gösterir. Sanatçı resimlerinde desene oldukça önem vermektedir. Yaşadığı toplumun insan manzaralarını resminin birinci konusu olarak seçmiştir. Toprak insanının yaşam dramından etkilenerek Türk resim sanatında özgün bir yer edinmiş olup, 1960’lı yıllardan başlayarak kırsal kesim insanının acılarını resmetmeye başlamıştır. Resimlerinde her şey bir gözlem sonucu ortaya çıkmıştır. İri figürlerinden oluşan büyük boyutlu kompozisyonlarıylaa oldukça dikkat çekmektedir. Eserlerindeki denge ve orantı ile ilgili alt yapıların kusursuzluğu insanı hayrete düşürür. Adeta resim mühendisliği hissi veren eserleri renkli bir dünya değildir. Ama insan deseninden yola çıkarak tüm insanlığı kucaklar gibidir.


    ESERLERİ
    Duvar Dibi ( 1963)

    Yabalı Figür (1990)

    Başakçılar

    Bunalım

    Mola (1962)

    Kör Hasanın Oğlu

    Kapı Önü

    Ana