Nato Zirvesi ve Sonuçları

'Haberler' forumunda Ezlem tarafından 21 Kasım 2010 tarihinde açılan konu


  1. 2010 nato zirvesi,nato zirvesi 2010,Nato Zirvesi Sonuçlandı ,Nato Zirvesi Sonuçlandı Gül 1-0 Sarkozy

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, NATO toplantısıyla ilgili çok açık ve sert konuştu.

    NATO'nun 21'inci yüzyıldaki rolünü tanımlayan belgede, füze savunma sistemi kapsamında Türkiye'nin talepleri karşılandı.
    "Halklarımızı ve topraklarımızı balistik füze saldırılarından koruma kapasitesi geliştirmek, kolektif savunmamızın temel unsurudur" denilen belgede, bunun, İttifak'ın güvenliğinin bölünmezliği ilkesine katkı yapacağı vurgulandı.

    UÇAKTA AÇIKLAMA YAPTI

    Cumhurbaşkanı Gül Lizbona giderken uçakta bazı açıklamalar yaptı. Milliyet Gazetesi Yazarı Fikret Bila görüşmenin detaylarını kaleme aldı. İşte öne çıkan maddeler...

    Bizden habersiz füze kullanımı olmayacak. Türkiye evet demedikçe önemli karar oluşmaz.

    Eğer bu füze savunma sistemi uygulamaya konulacaksa komutanın içinde biz de olacağız.

    Eksen tartışmalarının değerler noktasında yapılması lazım. Eksen şimdi doğru yerine oturuyor.

    Türkiye Kürt meselesinden kurtulacak. Terörle bir şey olmayacağını herkes gördü. Bunlar yük artık.

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, NATO Zirvesine katılmak üzere Portekizin başkenti Lizbona gelirken uçakta füze kalkanı konusunda Türkiyenin tutumunu açıkladı. Türkiyenin görüşlerini ABD Başkanı Barack Obama dahil tüm NATO üyesi ülkelerin devlet başkanlarına bir mektupla ilettiğini belirten Cumhurbaşkanı Gül, bir çok soruya cevap verdi:

    BİZDEN HABERSİZ OLMAYACAK

    “Bu konuda ön çalışmalar daha önce yapıldı. En son Sayın Başbakan Güney Korede ABD Başkanı Obamaya da görüşlerimizi iletti. Ben de Obama dahil tüm NATO üyesi ülkelerin devlet başkanlarına mektupla ilettim. Başbakanımızın komuta kimde olacak, butona biz basarız sözleri NATO içinde Türkiyenin de bu konuda söz sahibi olmasını ifade ediyor. Bir başka deyişle bizden habersiz kullanım olmayacak. Önemli karar alınması gereken konularda Türkiye evet demedikçe karar oluşmaz. Eğer bu savunma sistemi uygulamaya konulacaksa komutanın içinde biz de olacağız.

    TÜRKİYE'NİN İLKELERİ

    Gül, füze kalkanı olarak bilinen hava savunma sistemi konusunda Başbakan, Savunma Bakanı ve ilgili bürokratlarla toplantılar yaptıklarını ve bazı ilkeler belirlediklerini ifade ederek şöyle devam etti:
    “Soğuk savaşın sona ermesinden sonra NATO üçüncü kez Stratejik Konsept konusunu ele aldı. Eğer bu konsept kabul edilirse 10-15 yıl böyle devam edecek. Yeni konsept çaışmalarına biz de katıldık. Kendi aramızda daha önce yaptığımız çalışmalarda bazı ilkeler belirledik ve bunları NATO ülkelerine bildirdik. Bizim ilkesel bir duruşumuz var. Bizim belirlediğimiz ilkeler şunlar:

    1- NATO bir savunma örgütüdür ve faaliyetleri saldırı değil savunma konseptini esas almalıdır. Tehlikelere karşı tedbir alınması söz konusudur. Balistik füzelere karşı alınacak tedbirlere karşı önemli olan şu ülke bu ülke diye tehdit belirlemek söz konusu değildir. Tedbir balistik füzelere karşı alınacaktır. Hangi ülkede varsa onları kapsar. Ancak, şu ülke veya bu bölge diye isimlendirmek doğru olmaz.

    2- Güvenliğin bölünmezliği önemli bir ilkedir. Savunma sistemi her şeyi ve her yeri kapsamalıdır. Türkiyenin de her yerini kapsamalıdır. Bütün batı ülkelerini kapsamalıdır. Baltık ülkeleri veya Balkan ülkeleri diye ayrım olmaz.

    3- Herkes maliyetlere eşit olarak ortak olmalıdır.

    4- Bu ilkeler zirvenin sonuç bildirisinde yer almalıdır.

    HUYSUZ ÜLKE DEĞİLİZ

    Gül, Türkiyenin NATO içinde sorun çıkaran bir ülke olmadığını belirterek, şöyle devam etti: “Türkiye huysuzluk yapan bir ülke değil. Belirlediğiimiz bu ilkelerle ittifaka yakışır şekilde önerilerde bulunduk. Gül, füze kalkanı tabirinin yanlış kullanıldığını NATO belgelerinde böyle bir ifadenin geçmediğini de kaydetti ve şöyle devam etti:
    “Alınacak tedbirin adı hava savunma sistemidir. Füze kalkanı ibaresi yok. Türkiyeye de füze yerleştirilmesi söz konusu değil. NATOnun yeni savunma konseptinde eskiden NATOnun askeri tesisleri savunma kapsamına giriyordu. Şimdi ise halklar ve topraklar da giriyor.

    İRAN VE ORTADOĞU İFADESİ

    Cumhurbaşkanı Gülün ve sohbete katılan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönülün verdiği bilgilerden bu konuda Türkiye ve ABD arasında bir sorun olmadığı da anlaşıldı. Türkiyenin füze kalkanının İrana karşı kurulduğu ifadesi veya imasına karşı olduğu biliniyor. Eğer zirvede böyle bir girişimde bulunulursa Türkiye evet demeyecek. Türkiyenin bu tutumu sadece İranın adının geçmesiyle de sınırlı değil. Örneğin Fransa, İran denmese bile “Ortadoğu ifadesinin tehdit olarak yer almasını istiyor. Türkiye buna da karşı. Eğer Fransa Ortadoğu ifadesinde ısrar ederse Türkiye zirve metnini yine kabul etmeyecek. Türkiye, balistik füzelere karşı bir savunma sistemi olması gerektiğini savunuyor.
    Gülün ve Davutoğlunun aktardığı bilgilerden ABDnin ve Fransa dışındaki NATO ülkelerinin Türkiyenin belirlediği ilkeleri olumlu karşıladıkları da anlaşılıyor.

    NATONUN SAHİBİYİZ

    Cumhurbaşkanı Gül, Türkiyenin ilkelerinin sıcak karşılandığını belirtirken, “Doğrusu biz kendimizi NATOnun sahibi gibi görüyoruz. 1952den beri üyesiyiz ve çok önemli katkılar veriyoruz. Bazı ülkeler örneğin Fransa askeri kanada giren ve çıkan bir ülke konumunda.

    ASIL EKSEN ŞİMDİ OTURUYOR

    Cumhurbaşkanı Gül, Türkiyenin ekseninin kaydığı, ABD ve ABden uzaklaştığı, İran ve HAMASa yaklaşıtğı yolundaki eleştirilere ilişkin soruyu yanıtlarken de şöyle konuştu:
    “Türkiyenin üzerinde aslında psikolojik bir baskı yapılıyor. Türkiye sanki suçluymuş gibi, ama bu bizi etkilemiyor. Bu psikolojik baskı AB çevrelerinde de yapılıyor. Türkiye ile ilgili eksen tartışmalarının değerler noktasında yapılması lazım. Türkiyede hangi değerler yükseliyor onlara bakmaları lazım. Bu değerler, demokrasi, insan hakları, serbest piyasa gibi değerlerdir. Yapılan son kanunlar, anayasa değişikliği de bu yöndedir. Türkiye bu değerleri genişleten ve uygulayan bir ülke olarak çevresine ilham kaynağı olmuştur. Türkiye tarihini, jeopolitik önemini kullanmamış. Eksen o zaman yanlışmış. Şimdi doğru yerine oturuyor. Türkiye şimdi tarihini ve jeopolitik önemini kavradı. Bunlardan yararlanıyor ve çok daha etkili oluyor, tarihini ve coğrafyasını kullanıyor.

    KÜRT SORUNUNDAN KURTULACAĞIZ

    Cumhurbaşkanı Gül, PKKnın eylemsizlik kararını Kürt sorunuyla ilgili temaslar konusundaki soruyu da şöyle yanıtladı:
    “Genel olarak bakarsanız beklentimiz kadar olamasa da ümitliyim. Türkiye bu meselelerden kurtulacak. Terörden de Kürt meselesinden de kurtulacak. Herkes Türkiyenin ayak bağlarının neler olduğunun farkında. Terörle silahla bir şey olmayacağını herkes gördü. Bunlar yük artık. Türkiye bunlardan kurtulacak.
    Gül, din ve inanç özgürlüğü, patrikhane ile ilgili soruya ise şu karşılığı verdi:
    “Demokratik standartları yükselten bir ülkeyiz. Bunların alt başlıklarına bakıldığında din ve inanç özgürlüğü gayrimüslim azınlıkların hakları da aynı başlığa girer. Bizim bu konuda özgüvenimiz var. Hatay ziyaretinde gördüm Hıristiyan bir büyüğün ismi bir camiye verilmiş. Bizim özgüven sorunumuz yok.

    GÜNEY KIBRIS SORUNU

    Cumhurbaşkanı Gül, NATO-AB ilişkilerinde Güney Kıbrıs yönetiminin sorunun kaynağı olduğunu belirtti, ve şu değerlendirmeyi yaptı:
    “NATO-AB işbirliği bizi çok ilgilendiren bir konu. Çok uğraştıran bir konu. 2002de ilk NATO-AB işbirliği görüşüldüğünde bir mutabakata varılmıştı. O zaman Güney Kıbrıs, AB üyesi değildi 2004te üye oldular ondan sonra problem çıkmaya başladı. Tabii bizim de sert tepkimizle karşılaştılar. Burası bir savunma örgütü NATO içindeki dayanışmayı geriye alır AByi öne çıkarırsanız bu olmaz. Ayrıca bazı taahhütler de yerine getirilmedi. Avrupa Savunma ve Güvenlik Sistemi için bize sözleri vardı. Ama Güney Kıbrıs nedeniyle bu bloke edildi. Bizim bunlara söyleyeceğimiz şu; dön öbür taraftaki Kıbrıs Rum Kesimine ne söyleyeceksen söyle. NATOnun stratejik konularını Güney Kıbrısın ipoteği altına sokma. Türkiyenin gücü, oynayacağı rol büyüktür sen bunu düşün. Bizim tutumumuz şu; Kıbrıs Rum Yönetimi, NATO faaliyetlerinin içine giremez.

    TÜRKİYE'NİN İSTEDİĞİ OLDU

    Zirvenin ilk gününde Türkiyenin istekleri kabul gördü. Cumhurbaşkanı Gülün mektupla liderlere ilettiği, hiçbir ülkenin tehdit olarak zikredilmemesi, savunma sisteminin tüm NATO ülkelerini kapsaması olarak ifade edilen “güvenliğin bölünmezliği ilkesi, kurulacak savunma sisteminin mali külfetinin ve risklerinin hakça paylaşılması talepleri kabul edildi.
    ABD Başkanı Obamanın da uzlaşmanın sağlandığını Cumhurbaşkanı Güle de ifade ettiği kaydedildi. Böylece zirvenin ilk gününde açıklanan NATOnun yeni stratejik savunma konsepti, Türkiyenin savunduğu ilkelere uygun şekillendi.
    Bu sonuçtan Cumhurbaşkanı Gülün memnun olduğu ifade edildi. Bugün açıklanması beklenen sonuç bildirgesinin aynı yönde kaleme alınacağı öğrenildi.