Namık Kemal’in İntibah Romanı

'Etüt Merkezi' forumunda Wish tarafından 5 Ağu 2010 tarihinde açılan konu

  1. İntibah Kitap Özeti
    İntibah Roman Özeti
    İntibah Romanı Namık Kemal

    [​IMG]

    Ali Bey kibar, yakışıklı, terbiyeli, saf bir delikanlıdır. Çamlıca gezilerinde Mehpeyker adında bir kadınla tanışır. Mehpeyker, İstanbulun tanınmış fahişelerindendir. Geçmiş yaşamının vermiş olduğu tecrübeyle Ali Beyi kısa sürede kendisine bağlar. Ali Bey, sevgilisinin bir hayat kadını olduğunu öğrenir, fakat genç olmasının da etkisiyle içindeki arzulara karşı koyamaz. Mehpeykerin koynunda o güne kadar tatmadığı zevkleri tadar. Fatma Hanım, oğlunu bu fahişenin pençesinden kurtarmak için evine Dilâşûb adında güzel bir cariye satın alır. Ali Bey, bir gece yalıya gittiğinde Mehpeykeri orada bulamaz. Kendisine ihanet ettiği düşüncesiyle onu terk eder. Hayatını düzene sokmak için Dilâşûbla evlenir. Ali Bey, Dilâşûbu çok sever. Birlikte mutlu bir şekilde yaşarlar. Fakat bu mutluluk pek uzun sürmez. Mehpeyker, sevgilisinin kendisini terk edip bir cariyeyle evlenmesini hazmedemez. Haince plânlar yapar, Dilâşûba iftira attırır. Ali Bey, bu iftiralara çabucak kanar, karısını bir esirciye satarak evden uzaklaştırır. Ali Bey kendisini içkiye verir, kumar oynar, hayat kadınlarıyla düşüp kalkar. İşinden ayrılır, evi barkı unutur. Mehpeyker, Dilâşûbu satın alır. Ona her türlü işkence ve eziyeti yapar. Dilâşûbun namusunu kirletmek, onu da kendisi gibi bir fahişe yapmak için çok uğraşır, fakat bu emeline ulaşamaz. Ali Beyin yalnız kalınca yine kendisine döneceğini düşünür, fakat böyle olmaz. Bunun üzerine Ali Beyin ayaklarına kapanıp ondan af diler. Ali Bey, kendisini reddeder. İçindeki intikam ateşi iyice alevlenen Mehpeyker, Ali Beyi öldürmeye karar verir. Kiralık katil, Ali Bey zannıyla Dilâşûbu öldürür. Gerçeği öğrenen Ali Bey, Mehpeykeri öldürür, hapse girer.

    Romanda dikkati çeken bir diğer tema “cariyelik/esirliktir. Yazar, Mehpeykeri olumsuz bir tip olarak gösterirken, bir cariye olan Dilâşûbu olumlu bir tip olarak karşımıza çıkarır. Dilâşûb, yazar tarafından beğenilen, takdir edilen bir kadın tipidir. Konuşmayı bilen, giydiğini yakıştıran, kibar, saygılı, genç ve güzel bir kadındır. Fakat bir cariye olduğu için hiçbir söz hakkına ve yaptırım gücüne sahip değildir.

    Namık Kemal, okuyucuya vermek istediği mesajı romanın sonundaki “Son pişmanlık fayda etmez. atasözüyle çok açık ve net bir şekilde dile getirir. Romanda işlenen temalardan biri de “pişmanlıktır. Ali Bey, düşünmeden hareket edip çabucak karar verdiği için olayların iç yüzünden habersizdir. Bu nedenle sürekli hatalı davranışlar sergiler ve pişman olur. Mehpeyker, Ali Beyle olan ilişkisi boyunca hiçbir erkekle birlikte olmamış, hatta parasal destekçisi olan Abdullah Efendiden içindeki bu sevda ateşi külleninceye kadar -altı ay- izin istemiştir. Fakat Ali Bey, sevgilisini evde bulamayınca işin aslını öğrenme gereği duymadan Mehpeykeri terk eder. Ali Bey, çok sevdiği karısıyla ilgili kötü sözler işitince, yine işin aslını öğrenmeden, aceleci davranarak yanlış karar verir. Duyduklarının doğru olup olmadığını araştırmaz. Zavallı Dilâşûba kendisini savunma hakkı tanımaz. Onu bir paçavra gibi sokağa atar. Dilâşûbu başına musallat ettiği için annesini suçlar. Ölene kadar onu affetmez. Fatma Hanım, oğlunu Mehpeyker adındaki fahişenin pençesinden kurtarmak amacıyla Dilâşûbu satın alır ve oğlunun beğenisine sunar. Ali Bey, önceleri zihninde sadece Mehpeykerle geçirdiği zevk dakikaları olduğu için Dilâşûba karşı soğuk davranır. Fakat Mehpeykerden ayrıldıktan kısa bir sonra bu güzel cariye ile evlenir. Dilâşûb, kocasının etrafında pervane olur. Karısı hakkında duyduğu kötü sözlerden etkilenen Ali Bey, ne olduğunu açıklama gereği duymadan karısını öldüresiye döver. Ağzını yüzünü kan içinde bırakır. Bununla da yetinmez, onu bir esirciye satarak evden uzaklaştırır. Zavallı Dilâşûbun çektiği çile bununla kalmaz. Mehpeyker, içindeki intikam ateşini söndürmek için Dilâşûbu satın alır, ona hizmetçi muamelesi eder, her türlü ağır işleri yaptırır. Sürekli olarak onu aşağılar, ona dayak atar.

    Romanda evrensel bir tema olan “aşk da işlenmiştir. Toy bir delikanlı olan Ali Bey,Mehpeykeri saf duygularla sever. Mehpeyker, Ali Beyin ilk aşkıdır. Mehpeykerle tanıştığı güne kadar böylesi duygulardan haberdar olmayan Ali Bey, cinsel arzularını bu kadınla tatmin eder. Sevgilisinin koynunda geçirdiği zevk dolu dakikaların verdiği sarhoşluk sebebiyle, Mehpeykerin kötü bir geçmişinin olmasını önemsemez. Mehpeyker de Ali Beyden ilk görüşte etkilenmiştir. Fakat Mehpeykerin Ali Beye karşı duyduğu sevgi, duygusal değil bedenseldir. Yakışıklı, genç ve güçlü bir erkeğin kollarında geçireceği zevk dolu dakikaların hayaliyle Ali Beye yaklaşmıştır.

    Romanda yaşanan bir diğer aşk ise, Dilâşûb ile Ali Bey arasındadır. Ali Bey, Dilâşûbu ilk gördüğü anda ondan etkilenmiş, fakat Mehpeykerle yaşadığı ilişki nedeniyle ona soğuk davranmıştır. Fakat kendisine ihanet ettiğini zannederek Mehpeykeri terk ettikten sonra, aradığı mutluluğu ancak Dilâşûb gibi saf ve güzel bir kızla bulacağını düşünür. Dilâşûbla evlenir. Dilâşûb, Ali Beyi çok sever, onu mutlu edebilmek için elinden gelen gayreti gösterir. Ali Bey, karısı hakkında duyduğu kötü sözler yüzünden deliye döner. Dilâşûba karşı duyduğu sevgiyi ve aşkı çok çabuk bitirir. Dilâşûb, kocasından gördüğü onca vefasızlığa rağmen yine de onu sevmekten vazgeçmez. Romanın sonunda Ali Bey, kendisine kurulan tuzağı öğrenince köşkün penceresinden kaçar. Fakat her zaman yaptığı gibi yine bir vefasızlık örneği sergileyerek, suçsuz olduğunu öğrendiği karısını yanında götürmeyi akıl edemez, köşkte bırakır. Zavallı Dilâşûb, âdeta Ali Beyi cezalandırmak istercesine onun paltosunu giyer ve kiralık katil tarafından öldürülmeyi bekler. İçinde yaşadığı toplumda hiçbir hakka sahip olmayan, sürekli hor görülen, aşağılanan Dilâşûb yaşadığı haksızlıklara isyan edercesine ölmek ister.

    “Kıskançlık ve “intikam temaları roman boyunca kuvvetle hissedilir. Mehpeykerle ateşli bir ilişki yaşayan Ali Bey, bir gece sevgilisini evinde bulamayınca deliye döner. İçinde alevlenen kıskançlık ateşiyle yanıp kavrulur. Sevdiği kadının başka erkeklerle olmasını kabullenmek istemez. Mehpeyker ise sevgilisini bir cariye parçasına kaptırınca deliye döner. Dilâşûbun kendisinden kat kat güzel olduğunu görünce, duyduğu kıskançlık daha da artar. Dilâşûba iftira attırarak bu mutlu birlikteliğe son verir. Kendisini haksız yere terk eden Ali Beyden intikamını almış olur. Fakat Mehpeyker, bu kadarla da yetinmez. Satın aldığı Dilâşûbu bir hizmetçi gibi çalıştırır, ona hakaretler eder, işkenceler yapar, dayak atar. Kendisini affetmesi için Ali Beyin ayaklarına kapanır, fakat yine de reddedilir. Bunun üzerine Mehpeyker, Ali Beyi öldürtmeye karar verir.