Mimar Sinan Anıları

'Güncel Bilgiler' forumunda Aysell tarafından 1 Şub 2012 tarihinde açılan konu

  1. Mimar Sinan Anısı
    Mimar Sinan'ın Anıları


    Mimar Sinan Eğri Minare Anısı

    Süleymaniye Camiinin inşası tamamlanmış,ibadete açılacağı gün ilan edilmişti.O gün gelince İstanbulun her yanından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için şehrin bu noktasına akın etmişti.Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu.Fakat bunlar arasında bulunan bir küçük çocuk, “Aaa şu minareye bakın nasıl eğri! diye bağırıyordu.Herkes de bakıyordu ama bir kusur bir eğrilik göremiyordu kimseler.Çocuğun bu eğri lafı Mimar Sinana kadar ulaşmıştı.Koca mimar hemen çocuğu bulup ,ona “Yavrucum, hangi minare eğri göster bana dedi. Çocuk da İşte şu diye minarelerden birini gösterdi.Mimar Sinan hemen adamlarını topladı.Uzun uzun halatları minareye bağlattı.Çekin yukarıya doğru! diye çektirmeye başladı.
    Çocuğa da , “Oğlum,bak bu minareyi doğrultuyorum,sen dikkat et ,dosdoğru olunca haber ver dedi.

    Adamlar gerçekten düzeltiyormuş gibi çekiyorlardı.Çocuk bir süre sonra “Tamam minare doğru diye bağırdı.İşçiler halatları çözüp işi bıraktılar. Başından beri olaya tanık olan ustalardan biri kafa kurcalayan soruyu Sinana iletti;
    -Ulu mimarbaşımız,sen herkesten iyi biliyorsun ki,minarede eğrilik falan yok.O halde ne diye düzeltmeye kalkıştın?

    Mimar Sinanın cevabı inceliğin ,anlayışın ,hoşgörünün simgesiydi.
    -Ben bilmez miyim minarede eğrilik olmadığını Ama çocuğun kafasındaki “eğri minare intibaını da öylece bırakamazdım.
    Bu yönteme başvurdum ki çocuğun kafasındaki “eğri kanaati silinsin.Yoksa her yerde çocuk aklıyla minarenin eğri olduğunu söyler,sona gerçekten eğri olduğu şeklinde inanç yayılırdı.

    Alıntı