Kudadabad Sarayı Tarihi ve Özellikleri

'Tarih Bölümü' forumunda EyLüL tarafından 18 Şubat 2012 tarihinde açılan konu



  1. Kudadabad Sarayı

    Yapılış Tarihi 1226-1236
    Bani I. Alaeddin Keykubad
    Beyşehir gölü kıyısında yer alan bu saray Anadolu Selçuklu döneminde I. Alaeddin Keykubad tarafından inşa edilmiştir. Sarayın önemi planı bilinen tek Selçuklu saray yapısı olmasıdır. Külliye biçiminde inşa edilen saray, 1226-1236 yılları arasında tamamlanmıştır. Yapının mimarı ve nakkaşı Emir Sadeddin Köpek’tir. Yapının inşasının uzun sürmesi üzerine mimarın kendisi içinde küçük bir saray yaptırdığı bilinmektedir.

    MİMARİ ÖZELLİKLERİ
    Yapı günümüze sağlam ulaşamamıştır. Bu nedenle yapı hakkındaki bilgiler arkeolojik kazılar sonucu elde edilmiştir. Yapılan kazılar sonucunda saray kompleksinin, alçak bir surla çevrili geniş bir alanda kısmen ayakta duran duvarları ve tonozlarıyla diğerlerinden ayrılan büyük ve küçük iki asıl sarayın olduğu anlaşılmıştır. Göl kıyısında yer alan iki bölümlü bir kayıkhane ve camii, hamam, fırın, mutfak, depo, asker barınakları gibi çeşitli binaların büyük bir av parkı etrafında yerleştirildiği anlaşılmıştır.Saray oldukça büyük bir alana oturmaktadır. 50x35 metre boyutlarındaki sarayın önünde göl yönüne doğru dörtgen ayaklar ile desteklenen bir duvarın koruduğu 50x55 metre ölçülerindeki bir teras, güney yönünde batı duvarının ortasında ise bir taç kapının var olduğu bilinmektedir. Üç bölümlü bir dehlizle asimetrik yerleştirilmiş değişik büyüklüklerde odaların çevirdiği sarayın ortasından ana avluya girilmektedir. Bu avlunun duvarları moloz taşlar ile inşa edilmiş olup yer yer düzgün yontulmuş taş bloklarla ve ahşap kalaslarla sağlamlaştırılmıştır.Yapı içinde bir taht salonu bulunmakta ve bu salon kabul salonuna açılmaktaydı. Bu salonlar arasında gerketiği durumlarda sultan ile topluluğu ayırmak için hazır durumda bekletilen perdeler bulunmaktaydı. Bu salonların döşemeleri tuğla ve taş levhalar ile sağlanmış olup, taht salonunun güney duvarı ile batı duvarında orijinalliğini korumuş olan çiniler dikkat çekmektedir.Sarayın esas ikamete ayrılan kısmı ise üst katları oluşturmaktadır. Bu bölüm köşklü, cumbalı divanhaneler ve oturma odalarından meydana gelmektedir. Bu ikamet odalarına göle bakan pencereler açılmış olup, ayrıca her oda da sedir ve ocakların yer aldığı bilinmektedir.Bugün Konya Çini Eserleri Müzesinde bu saraya ait alçı kabartmalar bulunmaktadır. Kalıpta yapılan bu stukolar genelde hayvan ve insan figürlerinden oluşmaktadır. Ele geçen bu çiniler sarayın ne kadar özenle inşa edildiğinin kanıtıdır. Bu çinilerin taht salonu ve ikamet odalarının duvarlarında olduğu anlaşılmış olup, bu çiniler Anadolu Selçuklu çini sanatının en fazla figür çeşidine sahip koleksiyonunu oluşturmaktadır. Bu çiniler içinde en dikkat çekici figürleri, Türk usulü bağdaş kurarak oturan sultan ve maiyeti (tamamı sakalsız), av partisi ve içki meclisi gibi sahnelerin yanında sembolik değer taşıyan hayvan figürleri de yer almaktadır. Ayrıca geleneksel sakalsız tiplerden farklı olarak Alaeddin Keykubad ellerinde nar veya kadeh tutan sakallı hükümdar şeklinde tasvir edilmiş, göğsünde ‘Es-sultan’ yazısıyla onun hükümranlığını sembolize eden çift başlı kartal figürleri en özgün örnekleri oluşturmaktadır.