Kötü Yol Kitabının Özeti

'Etüt Merkezi' forumunda Merve tarafından 16 Temmuz 2012 tarihinde açılan konu


  1. Orhan Kemal Kötü Yol Kitabının Özeti

    Kötü Yol Kitabının Geniş Özeti

    Adanada yaşayan Nuran ve İhsan, babalarını çocuk yaşta kaybetmişlerdir. Anneleri Ayşe Hanım, ailenin yönetimini çocuklar büyüyene dek elinde tutar.
    Artık bir delikanlı olan İhsan, babasının yerine geçtiğinde ailenin geçimini sağlamak sorumluluğunu da üzerine alır. Fabrikada işçi olarak çalışan İhsana hiç istemediği kamyonla mal taşıma görevi verilir. İhsan, kamyonla uzun yola gittiği sıralarda gözünün arkada kalmaması için kız kardeşini birine emanet etmek ister. Çapkın, güvenilmez bir adam olsa da, İhsanın en yakın arkadaşı olduğundan, Nurana göz kulak olmak görevi Reşata verilir. Bu görev Ayşe Hanım tarafından da onaylanır. Nuran, annesi ve ağabeyi İhsanın kendisine sunduğu yaşam koşullarından memnun değildir.
    Nuran, uzun zamandır varlıklı bir hayat yaşayabildiği İstanbul düşleri kurmaktadır. Reşat, Nuranın İstanbul için kurduğu ışıltılı düşleri İhsanın yokluğunda kullanır, Nuranı ikna eder ve onu İstanbula götürür. Genç bir kızın bir erkeğe emanet edilmesinin tüm kötü sonuçları yaşanır: Geri dönüşü olanaksız hatalar, derin pişmanlıklar. Orhan Kemal, genç kadınların ekonomik bağımsızlıklarını elde etmeleri doğrultusunda yol alınması gerekirken kadınların her koşulda bir erkeğe mecbur ediliyor olmasının sonuçlarının ne kadar acı olabileceğini ortaya koyar.
    Kötü Yol, Adanadan İstanbula özgür ve mutlu bir hayatı yaşamak için kaçan bir genç kızın öyküsüdür. Nuran, içinde yaşadığı kapalı toplumdan sıyrılmak isteyen bir genç kızın haklı sıkıntısını yaşar; ancak bu yaşamdan kurtulabilmek için donanımsız, hazırlıksızdır. Mesleksiz, eğitimsiz Nuran, kaçmak istediği otoriter erkeklerden yine bir erkeğin yardımıyla kurtulmak istemiştir. Sığındığı erkekten umduğu yardımı göremez, üstelik kullanılır. Günü gelir, bir zamanlar sıkışıp kaldığı yaşamdan kendini kurtarması için seçtiği erkekten de kurtulmak ister. Bu kez korunmaya muhtaç genç kız bir başka erkek tarafından yine kurtarılır. Orhan Kemal, bu öyküsünde söylemini hafifletmeden, ekonomik bağımsızlığı olmayan kadının yalnızlığını, çaresizliğini, savruluşunu ortaya koyar.
    Orhan Kemal yazınında abartısız ancak ayırıcı özellikleri bakımından son derece güçlü kadın kahramanlar yaratılmıştır. El Kızındaki Nazan, kitaba adını veren Cemile, Hanımın Çiftliğindeki Güllü, Orhan Kemalin unutulmaz kadın kahramanlarındandır. Kötü Yolda ise tüm neşesi, saflığı, güzelliği, toyluğu ve düşleriyle Nuran karşımıza çıkar. Bütün özellikleriyle Nuranı sever, onu haklı bulur, ona kızar, onun için üzülürüz.
    Kadınların çağdaşlaşma süreci
    Kötü Yol, çağdaş yaşamın Anadoluda yaşayan genç kızlara nasıl, ne ölçüde yansıdığını; erkek egemen Anadolu kültüründe genç kızların, kadınların çağın ilerici önermelerine karşın nasıl edilgin bırakıldığını yalın, açık bir dille ortaya koyuyor. Macera ve polisiye öğelerle renklenen öykü, alt metninde tüm Orhan Kemal yapıtlarının karakteristik yapısı gereği bir toplumsal eleştiriyi, bu kez kadınların çağdaşlaşma sürecindeki yalnızlığını tartışıyor.
    Roman ilk başlarda hikayenin başkahramanı olan İhsanın yaşadığı anadolunun bir köyünde geçiyor.İhsan burada bir şantiyede çalışıyor.Sonra patronu bir iş için İhsanı Anadolunun bir başka köşesinde görevlendiriyor.Bunu fırsat bilen kız kardeşi Nuran İhsanın arkadaşı Reşatla İstanbula kaçarlar ve Dolapdere civarında bir pansiyonda kalırlar.Daha sonra Nuran film artisti olmak için Beyoğlu Yeşilçam sokakları civarında yatıp kalkar.

    Kardeşinin kaçtığını öğrenen İhsanda işini bırakıp trenle İstanbula gelir.Şişli civarlarında taksicilik yapmaya başlar. Birgün Beyoğlunda bir barın önünde kardeşi Nuranla Reşata rastlar.Ve Reşatı dövüp kardeşini yanına alır.Daha sonra İhsanın İstanbulda tanıştığı ve beğendiği Nermin hanım ve Nermin hanımın annesiyle birlikte İstanbuldan ayrılarak hep hayal ettikleri kırmızı kiremitli dağevin de yaşamak üzere yola koyulurlar.


    alıntı