Kayıp Dikili Taş Bulundu.

'Haberler' forumunda By RiZeLi tarafından 2 Nis 2010 tarihinde açılan konu

  1. NTV Tarih Dergisinin bu ayki sayısında çok özel bir haber yer alıyor. Murat Sav ve Hayri Yılmazın konuya ilişkin haberinden ayrıntılar şöyle;

    Eni 80 cm, boyu 90 cm, yüksekliği de 3 metre dikdörtgen prizma şeklinde pembe bir granit. Bu tasvir ilk seferde kulağa sıradan gelebilir. Ama İstanbulda Cerrahpaşa semtindeki Esekapı Mescidinde (İbrahim Paşa Medresesi) bulunan bu kesme taş, büyük bir ihtimalle bir dikilitaşın (obelisk) parçası.

    Bulunduğu konum, granite 16. yüzyılda yapı mescide çevrilirken rastlandığını, ama ağırlığı dolayısıyla yerinden kaldırılamayıp, yana yatık halde bırakıldığını gösteriyor. Hemen üzerine Esekapı Mescidinin döşemeleri yerleştirilen granit, yüzyıllarca toprak altında saklı kalmış.

    Dikilitaş, Adli Tıp Kurumunun hemen karşısında yer alan Esekapı Mescidinin avlusunda bulundu. Burası, Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) döneminde Mimar Sinana yaptırılmıştı.

    Yapının arazisinde İsakapı (Bab-ı İsa) diye anılan bir Bizans kilisesi vardı. İsmi, yakınında bulunduğu ve “Eski Kapı adıyla bilinen kapıdan geliyordu. Bu kapının, 1509daki “Küçük Kıyamet adı verilen büyük depremle yıkılan surlardaki İsakapı olduğu biliniyor.

    DELİLLER MISIRI GÖSTERİYOR

    Bulunan kesme taşın rengi, neredeyse kare kesitli olması ve yukarıya doğru incelmesi, büyük ihtimalle Mısırdan getirildiğini gösteriyor. Antik dönemlerde Mısırın Asvan bölgesinden çıkarılan pembe granitler blok halinde kesilirdi. Mısırın da bağlı olduğu Roma veya Bizansın farklı eyaletlerinde inşaatlarda yapı malzemesi veya meydanlarda anıt olarak kullanılırdı. Yazılı kaynaklar da yeni bulunan granitin bir dikilitaş olma ihtimalini güçlendiriyor.

    1620 YILDIR AYNI YERDE!

    İstanbul ise ilk dikilitaşına 4. yüzyılda kavuştu. İmparator I. Theodosiusun 390da Hipodroma yerleştirdiği dikilitaş 1620 yıldır aynı noktada. İstanbula ne zaman kim tarafından getirildiği kesin olarak bilinmiyor.

    Osmanlı dönemi boyunca hem Mısırın bu anlaşılamayan taşı hem de kaidesindeki kabartmalar şehri koruyan bir tılsım kabul edildi ve korundu. İstanbulda az tanınan bir başka dikilitaş ise, Sarayburnu civarında yapılan kazılarda bulundu ve halen Arkeoloji Müzesinin bahçesinde sergileniyor.

    Antik Çağda dikilitaşlar Mısır dışında sadece Roma ve İstanbulda yükselirdi. Osmanlı döneminin sonunda ise, Kavalalı Mehmet Ali Paşa ve soyundan gelen Mısır hıdivlerinin izniyle Londra, Paris ve New Yorka birer tane dikilitaş armağan edildi.

    Dikilitaşların özelliği yekpare olmaları. Antik Mısırda genelde Asuvan granit ocaklarından çıkarılırlardı. Tonlarca ağırlıktaki bu dev anıtların kızaklar üzerinde sürüklenerek taşınabileceği tahmin edilse de nasıl yerlerine yerleştirildikleri hep merak uyandırmıştır. Bugün uzmanlar, dikilitaşları yerleştirmek için devasa toprak tepelerinin hazırlandığını düşünüyor. Tepeden kaydırılan taş, tapınak önlerindeki kaideler üzerine oturtuluyor, daha sonra çift yönlü dengelenmiş iplerle yerleştiriliyordu.