İstiklal Marşının Açıklaması Kıta Kıta

'Eğitim Merkezi' forumunda Ceylan tarafından 28 Şubat 2013 tarihinde açılan konu


  1. İstiklal Marşı 10 Kıta Açıklama Kısa


    Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
    O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
    O benimdir, o benim milletimindir ancak.


    İstiklal Marşımızın birinci kıtasında milletimize cesaret verici sözler kullanılmıştır. Vatan savunmasının sonuna kadar süreceğinin anlatıldığı birinci kıtada bayrağın anlamı üzerinde durulmuştur.

    Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal!
    Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
    Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal
    Hakkıdır, Hakka tapan milletimin istiklal!


    Şair ikinci kıtada bayrağı bir insan gibi tanımlamış ve onu her şeyin üstünde tutmuştur. Bu kıtanın ana fikri, Türk milleti olarak tek amacımız bayrağımızın göklerde dalgalanmasını sürdürmektir.

    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.


    Bu kıtada türk insanının özelliklerinden bahsedilmektedir. Özgürlüğüne düşkün olan Türk milleti bayrağına ve ülkesine bir saldırı hissettiğinde kanının son damlasına kadar onu savunacaktır.

    Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
    Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
    Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
    “Medeniyet! dediğin tek dişi kalmış canavar?


    Bu kıtada genel olarak batı dünyasına bir meydan okuma vardır. Şair batıdaki medeniyeti bir canavara benzetirken savaşta kazanmak için türk milleitnin elinde sadece cesareti ve imanı olduğunu söylüyor.

    Arkadaş! Yurdumu alçakları uğratma, sakın.
    Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
    Doğacaktır sana vadettiği günler Hakkın
    Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın
    .

    Burada Mehmet Akif ersoy Kuran'a bir gönderme yaparak zafer gününün güneşin doğuşundan yakın olduğunu müjdeliyor. Türk halkının yapması gereken tek şey pes etmemek ve savaş cesaretini kaybetmemektir.

    Bastığın yerleri “toprak! diyerek geçme, tanı:
    Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
    Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
    Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.


    Burada şair Türk ordusundaki neferlere geçmişlerini hatırlayarak savaşmalarını öğütlüyor. Vatan uğruna verilen ölüm kalım mücadelesini anlatan şair, bu mücadeleler sonucu vatan toprağının kutsal hale geldiğini anlatıyor.


    Kim bu cennet vatanının uğruna olmaz ki feda?
    Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
    Canı, cananı, bütün varımı alsında Huda,
    Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.


    Burada da yine aynı şekilde vatan ve onun önemi üzerinde duruluyo. Vatanı cennetle bir tutan şair, vatanından ayrı kalmayı da ölümle bir tutuyor.

    Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
    Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
    Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
    Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.


    Şair burada bağımsızlığın kaybedilmesinden duyduğu korkuyu anlatıyor. Şairin en büyük korkusu ülkenin üzerindeki ezan seslerinin susması, ibadet yerlerinin yıkılmasıdır.

    O zaman vecd ile bin secde eder varsa taşım,
    Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
    Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden naşım;
    O zaman yükselerek arşa değer belki başım.


    Şaire göre yurdumuzun üstünde ezan sesleri oldukça bayrağımız dalgalandıkça şehitlerimizin ruhu da şad olmaktadır. Şair burada bağımsızlıkla ezan sesini bir tutuyor.


    Dalgalan sen de şafakalar gibi ey şanlı hilal!
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
    Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
    Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
    Hakkıdır, Hakka tapan, milletimin istiklal!


    Türk milletinin bağımsızlığına kavuşmasının anlatıldığı bu kıtada şair zafer gününü tanımlıyor.Bayrağımız göklerde dalgalandıkça hiç bir güç bizim bağımsızlığımızı engelleyemez. Bayrağımız bunca savaştan ve mücadeleden sonra özgürce dalgalanmayı hak etmiştir.
     



  2. çok beyendim mehmet akif ersoy kendi yurdunu savunmuş ve bizlere eğitici bilgiler veriyor ödevimde çok işe yarıyacağını düşünüyorum ve tavsiye ediyorum teşekkürler
     



  3. Ben 8. Sınıfa gidiyorum ve çok isime yaradı sağolun en kısa ve en güzeli buydu sadece defterin basina yazıcam
     



  4. Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
    O, benim milletimin yıldızıdır, parlayacak
    O, benimdir; o, benim milletimindir ancak!


    Bu kıtada Mehmet Âkif Türk Milleti’ne sesleniyor. Ümit ve güven içeren sözlerinde:

    Ey Milletimi Yurdumuzun düşmanlar tarafından kuşatılmış olmasına bakarak bayrağımız için endişe etme, korkma. Çünkü bu topraklar üzerindeki en son ocak sönmeden, en son Türk bu uğurda canını vermeden bayrağımıza kimse el uzatamaz.



    Rengini şehitlerimizin kanından alan ve şafaklarda bir alev gibi dalgalanan bayrağımız milletimin yıldızı ve bağımsızlık sembolüdür. Gökteki yıldıza el sürülemediği gibi, milletimizin yıldızı olan bayrağıma da düşmanlar dokunamaz. O Türk Milleti’nindir ve daima öyle kalacaktır.



    Çatma, kurban olayım, çehreni nazlı hilal,
    Kahraman ırkıma bir gül!.. Ne bu şiddet, bu celal?
    Sana olmaz, dökülen kanlarımız sonra helal.
    Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklali.


    Bu dörtlükte şair bayrağımıza sesleniyor:

    ‘’Uğruna canımı vereyim, ne olur kaşlarını çatma ey hilal kaşlı güzel bayrağım. Neden bize dargın ve azarlar gibi bakıyorsun? Seni, o nazlı nazlı dalgalandığın göklerimizden indirmelerine izin vereceğimizi mi sandın? Kahraman milletim hür yaşamak ve seni hür yaşatmak için çok kan döktü, şu anda da dökmektedir. Sen bize kaş çatarak, uğrunda yapılan bu fedakarlıkları hiçe sayarsan, dökülen kanlarımız sana helal olmaz. Doğruluk ve adalet için çalışan, Allah’a inanarak ona kulluk eden. İstiklal uğruna canını veren milletimin hakkı bağımsızlıktır, hürriyettir.’’
     



  5. Kurtuluş Savaşı'nın başlarında, Maarif Vekaleti 1921'de bir şiir yarışması düzenledi.Bu yarışmaya toplamda 724 farklı şiir katıldı.

    Elemeler sonucu TBMM'nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda, bazı itirazlara rağmen Mehmet Akif'in yazdığı İstiklal Marşı kabul edildi.
     



  6. ben hayatımda böle güzel bisey görmediim hemgüzel hem doğru hem tam bir proje 5. sınıfa geçtim gidiyorum 2 gün oldu başlayalı müthiş bir site helal olsun valla allah razı olsun sizden
     


Similar Threads: İstiklal Marşının
Forum Başlık Tarih
Eğitim Merkezi İstiklal Marşının Mısralarının Anlamı 29 Ekim 2012
Eğitim Merkezi İstiklal Marşının Kısa Açıklaması 10 Kıta 22 Ekim 2012
Eğitim Merkezi İstiklal Marşının Çok Kısa Anlamı 1 Ekim 2012
Eğitim Merkezi İstiklal Marşının Redifleri Nelerdir 26 Eylül 2012
Eğitim Merkezi İstiklal Marşının Redif ve Kafiyeleri 24 Eylül 2012