İnsan Sevgisini Konu Alan Kompozisyon

'Sosyal Konular' forumunda YAREN tarafından 29 Ara 2010 tarihinde açılan konu

  1. İNSAN SEVGİSİ


    İnsan sevmekle yücelir.

    Sevgi, Allah’ın uğruna insanoğlunu yarattığı bir kavramdır. Allah, kendisinden bir parça olan sevgiyi insan kalbine koyarak insanı yüceltmiştir.

    İnsan, kainatın en şerefli, en mükemmel varlığıdır. Dolayısı ile sevgiye öncelikle layık olan da insandır.

    Bedenimize konuk edilen ruhumuz sevgi ile nefes almakta, sevgi ile beslenerek değer kazanmaktadır. Sevgi, dosttur. Dost ise, içini doldurmaya gücümüzün yetmediği kadar engin bir mefhumdur.

    İnsanların mutlu olmaları, birbirlerini sevip saymalarına, karşılıklı anlayışa, birbirine yaklaşımlarına bağlıdır. İnsanların bu yaklaşımlardan doğan dayanışma ruhu ve birbirlerine destek olmaları refah ve mutluluğu kolaylaştıracaktır.

    Yunus Emre, sadece insanı değil, bütün yaratılmışları yaratandan ötürü sevmenin gerekliliğini vurgulamıştır. Hatta bir şiirinde kalp kıran insanın namaz kılmasının değer taşımadığını ifade etmiştir.

    “Bir kez gönül yıktın ise ,
    Bu kıldığın namaz değil.”
    Yetmiş iki millet dahi
    Elin yüzün yumaz değil.

    “Sevgi sabırlı ve sevecendir; Sevgi kıskanç kibirli yada gururlu değildir; Sevgi hasta yapılı; Egoist yada rahatsız edici değildir; Sevgi yanlışların hesabını tutmaz; Sevgi şeytanla mutlu değil, gerçekle mutludur; Sevgi asla vazgeçmez; inancı, umudu ve sabrı asla başarısızlığa düşmez. Sevgi başı ve sonu olmayan birşeydir... İnanç, umut ve sevgi. İşte bu üçü önemlidir. Ama en büyükleri sevgidir.”

    Sevgi, cümle içerisinde kullanılan “şey” kelimesi gibidir. Tek başına bir anlamı bulunmaz ama kelime içerisinde sonsuza kadar uzanan anlamlar manzumesidir.

    İnsan sevgisi karşımızdakine içten gülebilmektir. Tükenme yoluna düşmüş insan sevgisini, yoluna çıkıp geri çevirebilmektir insan sevgisi. Tanıdık tanımadık her karşılaştığımıza, “seni gördüm, sana değer veriyorum” manası yüklenmiş bir selamı esirgememektir insan sevgisi. Her insani ihtirası yenip, güzel örnek olmanın en iyi nasihat olduğunu hissettirecek bir olgunlukla davranabilme gücüdür insan sevgisi.

    İnsanın doğasında var olan bu hissiyatın kullandıkça çoğaldığını anlatmaktır insan sevgisi. Yere düşene el uzatmak, kılıç vurana gül verebilmektir insan sevgisi.

    İlahi sevgiye mashar olmanın ilk basamağı insan sevgisi olduğunu insanlık tarihi yaşamıştır. Mecnun”a sorarlar; “sen bu kara kuru leyla’da ne gördün ki sevdin?” cevap: “siz onu bir de benim gözümle görseniz…” der. Gene bir gün alıp Leyla’yı götürürler, mecnuna sorarlar: “senin Leyla diye yanıp tutuştuğun bu kız mıdır?” Mecnun, uzun-uzun bakar ve der ki; “hayır, benim sevdiğim Leyla bu değildir” der. İşte burada sevgi kendini aşmış ilahi aşka bürünmüştür.

    Ey Fuzûlî! Sevgilinin kasdı, canımızı almakmış.
    Gel.. Güzel uğruna can vermeyi kendimize bir borç bilelim.

    Evren döner, dünya döner, en önemlisi hayatımızın her anını belirleyen Ay döner ve bir dolunay olarak zirve yapar. Sevginin de en tepe yaptığı ay, Ramazan ayı, en yüceye ulaştığı gün de bu ayın akabindeki bayramdır. Varlığımızın bütün nüvelerine yerleştirilmiş olan bu sevgiyi hür bırakma, başı boş koyverme günü bu bayramlardır.

    Kırılmış olan kalpleri de, yıkılmış olan gönülleri de, bütün umutsuzlukları da onarıp, tamir etmeye bu bayramlarda sevgiye gereken değeri vermek yetecektir. Önce buruk ve kekermsi bir tadı olsa da sonundaki lezzet doyumsuz olacaktır.
    Yaradan bizi sevgi adına yaratmadı mı?

    Küslüklerden arınmış, kırılganlıklardan sıyrılmış, gönüllerde beyaz çiçekler açmış bir bayram olması dileğimle bütün insanlığın Ramazan bayramını kutluyorum.


    MEVLANA’DA İNSAN SEVGİSİ
    Mevlana, Kur'ân-ı Kerim ve Hz. Peygamberden aldığı bilgi, duygu ve aşkı fark gözetmeksizin bütün insanlara sunmuş ve insanı Hak nurundan bir parça olarak görmüştür.


    Mevlana'nın sevgi ve hoşgörüsü bütün insanlaradır. O, kendisine selâm veren ve saygı gösteren Hristiyanlara, aynı şekilde karşılık vermiştir. Mesnevi'de başkalarının ayıbım yüzüne vur¬mamak gerektiğini nasihat ve hikayelerle defalarca anlatılır.

    Mevlana, ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzatırken, onları incitmemeye son derece özen gösterirdi. Talebelerinden biri yeni evlenmiş, para sıkıntısı çekiyordu. Durumu hisseden Mevlana, bir gün ona "Önceden güzel bir adetin vardı. Sık sık elimizi sıkardın. Uzun zamandır bu adetini terk ettin. " deyince, talebesi elini öpmek ister. Mevlana da gizlice eline para sıkıştırır ve "Bu adetini daima koru. " der.

    Hayatı boyunca, bir gönül eğitimcisi olarak; insanlara sevgiyi, gerçek aşkı, Hak ve hakikat yolunda örnek şahsiyet olmayı ve güzel ahlâkı bizzat yaşayarak ilâhî aşkı tattırmış ve Hakk'm varlığında yücelmeyi öğretmiş Mevlana'nın, bütün insanları sevgiyle kucaklayan şu sözleri evrensel niteliktedir:

    "Gel, gel, ne olursan ol yine gel. İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel. Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel... "

    Neticede İslâm kültür ve medeniyeti, insan sevgisini bir hayat tarzı olarak takdim eder. Yaratan-yaratılan ilişkisini önce böyle bir bağlamda ele alır.


    YUNUS EMRE'DE İNSAN SEVGİSİ

    İnsan olan herkese karşı; hırıstiyan müslüman, fakir zengin ayırımı yapmayan Yunus Emre sevgi unsuruna ön planda yer ayırmaktadır.
    Bu sevgi, Allah sevgisinin bir tezahürüdür.
    Yaratıcıyı seven kimse, onun yarattığı her şeyi sever. Çünkü yeryüzündeski her şey onu yansıtır.

    Yaratıklar içerisinde sevilmeye en layık olanı ise tanrının 'eşref-i mahlukat' olarak yarattığı insandır.
    Bu yüzden, Yunus'un insan sevgisi çok geniş kapsamlı olup bütün insanları kucaklamaktadır.
    Onun en büyük hedefi bu sevgiyi ve bu aşkı toplum içerisinde hakim kılmaya çalışmaktır.

    'Ben gelmedim davi'yiçün, benim işüm seviyiçün Dostun evi gönüllerdir, gönül yapmaya geldim.'
    diyen Yunus barışı, mutluluğu sevgide aramıştır.
    O toplumda karşılıklı sevgi ve saygının hakim olmasını ister.
    İnsanları sevmeyi kendisine şiar edinen kimse başkasının kalbini kırmaz.


    Her vesileyle onların gönlünü almaya, güldürmeye mutlu etmeye çalışır.
    Yunus Emre'ye göre Tanrı mekanı durumundaki insan kalbini inciten kimse, iki cihanda da bedbahtır , kötüdür ve ümitsizdir.
    Üstelik gönül kıran kimsenin ibadeti makbul değildir.
    Bu beyitler bu düşüncenin ifadeleridir


    Onun için Yunus Emre insanlara daima iyilikle
    muamale etmeyi, kendisine kötülük yapanlara
    dahi iyilikle karşılık vermeyi prensip edinmiştir.
    'Acı dirligüm isteyen, tatlı dirilsün dünyede
    Kim ölümüm isterse, bin yıl ömür virülsün.'
    beyiti onun bu düşüncesini ifade etmiştir.



    Hayatı boyunca, bir gönül eğitimcisi olarak; insanlara sevgiyi, gerçek aşkı, Hak ve hakikat yolunda örnek şahsiyet olmayı ve güzel ahlâkı bizzat yaşayarak ilâhî aşkı tattırmış ve Hakk'm varlığında yücelmeyi öğretmiş Mevlana'nın, bütün insanları sevgiyle kucaklayan şu sözleri evrensel niteliktedir:

    "Gel, gel, ne olursan ol yine gel. İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel. Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel... "

    Ayrılık içinde insanın gözünü açıp kapayıncaya kadar geçen zaman yıl gibi gelir.

    Bir işe beraber girdiğin insanlara, O işi kendi işleri olarak benimsetmezsen,O insanlardan hayır bekleme.

    İki parmağını gözünün ucuna koy bir şey görebiliyor musun bu dünyadan sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir insan gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir göz ise ancak gerçek dostu görendir insan gözdür, görüştür, gerisi ettir

    insanın gözü neyi görüyorsa değeri o kadardır

    insan dediğin gözden görüşten ibarettir. Nasıl bakarsın öyle görürsün.

    insan, içi oyulmadıkça ötmeyen kamışa benzer.

    insana aradığı şeye bakarak değer biçilir.

    insana kimse gözü gibi lalalık edemez.

    insanları iyi tanıyın, her insanı fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin
     
    Moderatör tarafından düzenlendi: 8 Mar 2017