İbn-İ Sina Nın Okuduğu Okullar

'Bunları biliyormusunuz' forumunda Masal tarafından 29 Eylül 2012 tarihinde açılan konu


  1. İbn-İ Sina Hangi Okulları Okudu


    İbn-İ Sina Nın Bitirdiği Okullar


    İbni Sina, kendisinin yazdığı ve sadık öğrencisi Büczâninin tamamladığı hayat hikayesine göre Türkistanda, Buhara yakınlarındaki Efşenede bürokrat bir ailenin çocuğu olarak 980 yılında doğdu. Asıl adı Hüseyin, babasının adı Abdullahtır. Ailesiyle birlikte Buharaya göçtü; burada okuma yazma, aritmetik, din bilgileri, mantık okudu. Hocalarından yalnızca Ebu Ali en-Natil ve İsmail ez-Zahidin adları bilinmektedir. Ayrıca, kendi açıklamalarından, Hint aritmetiğinde usta bir esnaftan ve babasını İsmaililiğe kazandırmaya çalışan bir propagandacıdan da yararlandığı, felsefeye ilgisinin de o zamandan başladığı anlaşılmaktadır.

    On yaşındayken Kuranı ezberlediğini, Arap edebiyatında yetiştiğini, ilk öğreniminden sonra kendi çabasıyla fizik, metafizik ve tıpta uzmanlaştığını, on altı yaşındayken başka hekimlere danışmanlık yapacak düzeye ulaştığını belirtir. İbni Sina, birçok kez yeniden incelemesine karşın Aristoteles metafiziğini kavrayamadı.

    Şans eseri ele geçirdiği Farabi nin el-İbâne adlı eserini okuyunca bu sorunu da çözdü. Bilim amaçlı geziler yaptı. Cürcandayken, Batıda yüzyıllar boyunca, Doğudaysa bu yüzyılın başına kadar tıp incelemelerinde temel kaynak sayılan el-Kanun Fie-Tıb adlı eserini yazmaya başladı. Bir ara Hemedanda vezirlik yaptı. Aynı görevi ikinci kez alınca bir yandan gün boyunca siyasal çalışmalar yaparken bir yandan da bütün gecelerini bilimsel çalışmalarla geçiriyordu. Olaylar onu başka şehirlere götürdü. lsfahandayken şehri ele geçiren Gazneli Mahmudun oğlu Mesudun askerleri tarafından evi yağmaladı. Bu olayda Kitabül İnsaf adlı felsefe ansiklopedisi de bir daha bulunmamak üzere kayboldu. İbni Sinanın en son ve özgün felsefesini yansıttığı sanılan «Hikmetül-Meşrikıyye» (Doğu Felsefesi) de bu esede birlikte bilinmezliğe karıştı. İsfahan hükümdarının Hemedana düzenlediği bir sefere Ibni Sina da katıldı ve burada 57 yaşında öldü (1037). Doğumunun birinci yıldönümünde İran Ulusal Anıtlar Derneği, mezarı üzerine görkemli bir anıt yaptı.