Hz.Hatice'nin Ahlaki üzerine

'Dini Bilgiler' forumunda Wish tarafından 23 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. hz Hatice'nin Güzel Ahlak ve İffeti



    Hz. Hatice, üstün iffetinden dolayı, Müslüman olmadan evvel "Tâhire" lakabıyla anılmış, "Kübrâ" sıfatı ise Rasulullah'ın en büyük hanımı olması nedeniyle sonraki dönemlerde kullanılmıştır

    Evlatlarına karşı çok şefkatli idi. Ev işlerini de hakkiyle bilen bir hatundu. Peygamberimize karşı büyük hürmeti ve sevgisi vardı. Hem peygamberliğinden önce hem sonrasında Resulullah ne buyurursa itiraz etmeden kabul eylerlerdi.

    Hz. Hatice, Allah(Azze ve Celle)ın selâmına ve Rasûlullahin övgüsüne nâil olacak derecede faziletli ve şerefli bir kadındı.O, imanda, sabırda, iffette, güzel ahlâkta, kısacası her yönü ile örnek olan bir anneydi.Rasûlullah

    * Hristiyan kadınlarının en hayırlısı İmrânın kızı Meryem, Müslüman kadınlarının en hayırlısı ise, Hüveylidin kızı Haticedir *

    buyurdu.Bu konudaki diğer bir hadisinin meali şöyledir:

    * Dünya ve âhirette değerli dört kadın vardır. İmranın kızı Meryem Firavunun karısı Asiye, Hüveylidin kızı Hatice ve Muhammedin kızı Fâtıma *

    Bir gün Cebrâil Rasûlullaha gelerek şöyle buyurdu:

    * Haticeye Allah(Azze ve Celle)ın selâmlarını söyle. Rasûlullah : Ya Hatice, bu Cebrâildir, sana Allah(Azze ve Celle)tan selam getirdi deyince, Hz. Hatice, Allah(Azze ve Celle)ın selamını büyük bir memnuniyetle kabul etti ve Cebrâile de iadei selâmda bulundu *

    Hz. Hatice (s.a) iffet ve edebinden dolayı hiçbir zaman isteklerini doğrudan Allah Resulüne (s.a.a) söylemiyordu. İsteklerini genelde bir öneri niteliğinde nihai bir saygıyla Allah Resulüne (s.a.a) bildiriyordu.
    Bunun üzerine Hz. Hatice (s.a) Allah Resulüne (s.a.a) şöyle arz etti: “Ey Allahın Resulü! Senden bir isteğim var. Kızım Fatıma aracılığıyla o isteğimi sana bildirmek istiyorum. Bu isteğimi direk senden istemekten hayâ ediyorum.
    Bu sözlerin ardından Allah Resulü (s.a.a) evden dışarı çıktı. Sonra Hz. Hatice (s.a) kızı Fatımayı (s.a) yanına çağırdı ve şöyle buyurdu: “Sevgili yavrum, babana söyle ki annem kabrinden korkuyor. Vahiy indiği sırada üzerine giydiği elbisesini kefen yapıp mezarıma koysun. Hz. Fatıma (s.a) babasının yanına gelerek annesinin isteğini iletti. Allah Resulüde (s.a.a) o elbiseyi Hz. Haticeye (s.a) yolladı. Hz. Fatıma (s.a) elbiseyi annesine verince Hz. Haticenin vücudunu tarifsiz bir mutluluk kapladı. Sonrasında ise mutmain bir kalp ve huzur içinde gözlerini fani dünyaya kapattı. Resul-i Ekrem (s.a.a) hüzün dolu kalbiyle Haticenin (s.a) kefen, hanut ve gusül işlerine başladı. Hz. Haticeyi kefenlemek istediğinde Cebrail-i Emin (a.s) nazil oldu ve şöyle dedi: “Ey Allahın Resulü, Allah selam söylüyor ve buyuruyor ki Haticenin (s.a) kefen işleri bize ait ve onun kefeni cennet kumaşından olacaktır. Bu haber Allah Resulünün (s.a.a) kalbini ferahlattı. Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.a) ilk önce verdiği o elbiseyi kefen yaptı ve üzerine de Cebrailin getirdiği cennet kefenini giydirdi. Sonra yanındaki akraba ve dostlarıyla birlikte Hz. Haticenin mübarek cenazesini annesi Hz. Aminenin de defnedildiği Cennetul Muallaya teşyi etti. Orada Hz. Hatice (s.a) için bir kabir hazırlandı, Allah Resulü (s.a.a) kabre indi ve uzandı. Sonra Hz. Haticeyi o mezara koydu ve üzerini toprakla örttü.
     



  2. Cevap: Hz.Hatice'nin Ahlaki üzerine

    bence örnek sayfa :DDDDDDDDDDDd