Gaznelilerin Hindistana kısaca Etkileri nedir

'Ülkeler' forumunda Ezlem tarafından 28 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. Hindistan Bağımsızlığını Ne Zaman İlan Etti

    GAZNELİ MAHMUD VE HİNDİSTANIN FETHİ

    Gaznelilerin gerçek kurucusu Sebüktekinin vefatının ardından oğlu Gazneli Mahmud, devletin yeni hükümdarı olmuştur.

    Kudretli sultan, Sâmânî Devleti topraklarının büyük bir kısmı üzerinde hâkimiyetini kabul ettirmiş, bu devletin 999 yılında ortadan kalkması üzerine mirasını Karahanlılarla paylaşmıştı.

    Gazneli Mahmud daha sonra, Hindistanı kuzeyden fethe girişerek burada İslâm dinini yayma konusunda ısrarlı teşebbüslerde bulundu.

    Yeni ve gelişmekte bulunan başkent Gaznenin, Kuzey Hindistan ovalarına hâkim yüksek bir yaylanın tepesinde bulunması, bu seferlerin yapılmasında büyük kolaylıklar sağlıyordu.

    Mahmud, Hindistana on yedi sefer yaptı. Bu seferler onun saltanat devrinin büyük bir kısmını doldurmuştur. Sultanın Hindistan seferlerinin en önemlisi, 1025-1026 yıllarındaki Somnat Seferi idi.

    Etkili sonuçlar doğuran bu seferin olumlu yankıları süratle bütün İslâm dünyasında görüldü. Bu fetih Sultan Mahmudun İslâm dünyasının kahramanı olmasına, ününün yayılmasına yardım etti. Abbâsî Halîfesi tarafından sultan ve ailesine yeni şeref lakapları gönderildi.1

    Somnattaki put, yaklaşık dört metre uzunluğunda ve türlü mücevherlerle süslü idi. Oradan kaldırılarak Gazneye götürüldü. Sultanın Gaznede inşa ettiği meşhur büyük caminin eşiğine konuldu. Altından bir zincir ile puthane tavanına asılmış yaklaşık 1200 kilogram ağırlığındaki altın çan ile kıymeti pek fazla olan taşlar ve mücevherler, birçok gümüş kap-kacak Gazneye nakledildi.

    Somnatın zaptı sayesinde Hindistanda İslâmiyetin yayılışı kolaylaşmıştı. Daha önce sadece biraz yaklaşılabilmiş olan Hindistan gibi büyük bir kıtayı İslâm âlemine kazandırmak şerefi Gazneli sultanın nâmını, tarihin en şanlı sayfalarına kaydettirmiştir.

    Mahmud Sebüktekin, yaptığı etkili ve başarılı seferlerle Hindistanda büyük bir içtimaî inkılâbın esaslarını hazırlamıştı.

    Hintliler, kocası ölen kadınları kocalarının naşlarıyla beraber diri diri yakıyor, ölüleri mukaddes kabul ettikleri Ganj Nehrine atıyorlardı. Birinci âdet menfur bir vahşetti. İkinci anane de bulaşıcı hastalıkların yayılması için başlıca sebebi teşkil ediyordu. Gazneli Mahmud bu âdetlerin her ikisini de şiddetle yasakladı.2

    Hindistan seferleri, maddî bakımdan da Gaznelilere büyük faydalar sağlamış ve bol miktarda savaş ganimeti ele geçirilmişti.

    Seferler sonucunda Gazneliler Devleti devrinin en zengin ve görkemli ülkeleri arasına girmişti.

    Bu büyük inkılâbı gerçekleştiren Sultan Mahmud, devlet yönetimindeki başarısı, siyasî ve askerî alandaki dehâsı ve göz kamaştıran fetihleriyle Türk-İslâm tarihinin en güzide kişileri arasına girmiştir.

    45 yılını savaş meydanlarında geçirmiş, cesur ve tedbirli bir komutan olarak ordularını sevk ve idare etmiş, filleriyle yöneldiği bütün bölgeleri itaat altına almayı başarmıştı.

    İlk kez sultan unvânını kullanan Gazneli Mahmud, devlet yönetiminde muktedirdi; ancak zulüm yoluna sapmamış, adaleti ile şöhret kazanmıştı.


    Gazneli hükümdar, Kuzey Hindistanda giriştiği olağanüstü çabalardan sonra birçok savaş yaparak devletini imparatorluk düzeyine çıkarmıştı.

    O, sadece Hindistana İslâmiyeti yaymakla kalmamış Asyanın sarp ve dağlık arazilerinde yaşayan cesur, savaşçı ve inatçılığıyla ünlü Afgan yerlilerinin de İslâm dinine girmelerine vesile olmuştur.


    alıntı