Feza Gürsey Kimdir – Feza Gürsey Hayatı

'Biyografi' forumunda YAREN tarafından 29 Ağu 2010 tarihinde açılan konu

  1. Feza Gürsey Kim,
    Feza Gürsey Hakkında bilgi,
    Feza Gürsey Hayatı,
    Feza Gürsey Biyografi,

    [​IMG]

    1940′ta Galatasaray Lisesini bitiren Feza Gürsey 1940-44 yılları arasında Istanbul Universitesi Fen Fakültesinde (İÜFF) fizik öğrenimi gördü. Daha sonra Ingiltereye gitti ve 1950′de Londra Universitesine bağlı imparatorluk bilim ve teknoloji yüksek okulunda doktora çalışmasını tamamlayarak Türkiyeye döndü.

    1951′de İÜFFye genel fizik asistanı olarak giren Gürsey, 1957′de ABDye giderek Brookhaven Ulusal Laboratuvarında ve 1958-60 arasında Princeton Universite sinde araştırmalar yaptı.1960-61 yıllarında konuk yardımcı profesör olarak Columbia Universite sinde dersler verdi. Ve daha sonra Türkiyeye dönerek 1961′de Orta Doğu Teknik Universitesinin(O.D.T.Ü) Teorik Fizik Bölümü nde Profesör oldu. 1963′te yeniden ABDye giden Gürsey 1963-67 arasında Yüksek Araştırma Enstütüsünde ve Yale Universitesinde konuk profesör olarak dersler verdi. 1974′te O.D.T.Üden ayrılarak Yale Universitesine geçti. Ve 1977′de Josiah Willard Gibbs adına kurulan kürsünün profesörlüğüne atandı.

    Feza Gürsey kuramsal fizik alnındaki çalışmalarını atom çekirdeğini oluşturan parçacıklar arasındaki temel etkileşmelerin ve bu parçacıkların iç yapısının incelenmesi üzerinde yoğunlaştırdı. Temel parçacıkların spinlerini inceledi. 1960′ta SU(2) X SU(2) bakışım grubunun lineer olmayan gösterimlerini geliştirdi. 1964′te Italyan fizikçi Radicati ile birlikte çalışarak, çekirdek kuvetlerinin, spin ve izospinin yanısıra Gell-Mann ve Neemanın önerdiği SU(3) grubunda etkin olan acayiplikten de bağımsız olduğunu ifade eden SU(6) bakışım grubunu ortaya attı.

    1974-76 arasında M.Günaydın ile birlikte yaptığı çalışmalarda o güne değin fizikte bulunmayacağı sanılan ayrıcalıklı grupların belirleyebileceği bakışımları araştıran Gürsey, kromodinamik ve elektromagnetik etkileşme yapan renkli kuvarklar ile zayıf(süresi 10 saniyeden uzun) ve elektromagnetik etkileşme yapan elektron, müon ve notrinolar gibi leptonları biraraya toplayan bileşik bir E6 grubunun içerdiği oktonyon cebrinin renk dinamiğiyle ilgisi olduğunu gösterdi.

    1976′da da bu grubun bir bileşik grup olabileceğini önerdi. Gürseyin bu çalışmaları 1968′de TUBİTAK Bilim Ödülü, 1977′de Oppenheimer Ödülü,1979′da Einstein Madalyası, 1981′de New York Akademisinin Morrison Ödülü, aynı yıl İstanbul Universitesinin madalyası ve onur doktorluğu unvanını ve 1987′de Grup kuramı vakfının Wigner madalyasıyla ödüllendirilmiştir. 1992 yılına kadar kaldığı Yalede işgal ettiği kürsüyü ise Gibbs, Onsager ve Lamb gibi Nobel Ödüllü kişilerle paylaşıyordu. Ancak Gürsey, yine de sık aralıklarla Türkiyeye dönüyor ve buradaki bilimsel aktivitelerinden vazgeçmemekte direniyordu.

    “Türkiyeye gelişlerinde çeşitli üniversitelerde seminerler veriyordu. Nisanda vefat etti; ondan önceki Aralıkta Türkiyedeydi. ODTÜde, Bilkentte, Edirnede seminerler verdi. Yani o kötü hastalığına rağmen, ölmeden dört ay önce buralarda gezdi. Öleceğini biliyordu. Bunun için de kafasındaki bütün problemleri tamamlamak ihtiyacı içerisindeydi. Bir ara konuşurken bu yıl on tane yayın yapabildim, dedi. Bu Fezanın tavrı değildi. Ortalama yılda dört-beş yayın yapardı; problemlerini, biten yayınlarını senelere dağıtırdı, diye anlatıyor Prof Gürses.