Fazıl Hüsnü Dağlarca Kimdir? Hayatı, Eserleri

'Biyografi' forumunda ZeuS tarafından 17 Ocak 2012 tarihinde açılan konu


  1. FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA ( 1914 – 2008 )
     Cumhuriyet döneminin önemli şairlerinden olan Fazıl Hüsnü, epik-dramatik, lirik-didaktik, toplumsal ger-çekçi bir anlayışa sahiptir.
     Şiirleri, tür, şekil ve muhteva yönlerinden devamlı ge-lişmeler göstermiş şiirlerdir. Şair, başkalarını takip etmediği gibi kendini de tekrar etmemiş, her yeni kita-bında bir ötekine benzemeyen atılışlar yapmış, de-vamlı kendini aşmaya çalışmıştır.
     Fazıl Hüsnü’de romantizm ile gerçek, toplum sıkıntıla- rı ile kişinin tutkuları, düşünce, duygu ve hayaller, açık deyişler ile kapalı üslûp iç içe görülür.
     İlk şiirlerinde aşık tarzını benimsemiş ve hece vezni-ni kullanmıştır. Daha sonraları vezni bırakmış, şekil unsurlarını önemsememiş, serbest şiire yönelmiştir.
     Şiire soyut konularla başlamıştır. Yaratılışı , kâinatın sır- larını araştırmaya çalışır. Sonraki dönemde kahramanlık konularını , destânî konuları işler. Yapma destanları ve epik söyleyişi ile yeni şiirimizde kendine özgü bir yer edinmiştir.
     Çok geniş konularda şiirler yazan Dağlarca, şiirinde, Malazgirt’ten İstanbul’un fethine, Çanakkale’den İstiklâl Savaşı’na kadar tarihimizin destanlaşmış olaylarını da ustaca işlemiştir. 1970 sonrasında yoğunlukla çocuk şiirleri yazmıştır.
    “Türkçem benim ses bayrağım.” diyen şair, kendine öz- gü bir dil yapısı, bir biçim oluşturmuştur. Şiirlerinde ko- nuşma diline fazla ilgi göstermemiş, kitâbî kelimelere de az yer vermiş, her şiirde değişik sözler aramıştır. Son yıllarda öz Türkçe düşkünlüğüyle şaşırtıcı ve garip dil denemeleri yapmıştır. Şiirleri yeni Türkçe kelimelerle doludur.
     Hayal gücünü öne çıkardığı imgeli ilk şiirlerinden sonra, aklı öne çıkardığı şiirler yazmıştır.
     Tanzimatt’tan bu yana en çok eser veren şairlerimiz-dendir. Çok yazan ve üreten bir şair kimliğiyle, bağımsız kalarak hiçbir şairden etkilenmemiş, hiçbir akımın etki-sinde kalmayarak şiirlerini yazmıştır. Onun sanat anlayı-şını şu cümlesi özetler:
    “ Sanat eseri hem bir saat gibi içinde bulunduğumuz za- manı, hem de bir pusula gibi gidilmesi gereken yönü işaret etmelidir. ”
    Şiir:
    Havaya Çizilen Dünya (1935)
    Çocuk ve Allah (1940)
    Daha (1943)
    Çakırın Destanı (1945)
    Taş Devri (1945)
    Üç Şehitler Destanı (1949)
    Toprak Ana (1950) Aç Yazı (1951)
    İstiklal Savaşı- Samsun’dan Ankara’ya (1951)
    İstiklal Savaşı- İnönüler (1951)
    Sivaslı Karınca (1951)
    İstanbul-Fetih Destanı (1953)
    Anıtkabir (1953)
    Asu (1955)
    Delice Böcek (1957)
    Batı Acısı (1958)
    Mevlana’da Olmak (Gezi) (1958)
    Hoo’lar (1960)
    Özgürlük Alanı (1960)
    Cezayir Türküsü (Fransızca, İngilizce ve Arapça çevirileriyle birlikte, 1961)
    Aylam (1962)
    Türk Olmak (1963)
    Yedi Memetler (1964)
    Çanakkale Destanı (1965)
    Dışarıdan Gazel (1965)
    Kazmalama (1965)
    Yeryağ (1965) Vietnam Savaşımız (İngilizcesiyle, 1966)
    Kubilay Destanı (1968)
    Haydi (1968)
    19 Mayıs Destanı (1969)
    Vietnam Körü (destan-oyun) (1970)
    Hiroşima (Fransızca,İngilizce çevirileriyle, 1970)
    Malazgirt Ululaması (1971)
    Kınalı Kuzu Ağıdı (1972)
    Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1973)
    Horoz (1977)
    Hollandalı Dörtlükler (1977)
    Çukurova Koçaklaması (1979)
    Nötron Bombası (1981)
    Yunus Emre’de Olmak (1981)
    Çıplak (1981)
    İlk Yapıtla 50 Yıl Sonrakiler (1985)
    Uzaklarda Giyinmek (1990)
    Dildeki Bilgisayar (1992)