Ebüssü'ûd Efendi Kimdir Kısaca

'Biyografi' forumunda Aysell tarafından 16 Haz 2012 tarihinde açılan konu

  1. Ebüssü'ûd Efendi hayatı

    Ebüssü'ûd Efendi hakkında bilgi

    Ebüssü'ûd Efendi 1490 (H. 896) senesinde İskilibde doğdu. İsmi, Ahmed bin Muhammeddir. Ebüssüûd el-İmâdî ismiyle meşhur olup, Hoca Çelebi adıyla da tanınmıştır. Osmanlı âlimlerinin en meşhurlarındandır. On üçüncü Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1574 (H. 982)de İstanbulda vefât etti. Kabri, Eyüb Câmii karşısındadır. Âlimler yetiştiren bir aileye mensûbdur. Dedesi, Ali Kuşçunun kardeşi Mustafa İmâdîdir. Dedeleri Semerkanddan Anadoluya gelip yerleşmiştir. Babası, evliyânın meşhurlarından İbrâhim Tennûrînin sohbetinde, yetişmiş âlim ve kâmil bir zât idi. Sultan İkinci Bâyezîd Han onu çok sever, sohbetinde bulunurdu. Ebüssüûd Efendinin babasına bu sebeble Hünkâr Şeyhi denmiştir.

    Ebüssüûd Efendi, önce babasından ilim öğrendi. Gençlik çağında da babasının derslerine devam ile icazet (diploma) aldı. Babasından sonra Müeyyedzâde Abdurrahmân Efendiden, kayın babası Mevlânâ Seyyid-i Karamânîden ve İbn-i Kemâl Paşadan ilim öğrendi. Tahsîlini tamamladıktan sonra, yirmi altı yaşında müderris oldu. Çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. 1532 (H. 939)da Bursa kâdılığına bir sene sonra da İstanbul kâdılığına tâyin edildi. Üç sene İstanbul kâdılığı yaptı. 1537de Rumeli kâdıaskerliğine tâyin edildi. Sekiz sene bu vazifede bulundu.

    Ebüssüûd Efendi, Kânûnî Sultan Süleymân Hanın sevip değer verdiği, pek kıymetli bir âlim idi. Kânûnî, onu bütün seferlerinde yanında bulundurdu. 1541de Budinin fethinde, kiliseden câmiye çevrilen bir câmide, Kânûnîye ve orduya Cuma namazı kıldırdı. Pâdişâhın emri üzerine, Budinin ve Orta Macaristanın tapu ve tahrir işlerini yaptı. Mühim hizmetler yaptığı bu vazifesinden sonra, 1545 senesinde elli beş yaşında iken, Fenârîzâde Muhyiddîn Efendiden sonra şeyhülislâm oldu.

    Kânûnî Sultan süleymân Han ve ikinci sultan Selîm Hanın saltanatları zamanında 30 sene şeyhülislâmlık yaparak din ve devlete üstün hizmetlerde bulundu. Osmanlı şeyhülislâmları arasında en çok bu makamda kalıp hizmeti geçen Ebüssüûd Efendidir.

    Süleymâniye Câmiinin temel atma merasiminde, mihrabın temel taşını Ebüssüûd Efendiye koydurtan Kânûnî Sultan Süleymân Hân, Ebüssüûd Efendiyi çok sever ve her önemli işinde onun fetvasına müracaat ederdi. Devrinde âlimler arasında bir mesele hakkında farklı hüküm ortaya çıksa, Ebüssüûd Efendinin tarafını tercih ederdi. Ebüssüûd Efendi, o devirde, devlet kânunlarını dînin hükümlerine uygun şekilde telif etmiştir. Tımar ve zeametlere dâir mevzularda verilen kararlar, genellikle Ebüssüûd Efendinin fetvalarına dayanmıştır. Mülâzemet usûlü de onun kâdıaskerliği zamanında tesis edilmiştir. Kânûnî, arazî kanunnâmesini de Ebüssüûd Efendiye yaptırmıştır. Kânûnî Sultan Süleymân Hanın cenaze namazını Ebüssüûd Efendi kıldırdı. Pâdişâhın vefâtı üzerine bir de mersiye yazdı. Bu mersiyesi de, edebiyattaki yüksek derecesini göstermektedir.

    Ebüssüûd Efendi, sekiz sene de ikinci Selîm Han zamanında şeyhülislâmlık yaptı. İkinci Selîm Han, Ebüssüûd Efendiye çok hürmet edip, onu incitecek hareketlerden sakınırdı. Bu dönemde de pek mühim hizmetler yaptı. En mühim hizmetlerinden biri, Kıbrısın alınması için fetva vererek adanın fethini sağlamasıdır.

    Kuruluşundan beri devamlı gelişen Osmanlı Devleti büyüdükçe, geniş arazileri ve değişik kabileleri içine almıştı. Bütün bunların idaresinde, her devrin âlimleri pâdişâha yardımcı olmuşlar, aldıkları mühim vazifeler ile hizmet etmişlerdir. Ebüssüûd Efendi, bu âlimlerin önde gelenlerindendir. Zamanında en parlak dönemine ulaşan Osmanlı Devletinin bu başarısına büyük katkıları olmuştur

    Dînî hükümleri çok iyi bilen, sağlam karakterli, kimseye haksızlık etmeyen, hatır için asla söz söylemeyen, gayet tedbirli bir âlim idi. Devrin durumunu, şartlarını, halkın örf ve âdetlerini dikkate alır, işlerinde dînin emirlerinden asla dışarı çıkmazdı. Bütün bu vasıflarıyla üstün hizmetler yaptı.

    Ebüssüûd Efendi, 25 Ağustos 1574 târihinde 84 yaşında vefât etti. İslâm âleminde çok tanınmış olduğundan vefâtı büyük bir üzüntü ile karşılandı. Cenaze namazını kâdıasker Muhşî Sinân Efendi, Fâtih Câmiinde kıldırdı. Cenaze namazı için o devrin âlimleri, vezirler, dîvân erkânı ve halk, büyük bir kalabalık hâlinde toplandı. İkinci Selîm Han, Ebüssüûd Efendinin vefâtından dolayı pek ziyâde üzülmüştür.

    Uzun boylu, yanakları çukurca, buğday benizli, ak sakallı, nûr yüzlü, vakar ve heybet sahibi idi.

    İstanbul ve İskilipte hayrat yaptırdı. İskilipte, babası Muhyiddîn Mehmed İskilibînin ve annesinin medfun bulunduğu türbenin yanında bir câmi ve bir medrese, o civarda bir de köprü yaptırmıştır. İstanbulda Eyyûbde bir medrese yaptırdı. Kabri, bu medresenin yanındadır. Yine İstanbulda Şehremini ve Mâcuncu semtlerinde birer çeşme ve hamam yaptırmıştır. Mâcuncuda bir konağı ve Sütlücede bahçeli bir yalısı vardı. Tefsirini bu yalıda yazmıştır.

    Osmanlı sultanlarından ikinci Selîm, üçüncü Murâd ve üçüncü Mehmedin zamanlarında yetişen; Malûlzâde Seyyid Mehmed, Abdülkâdir Şeyhî, Hoca Sadeddîn, Bostanzâde Mehmed Sunullah Efendi, Bostanzâde Mustafa, meşhur şâir Baki Efendi, Hâce-i sultan Atâullah, Kınalızâde Hasen ve Ali Cemâli Efendinin oğlu Fudayl Efendi gibi pek çok âlimin hocasıdır.

    Ebüssüûd Efendi, tefsir, fıkıh ve diğer ilimlerde pek çok eser yazmıştır. Bâzı eserleri şunlardır:

    İrşâdül-aklisselîm, meşhur tefsiridir. Maruzât, Hasm-ül-hilâf, GamzetüI-melih, Kevâkib-ül-enzâr, Fetvâlar, Kânunnâmeler, Münşeat, Mektubları, şiirleri ve diğer eserler.
    HÂLDE HÂLDAŞIM!

    Ebüssüûd Efendi, İkinci Bâyezîd Hanın, Yavuz Sultan Selim Hanın ve Kânûnî Sultan Süleymân Hanın fevkalâde sevgi ve iltifatını kazandı. Kânûnî Sultan Süleymân Hanın Ebüssüûd Efendiye gönderdiği şu mektup, ona karşı beslediği hâlisâne duyguları dile getirmektedir. Mektup özetle şöyledir:

    “Hâlde hâldaşım, sinde sindaşım (yaşta yaşdaşım), âhiret karındaşım, Molla Ebüssüûd Efendi hazretlerine, sonsuz duâlarımı bildirdikten sonra, hâl ve hatırını suâl ederim. Hazret-i Hak, gizli hazînelerinden tam bir kuvvet ve dâimi selâmet müyesser eylesin! Allahü teâlânın ihsânı ile, lütuflarınızdan niyaz olunur ki, mübarek vakitlerde, muhlislerinizi şerefli kalbinizden çıkarmayınız. Bizim için duâ buyurunuz ki, yere batasıca kâfirler hezimete uğrayıp, bütün İslâm orduları mensur ve muzaffer olup, Allahü teâlânın rızâsına kavuşalar!.. Duâlarınızı, yine duâlarınızı bekleyen, Hak teâlânın kulu Süleymân-ı bî riya.

    1) Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; sh. 1002
    2) Şezerât-üz-zeheb; cild-8, sh. 398
    3) Mucem-ül-müellifîn; cild-11, sh. 301
    4) Şakâyık-ı Numâniyye zeyli; (Atâî) sh. 183
    5) Peçevî Târihi; cild-1, sh. 52
    6) Beyân-ül-hak; sh. 932
    7) Brockelmann; Sup-2, sh. 651
    8) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; cild-14, sh. 12
    9) Fevâid-ül-hehiyye; sh. 81
    10) Devhat-ül-meşâyıh; sh. 23
    11) Mirât-i kâinat; cild-2. sh. 131
    12) İkd-ül-manzûm (Vefryâl kenarında); cild-2, sh. 282
    13) Kamûs-ul-alâm; cild-1, sh. 722
    14) Menâkıb-ı Ebüssüûd (Menâkıb mecmuası). (Süleymâniye Kütüphânesi, Esad Efendi kısım. No: 3622)
    15) Keşf-üz-zünûn; cild-1, sh. 65, 247, 898 cild-2, sh. 1219, 1481, 2036