Dirayet veya re’y tefsirleri hakkında bilgi

'Dini Bilgiler' forumunda Blue tarafından 30 Ara 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dirayet veya re’y tefsirleri hakkında bilgi


    Dirayet ve re’y “akla ve ictihada dayalı anlayış ve görüş” demektir. İslâm sayesinde
    Arap dili yayılmaya başlayınca bir yandan bu dilin saflığını korumak, diğer yandan
    yabancıların sahih Arapça’yı öğrenmelerine yardımcı olmak üzere lugat ve dil bilgisi
    kitapları yazıldı, Arap olmayan kavimler müslüman oldukça farklı kültürler Arap kültürüyle
    çatışır ve karışır hale geldi; Yunan ve Hint düşüncesine ait eserler Arapça’ya tercüme
    edilince İslâm’la bu düşünceler arasındaki çatışmalara farklı boyutlar eklenmiş oldu.
    Yabancı düşünceleri ve inançları reddetmeye veya İslâmî olanla uzlaştırmaya yönelik
    çalışmalar yapıldı. Düşünce okulları (mezhepler) ortaya çıktı. Yeni coğrafyalara ve kültür
    ortamlarına giren İslâm, buralarda yaşayan insanların sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere
    yorumlandı, içtihad yoluyla genişledi ve fıkıh mezhepleri ortaya çıktı. Kur’ân’ın
    yönlendirdiği zühd hayatı, başka düşünce ve kültürlerin de etkisiyle –teorisi, pratiği ve
    farklı okullarıyla– tasavvufun doğmasına zemin hazırladı.
    Bütün bu gelişmeler tefsir faaliyetini de etkiledi, Kur’ân’ı yalnızca rivayete ve dile
    dayanarak açıklamak yerine, bunları da ihmal etmeksizin içtihada, akla, ilham ve keşfe,
    benimsenmiş düşünce ve inanca, ayrıca mezheple- rin tercih ve inançlarına göre –bunları
    esas alan, bunlara dayanan, bazan bunlara öncelik verip âyetleri bunlara uyarlayan–
    yorumlar yapılmaya, tefsirler yazılmaya başlandı. Bu tefsirlerin genel adı olarak “re’y
    tefsiri” (et-tefsîr bi’r-re’y) deyimi kullanılmaktadır.

    Re’y ile Kur’ân’ı tefsir etmenin câiz olup olmadığı konusundaki tartışmaya dayalı
    olarak re’y tefsirlerinin, “makbul olan ve olmayan” şeklinde ikiye ayrıldığı görülür. Makbul
    olan re’y tefsiri, Kur’ân’ı doğru anlamak için gerekli bulunan ve bu maksatla başvurulan
    ilimlere; özetle lugat, gramer, nazarî edebiyat, kıraat, kelâm, fıkıh usulü, esbâb-ı nüzûl,
    dinler ve peygamberler tarihi, nâsih-mensuh, âyetleri açıklayan hadisler ve Allah vergisi
    anlama kabiliyetine dayanılarak yapılan tefsirdir. Makbul tutulmayan re’y tefsiri ise ya ilmi
    yetersiz kişilerin yaptıkları, ya da Kur’ân’ı doğru anlamaktan ziyade önceden benimsenmiş
    bir inanç ve düşünceye göre onu yorumlamaya ve uyarlamaya yönelik çabalarla yapılan
    tefsirdir.
    Sünnîler’e göre makbul re’y tefsirlerinin en meşhurları Ebû-Mansûr el-Mâtürîdî’nin
    (ö. 333/944) Te’vilâtü’l-Kur’ân, Mahmûd b. Ömer ez-Zemahşerî’nin (ö. 538/1143) -
    Mu‘tezile mezhebine göre yazılmış bazı kısımlar dışında- el-Keşşâf, Fahreddin er-Râzî’nin
    (ö. 606/1209) Mefâtîhu’l-gayb, Abdullah b. Ömer el-Beyzâvî’nin (ö. 685/1286) Envârü’ttenzîl
    isimli eserleridir.