Cümlede anlam farklılığı nedir

'Tarih Bölümü' forumunda HazaN tarafından 21 Şub 2009 tarihinde açılan konu

  1. CÜMLEDE ANLAM FARKLILIKLARI

    1- Kınama anlamı: Kınama, yapılan işi değer yargıları açısından değerlendirip doğru bulmayarak ayıplamaktır.

    * Nasıl olur da küçücük bir çocuğun parasını alırsın.
    * Böyle nur yüzlü bir ihtiyara bakılmaz mı hiç.

    2- Alay anlamı: Bir kişinin veya bir durumun yetersiz, kusurlu, gülünç yönlerini küçümseyerek eleştirmek, alay etmek demektir.

    * O kadar zeki ki liseyi altı yılda bitirdi.
    * Dili çok iyi kullanır, ne de olsa sakatatçı çocuğu!
    * Ne anlarsın ya resimden!

    3- Yergi anlamı: Eksiklerin, sakıncalı durumların küçümsenmesi, eleştirilmesi yergidir.

    * Böyle ders çalışırsanız tabii başaramazsınız.
    * Baba kendi yapmadığını çocuğundan nasıl ister ki!
    * Borcunu ödemez, sözünü tutmaz, nasıl biri bu!

    4- Küçümseme anlamı: Değer vermemek, önemsememek, küçük görmektir.

    * Bu soruyu ilkokul öğrencileri bile çözer.
    * Üç yıl bekledin de bu arabayı mı aldın!
    * Adam olacak da ailesine bakacak!...

    5- Beğenme anlamı: Yapılan bir işin, oluşan bir durumun veya kişinin değerli bulunması, değerlere uygun bulunması beğenmedir.

    * Yediğim yemek nefisti.
    * Verilen işi mükemmel yapardı.
    * Ne giydiyse kendine yakıştırır.

    6- Azımsama anlamı: Bir şeyin umulandan az bulunması, yetersiz görülmesi, azımsamadır.

    * Üç kez koşmakla koşucu olunmaz.
    * Haftada bir saat sporla zayıflayamazsınız.
    * Bu paraya asla çalışmam.

    7- Yetersizlik, gücü yetmeme, başarısızlık anlamı:
    * Birkaç soru daha çözebilseydi, sınavı kazanırdı.
    * Yağmur yağınca sel baskınlarını önleyemiyor belediye.
    * Konu oldukça iyi ama anlatım hiç de başarılı değil.

    8- Övgü, övünme anlamı: Kişinin, durumun, nesnenin, kavramın, üstün yönlerini de alıp değerlerini arttırmak, övmektir. Bunu kişi kendisi veya topluluğu için yaparsa övünme olur.

    Övme: * Onu bir de bilgisayarın başında gör!
    * O boy, o gözler, o burun... sanki taşbebek.
    * Böyle uyumlu bir aile görmemişsinizdir.

    Övünme: * Biz adamı böyle mat ederiz.
    * Ben olmasaydım siz zor çıkardınız buradan.
    * Ben sizin yaşınızdayken...

    9- Yakınma anlamı: Bir kişinin sözündeki, davranışındaki veya çevresindeki yanlışlıklardan, eksiklerden duyulan rahatsızlığı, kırgınlığı üçüncü bir kişiye yakınarak anlatmak, şikayette bulunmak bir yakınmadır.

    * Bir de aldığı borçlarını ödeyebilse.
    * Yememiş, içmemiş, söylediklerimi öğretmene yetiştirmiş.
    * Benden habersiz akşam yemeğine konuk çağırmış.

    10- Sitem anlamı: Bir kişiyle ilgili alınganlık, üzüntü, kızgınlık gibi duyguların biraz da iğneleyici bir dille ortaya konulması sitemdir.

    * Parti vermişsiniz de en yakın komşunuzu, bizi, çağırmamışsınız.
    * Senin bu sözleri söyleyeceğini hiç sanmazdım.
    * Aşkolsun bana da mı böyle davranıyorsun!

    11- Uyarma: Bir kişiye yanlış bir iş yapmamasını, yanlış bir davranışta bulunmamasını söylemek, uyarmaktır.

    * Biraz daha sessiz olabilir misiniz?
    * Derslerinizi günü gününe yapmalısınız.
    * Bütün seçenekleri okumadan yanıtınızı işaretlemeyin.

    12- Şaşma anlamı: Beklenmedik bir durumla karşılaşıldığında duygu ve düşüncelerin ortaya konması şaşırmadır.

    * Nasıl kesebildin bunca odunu!
    * Aa! Siz de mi bu sitede oturuyorsunuz!
    * Köşeyi dönünce köpekle karşılaşmayayım mı!

    13- Tehdit, korkutma anlamı: Birini kaygılandırmak, korkutmak, göz dağı vermek, tehdit etmektir.

    * Bir daha seni bu evde görmeyeceğim!
    * Hele bir geç kal da!...
    * Bunu ne duymuş olayım ne de görmüş!

    14- İkilem (tereddüt) anlamı: Kararsızlığın ortaya konulması ikilemdir.

    * Biz de sizinle gelsek mi ki!...
    * Acaba biz de alsak mı ki bu arabalardan?
    * Yarın sinemaya gideyim mi, gitmeyeyim mi?

    15- Varsayım anlamı: Bir şeyin kanıtlanmadan geçici olarak benimsenmesi önerisi, tahminde bulunma, öyle kabul etme varsayımdır.

    * Diyelim ki enflasyon % 10'a düştü.
    * Tut ki ülkedeki işsizlik sona erdi.
    * Bizim görmediğimizi say.

    16- Yanılgı anlamı: Düşünülen, varsayılan bir durumun gerçekleşmemesi, yanılmayı ortaya çıkarır.

    * Seni çok çalışkan biri sanırdım.
    * Körfez savaşında kazançlı çıkacağımızı sanmıştık.
    * Avrupa her şeyi kolaylıkla kabul edeceğimizi düşünmüş.

    17- Aşamalı gelişme: Zaman içinde durumun değişip azalması veya artması aşamalı bir gelişmeyi anlatır.

    * Son yıllarda çok daha güzel yaşıyordu.
    * Her yıl biraz daha güzelleşiyorsunuz.
    * Damlaya damlaya göl olur.

    18- Acıma anlamı: Bir kişinin ya da canlının içine düştüğü olumsuz durumdan üzüntü duymak, acımaktır.

    * Depremden kurtulanların hali yürekler acısıydı.
    * Tanrı kimseyi bu durumlara düşürmesin.
    * Zavallı her gün eriyip gidiyordu.

    19- Koşul (şart) anlamı: Bir olgunun gerçekleşmesi için bir başka etmenin gerekmesi, koşuldur.

    * Derslerinize çalışırsanız kazanırsınız.
    * Ekonomik sorunlarımızı çözelim de kalkınmış olalım.
    * Düşünen kişiler çoğalırsa demokrasi gelişir.

    20- Sebep (neden) anlamı: Bir durum diğer bir durumun oluşmasına yol açıyorsa buna yeni durumun sebebi denir.

    * Parası yetmediği için uçakla gelememiş.
    * Sözlerinizi dinlemediğinden hata yapıyor.
    * Mutluluktan uçacaktı.

    21- Amaç anlamı: Bir eylemi hedeflenen bir başka eylem için yapmak amaç gütmektir.

    * Yeni bir elbise almak için çok çalışıyor.
    * Gelecek kuşaklara güzel bir dünya bırakmak için çalışalım.
    * Sınavı kazanayım diye gece gündüz çalışıyor.
     
    Moderatör tarafından düzenlendi: 16 Oca 2017