Cahit Zarifoğlu Hayatı ve Eserleri

'Biyografi' forumunda YAREN tarafından 17 Aralık 2010 tarihinde açılan konu



  1. Cahit Zarifoğlu Hayatı ve Eserleri



    Doğum 1 Temmuz 1940 - Ankara
    Ölümü 7 Haziran 1987 - İstanbul
    Meslek Şair, yazar

    AİLE, EĞİTİM VE ÇALIŞMA HAYATI
    1 Temmuz 1940'ta Ankara’da doğan Cahit Zarifoğlu, Kafkasya göçmeni Maraş'a yerleşmiş bir ailenin çocuğudur. İlkokula Siverek’te başladı, sonrasında Maraş ve Ankara’da devam ederek tamamladı. Ortaokula ise Kızılcahamam’da başlayan Zarifoğlu memleketi olan Maraş’ta liseyi bitirdi. Pilotluk hevesi onu bir yaz dönemi boyunca Eskişehir'de Türk Hava Kurumu'nun uçuş kurslarına katılmasına vesile oldu. Milli Model Uçak B sertifikasının sahibi oldu.

    Usta hikayeci Rasim Özdenören, şair Erdem Beyazıt ve Alaaddin Özdenören ile lise arkadaşı olan şair, ilk edebi deneyimlerini lisede şiir ve kompozisyon yazarak yaşadı. Üniversite tahsilini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Öğrenciliği esnasında çalışmak zorunda kaldı ve bu sebeble çeşitli gazete ve dergilerde sayfa sekreteri olarak çalıştı. 1967 ve 1973 yılında Almanya'ya gitti . Goethe Enstitüsü'nün dil kurslarına devam ettive bu sayede muhtelif Avrupa kentlerini gezdi.

    1973 yılında Sarıkamış'ta vatani hizmetine başlayan şair, 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı'na katıldı ve 1975 yılında askerliğini tamamladı. Geniş bir aile olan Arvasiler’den Seyyid Kasım Arvasi’nin kızı Berat Hanım ile evlenen Zarifoğlu’nun düğününde nikah şahitliğini Necip Fazıl Kısakürek yaptı. Bu evlilikten üç kız bir erkek evlat sahibi oldu.

    1986 yılında son kitabı Korku ve Yakarış yayımlandığında şairliğinin zirvesinde olan Zarifoğlu, bu süreçte yakalandığı pankreas kanserine yenik düştü ve 7 Haziran 1987 yılında vefat etti. Cenazesinde dönemin ünlü şair, yazar ve hocaları hazır bulundu.


    EDEBİYATA OLAN İLGİSİ VE ÇALIŞMALARI
    Maraş'ta liseyi okuduğu esnada dahil olduğu bir arkadaş grubu sayesinde edebiyata merak salan şair, Erdem Beyazıt, Mehmet Akif İnan, Rasim Özdenören ve Alaeddin Özdenören gibi ilerleyen yıllarda içinden şair, hikayeci ve yazarlar çıkaracak olan bu grupla beraber Hamle adlı okul dergisini yeniden çıkarmaya başladı. Bunun yanında diğer taraftan ise Maraş'taki yerel gazetelerde edebiyat-sanat sayfalarını hazırlıyordu.1962 yılında tek sayılık olan Açı dergisini çıkardı. Aynı sene İstanbul'da Sezai Karakoç ile tanıştı. Yeni İstiklal, Diriliş, Yeni Dergi, Soyut, Türk Dili ve Papirüs gibi dergilerde çeşitli isimlerle boy gösterdi.

    Bu aktif yazın hayatı onu daha popüler hale getirdi.Bu yıllarda İşaret Çocukları kitabını çıkardı. Bir okul haline gelecek olan Mavera dergisini 1976 yılında arkadaşları, Erdem Beyazıt, Alaeddin Özdenören ve Rasim Özdenören ile beraber kurdu. Yazdığı eserler derginin akabinde kurulan Akabe Yayınları'ndan çıkarak kitaplaştı. Bu yoğun ama başarılı çalışmalar meyvesini verdi ve 1984 yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından çocuk edebiyatı dalında ödüle layık görüldü.



    ŞİİRLERİ VE DİĞER ÇALIŞMALARI
    Cahit Zarifoğlu'nun şiirinde etkili olan üslubun kilidini açan İkinci Yeni dönemi şairleri oldu. Kişiliğine tesir edenler ise Necip Fazıl Kısakürek ve Sezai Karakoç'tur. Şiirde kullandığı teknik bakımından biriyle özdeşleştirelemeyecek bir yere sahip olan Zarifoğlu, ilk şiirinden itibaren özgünlüğü yakaladı. Ölümünün ardından kendisi için ''bir gün keşfedilecek özel bir ada'' yakıştırmaları yapıldı.

    Kitaplaşan ilk eseri olan İşaret Çocukları'nda yer alan şiirlerde, çevresindeki tabiat öğeleri, anne, su, ağaç, hayat, kıpırtı gibi öğeler göz çarpar. Şiirlerindeki içsellik boyutuyla Alman şair Rilke'ye benzetildi. Yedi Güzel Adam' da destansı üslup göze çarpar. Menziller adlı eserindeki başta görülen psikolojik yoğunluk gevşeyerek rahatlar. Son şiir kitabı Korku ve Yakarış'ta ise şairin özlü bir söyleyişe ulaştığı, ilk şiirlerinde var olan içselliğin manevi bir kıvama dönüştüğğü görülür.

    ''Ne çok acı var!'' cümlesiyle başlayan Yaşamak isimli günlükleri ise Türk edebiyatında bu türde yazılan en orjinal kabul edilen eserlerden biridir.

    Savaş Ritimleri adlı romanıyla Afganistan'ın işgal günlerini on dört yaşındaki bir çocuğun ağzından anlatır. Ölümünden sonra yayımlanan bir savaş pilotunun romanı olan Anne 'de ise derin psikolojilerle iç içe geçmiş bir uçma serüveni anlatılır.

    Çocuklar için kaleme aldığı masalsı romanlarda ise insani değerleri ve sorunları hayvanlar dünyasına aktararak çocukların da yetişkinlerin de kendisine göre birşey bulacağı dil ve anlatıma sahiptir.