Bursa Emir Sultan Hamamı Tarihi ve Mimari Özellikleri

'Eğitim Merkezi' forumunda EyLüL tarafından 29 Şub 2012 tarihinde açılan konu


  1. Bursa Emir Sultan Hamamı

    Bursa’da 15. yy.’a tarihlenen eser külliye yapısı içinde yer almaktadır. Banisi Emir Sultan olup, bu yapılar topluluğu içinde Emir Sultan’ın bir de türbesi bulunmaktadır. Bir tarikat külliyesi olarak inşa edildiği için, yapıların merkezinde cami değil tekke bulunmaktadır. Bu yapılar topluluğu cami, tekke, türbe ve hamam dışında imaret, mektep ve medrese binalarından meydana gelmektedir. Sonraki yıllarda bu birimlere ek olarak muvakkithane ve kütüphane ile caminin güney ve batı yönlerindeki çeşmeler eklenmiştir. Bugün yalnızca cami, türbe, çeşmeler ve hamam günümüze ulaşabilmiştir.

    MİMARİ ÖZELLİKLERİ
    Hamam, camiinin güneybatısındaki caddenin karşı tarafında inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlı bir şemaya sahip olan hamam 34.75x12.35 metre ölçülerine sahiptir. Çifte hamam olarak değil, tek hamam olarak tasarlanan eserin soğukluk bölümü aslında kubbeli olarak inşa edilse de bugün ahşap çatılıdır. Soğukluktan yine kare planlı, kubbesi tromplara oturan küçük bir mekana oradan da ılıklık bölümüne geçilmektedir. Ilıklık bölümünün kubbesi dilimlidir. Kare planlı merkezi bir birimle buna açılan daha küçük boyutlu, kare planlı ve kubbeli üç birimden meydana gelmektedir. Bu küçük yıkanma yerlerinden birinin arkasında helalar yerleştirilmiştir. Sıcaklık bölümünde ise Türk hamam mimarisinin en eski ve en yaygın şeması olan merkezi sofalı ve dört eyvanlı planın üç eyvanlı tipi görülmektedir. Göbek taşının bulunduğu kubbeli merkezi merkanın planı köşeleri pahlı kare biçiminde inşa edilmiştir. Zemini bir seki ile yükseltilmiş olan eyvanlar sivri kemerler ile merkezi birime açılmaktadır. Eyvanların arasında kalan pahlı kenarlardan küçük kapılara kare planlı ve kubbeli iki halvete geçilmektedir. Sıcaklığın arkasında da dikdörtgen planlı ve beşik tonız örtülü su haznesiyle külhan bölümü bulunmaktadır. Bu külliye yapısı yüzyıllar boyu pek çok kez onarım geçirmitir. Vakfiyelerinden elde edilen bilgilere göre tarikat merkezinin kadrosunda çok sayıda kişi çalışmakta, buradan elde edilecek gelirlerin nereye nasıl harcanağı bütün ayrıntıları ile belirtilerek sistematik bir düzenin oturtulduğu anlaşılmaktadır.