Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Tarihi ve Özellikleri

'Sanat ve Müzik' forumunda EyLüL tarafından 27 Şub 2012 tarihinde açılan konu

  1. Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi

    Açılış Tarihi 1964/Bodrum/Muğla
    Tür Arkeoloji, kale
    Sualtı Arkeoloji Müzesi, tarihi bodrum kalesinden dönüştürülerek kullanıma açılmıştır. Kalenin tarihine baktığımızda, ilk çağda Zephyra adıyla anılan bir ada olup İ.Ö. 1. yy’da kara ile birleşen yarımada üzerine J. Şövalyeleri tarafından 1261-69 yılları arasında Menteşe Beyliğine bağlı denizciler tarafından bir Türk kalesi üzerine yapılmıştır. 1403 yılında Ankara savaşının gerçekleşmesi, J.Şövalyelerininin İzmir’deki kalelerinin yıkılmasına sebep olunca Mehmet Çelebi yıkılan kalelerine karşılık Bodrum’da bir kale yapmalarına izin vermiştir. Böylece kale inşa edilmeye Avrupa’nın en önemli devletleri tarafından başlanmıştır. Fransız, İngiliz, İtalyan ve İspanyol kuleleri bulunmaktadır. 1923 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın katıldığı Rodos Seferi sonrasında kale Osmanlı Devletinin eline geçmiştir. 1895 yılında II.Abdülhamid döneminde hapishane olarak kullanılan kale, 1963 yılında müzeye dönüştürme kararı alınmıştır. 1 yıl sonra ilk sergi salonunun düzenlenmesiyle müze kullanıma açılmıştır. Müzenin önemi Türkiye’deki tek sualtı arkeoloji müzesi olmasıdır. Dünyadaki örnekleri arasında ise önemli bir sırada yer almaktadır.

    MİMARİ ÖZELLİKLERİ
    Kale kare bir planda inşa edilmiştir. 180x185 m. ölçülerindedir. Deniz seviyesinden en yüksek yeri 47.5 m. yükseklikte olan Fransız kulesidir. Giriş kuzeybatı köşesinden sağlanmıştır. Kalenin içine kadar yedi kapı bulunmaktadır. Kalenin cephelerinden kuzey ve batı yüzünü cift duvarlı olarak inşa etmişler, diğer cepheler normal bırakılmıştır. Kuzey ve batısında hendenkler bulunur, bu hendekler şövalyeler zamanında asma köprüler ile aşıldığı bilinmektedir. Bugün kale özelliğini kaybetmiş, tüm kuleleri ve çeşitli mekanları sergi salonu olarak kullanılmaktadır.



    MÜZENİN BÖLÜMLERİ
    Müze’nin ilk bölümünü ‘Amphora’ların Sergilemesi’’dir. Müzenin en büyük eser topluluğudur. Dünyanın en büyük Doğu Akdeniz amphora koleksiyonu burada yer almaktadır.
    İkinci bölüm, ‘’Hamam’’dır. Bu hamam kale Osmanlı Devleti’nin eline geçtikten sonra inşa edilmiştir. Ülkemizde ilk defa bir hamam kendi mekanında sergilenmektedir.
    Üçüncü bölüm, ‘’Şapel ve Doğu Roma Batığı’’dır. Şapel şövalyeler tarafından gotik tarzda yaptırılmış, tek nefli bir yapıdır. Kale Osmanlı Devleti’ne geçinde şapele bir minare eklenerek camiye dönüştürülmüştür. Bu bölümde bir de Bodrum-Turgut Reis, Yassıada’da batan İ.S. 7. yy.’a tarihlenen Doğu Roma Gemisi sergilenmektedir.
    Dördüncü bölüm, ‘’Cam Batığı’’dır. Bu bölümde vitrinler içinde çeşitli yüzyıllardan elde edilmiş olan cam eşyalar sergilenmektedir. Salonun çoğunluğu Serçe Limanı Batığı’nın cam koleksiyonundan oluşmaktadr.
    Beşinci Bölüm, ‘’Yılanlı Kule’’dir. İspanyol kulesi olarak da adlandırılmaktadır. Kulenin üst katında doğum, yaşam ve ölüm anlatılırken; alt katında amphora-depo sergilemesi yapılmaktadır.
    Altıncı Bölüm, ‘’Alman Kulesi’’dir. Kule bugün Ortaçağ şövalyelerinin yaşantısını yansıtacak şeklilde düzenlenmiştir.
    Yedinci Bölüm, ‘’Forsaların Toplu Mezar Sergilemesi’’dir. Alman kulesinin doğusunda yer alır, forsaların mezarları sergilenmektedir. Şövalyeler döneminden kalan bu mazarlar, iskeletler, aynı zamanda çeşitli eşyalar ve sikkeler bulunmaktadır.
    Sekizinci Bölüm, ‘’Zindan’’dır. 23 basamakla inilen zindanda o dönemi mankenler ile canlandırılmış hali sunulmaktadır. Odaların içinde darağacı çukuru, önünde tabutluk, yerde prangalı gülle gibi eşyalarda dikkat çekicidir.
    Dokuzuncu Bölüm, ‘’Tektaş Batığı’’dır. Akdeniz’de Klasik döneme ait kazısı yapılmış olan tek batıktır. Ticaret teknesidir.
    Onuncu Bölüm, ‘’Karyalı Prenses Salonu’’dur. 1989 yılında elde edilen lahit mezarın içindene çıkan iskeletler, Labrandaki Şölen Evi’ne benzer şekilde sergilenmektedir.
    Onbirinci Bölüm, ‘’İngiliz Kulesi’’dir. 500 yıllık bir geçmişi yansıtacak şekilde düzenlenmiştir. Üst katında görevliler şövalye ve leydi kostümleri ile konukları karşılamakta ve ikramlarda bulunmaktadır. Mumlar ile aydınlatılan salonda tütsü ve müzik atmosferi tamamen değiştirmektedir.
    Onikinci Bölüm, ‘’Geç Tunç Çağı Batıkları’’dır. Üç bölümden oluşan salonda batık halde bulunan eserler sergilenmektedir.
    Onüçüncü Bölüm, ‘’Komutan Kulesi’dir.