Bitkilerin Özellikleri ve Şifaları

'Şifalı Bitkiler' forumunda HazaN tarafından 11 Kasım 2008 tarihinde açılan konu


  1. -A-

    Acıbakla: ( Lupine / Lupin / Lupine) 10- 100 cm yüksekliginde, sik tüylü, bir senelik bitkiler. Yapraklar el seklinde parçali, uzun sapli, 5-9 yaprakçiklidir. Çiçekleri dik salkim durumunda, beyaz veya mavimsi renkli, çiçek taç yapragi kelebek seklindedir. Yahudi baklasi diye de taninir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Akdeniz bölgesi, Bursa, Antalya ve Konya çevreleridir.

    Memleketimizde üç türü bulunmaktadir.

    Beyaz yahudi baklasi: Beyaz çiçeklidir. 120 cm kadar yükseklikte, bir yillik bir bitkidir.

    Sari çiçekli yahudi baklasi: Vatani, Orta ve Güney Avrupa'dir.

    Mavi çiçekli yahudi baklasi: Vatani, Akdeniz çevresi memleketleridir.


    Acıçigdem: ( Herbstzeitlose / Krokus / Colchique / Colchicum / Autumn crocuses) Boyu 10- 30 cm yükseklige ulasan, otsu ve yumrulu bir bitki. Sonbaharda morumsu pembe renkli, 6 parçali çiçekler açar. Yaprak ve meyvalari ise ilkbaharda ortaya çikar. Sonbaharda çiçek açtigindan dolayi halk arasinda “güz çigdemi” olarak da bilinir.

    Türkiye'de yetistigi yerler:
    Türkiye'de pek bulunmaz. Avrupa'nin sulak çayirlarinda bol miktarda yetisir.



    Adamotu: (Alraunwurzel / Mandragore / Mandrake) Mavimsi-mor renkli çiçekler açan, rozet yaprakli ve kazik köklü çok yillik otsu bir bitki. Kökleri insana benzedigi için, bu isim verilmistir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Bati ve Güney Anadolu.

    Ahlat: (Yabanarmudu / Piraster / Pirus elaegrifolia / Wild pear-tree / Poirier sauvage) Gülgillerden, kendi kendine yetisen ve üzerine armut asilanan bir agaçtir. Yemisi iyice olgunlastiktan sonra yenir.

    Ahududu: (Himbeere / Framboise Common / Rasberry bush) Agaç çilegi ve sultan bögürtleni olarak taninir. Haziran-temmuz aylari arasinda beyazimtrak renkli çiçekler açan, 30- 150 cm boyunda, çok senelik, dikenli, çali görünüsünde bir bitkidir. Daglik mintikalarin orman ve korularinda tesadüf edilir. Gövdesi dalli, dikenli ve yatiktir. Yapraklari 3-5 parçali, sivri uçlu, yaprak sapi kivrik dikenlidir. Çiçekler ekseriya dallarin ucunda 5-10 çiçekli salkim halindedirler. Meyvesi etli ve birçok eriksi tipli meyvelerin biraraya gelmesi ile meydana gelmis, küre biçiminde, kirmizi renkli ve güzel kokuludur. Meyveleri temmuz ve agustos aylarinda olgunlasir. Çogu çesitleri bahçelerde yetistirilir. Umumiyetle sonbaharda 1- 1,5 m aralik birakilmak suretiyle dikilir. Ahudutlari her 6-7 senede bir yenilenmelidir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Ege, Marmara, Karadeniz bölgeleri.

    Akdiken: (Gemeiner Kreuzdorn / Nerprun Alaterne / Common Buckthorn) Mayis-haziran aylarinda, sari-yesil renkli, küçük çiçekler açan bodur bir agaç. Orman ve koru kenarlarinda bulunur. Dallari karsilikli, uçlari diken halindedir. Yapraklari karsilikli ve saplidir. Çiçekler küçük demetler halinde bir araya toplanmistir. Küre seklinde ve bezelye büyüklügündeki meyvasi evvela yesil, olgunlukta morumsu-siyah renk alir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Bolu ve Trabzon civari.

    Anason: (Anis / Anis / Anise) Haziran-agustos aylarinda, beyaz renkli çiçekler açan, 50- 60 cm yüksekliginde, bir senelik bitki. Gövde dik, silindir biçiminde, içi bos, çok dalli, tüylü ve üstü çizgilidir. Alt yapraklari uzun sapli, oval veya kalb biçimindedir. Çiçekler bilesik semsiyelerde toplanmislardir. Meyveleri armut seklinde küçük, üzeri tüylü, yesilimsi sari renklidir.Basta Ege bölgesi olmak üzere bütün Anadolu'da bahçelerde yetistirilir. Kültür anasonunun vataninin Anadolu oldugu tahmin edilmektedir.Meyvalarinda nisasta, müsilaj, sabit ve uçucu yag bulunmaktadir. Uçucu yag miktarlari bitkinin cinsine ve yetistigi yerin sartlarina baglidir. Uçucu yagin % 80-90'i anetoldür. Anetol, zehir etkili fakat bu etkisi çok olmayan bir maddedir. Meyvelerinden su buhari distilasyonu ile elde edilen anason yagi, hemen hemen renksiz ve karakteristik kokuludur. Anason tipta midevi, bagirsak gazlarinin tesekkülünü önleyici, hazmi kolaylastirici ve gögüs yumusatici olarak kullanilir. Ayrica nefes darligi, öksürük ve kalb çarpintisi rahatsizliklarinda da etkilidir. Anason yüksek dozda alindiginda bas agrisi, uyusukluk, görme zorlugu yapar. Daimi kullananlarda anisizm hastaligina sebeb olur. Bilhassa çocuklara uyku vermede, midede tesekkül eden gazlari gidermede çok faydalidir. Bebekler için bir çay kasigi tohum bir bardak suya olmak üzere çay olarak hazirlanir. Yemeklerden önce veya süte katilarak bir kaç çay kasigi verilir. Büyükler % 1-2'lik çayini günde 2-3 bardak alabilir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Bütün Anadolu

    Andızotu: (Atgözü / Kizilagaç / Inula / Inula helenium / Annuèe inule) Bilesikgillerden, menli yerlerde yetisen, 1 metre kadar sapi olan bir çesit ottur. Yapraklari büyük, yumusak ve yuvarlaktir. Çiçekleri sari renkte olup, aci ve kokuludur. Kökü kalindir. Meyveleri küçük, fistik kozalagina benzer.

    Ararot:(Maranta nisastasi / Arrow-root) Sicak iklimlerde yetisen "Maranta" adli kamistan veya ona benzer baska bitkilerin köklerinden çikarilan beyaz bir tozdur. Nisastadan daha incedir. Kokusu ve tadi yoktur.

    Ardıç:(Wacholder / Geniévre / Juniper) Kisin yapraklarini dökmeyen daimi yesil agaçlardan. Yapraklari küçük pulsu veya igne seklinde olup 1- 2 cm uzunlugundadir. Bir evcikli veya iki evcikli bitkilerdir. Ardiç yemisi diye anilan kozalaklari disi agaçlar üzerinde bulunur. Ardiç türleri kozalaklarinin büyüklügüne, rengine ve özellikle her kozalagin içinde bulunan tohumlarinin sayisina göre birbirinden ayirt edilir.

    Çesitleri ve kullanildigi yerler: Sicak iklimlerde ve korunmus alanlarda agaç gibi büyümesine karsilik, soguk bölgelerde çali manzarasindadirlar. Genel olarak odunu yumusak ve dayaniklidir. Kursun kalem yapilir. Kerestesi de demiryolu traversi olarak kullanilir.

    Bütün Kuzey Yarimküre'de yetisen 60 türü vardir. Memleketimizde 8 ardiç türü yetismekte olup önemlileri sunlardir:

    Katran ardici (Juniperus oxycedrus): Trakya ve Anadolu'da yaygindir. Çali veya küçük bir agaç seklindedir. Yapraklari üçlü ve baticidir. Kozalaklari kirmizimsi olup iki tohumludur. Dallarindan elde edilen katrani cilt hastaliklarinda kullanilir.

    Adi ardiç (Juniperus communis): Memleketimizde Trakya bölgesinde tesadüf edilen çalimsi veya küçük agaçlardandir, yapraklari baticidir. Kozalaklari mavimsi siyah renkli, üç tohumludur. Idrar söktürücü olarak kullanilir.

    Bodur ardiç (Juniperus nana): Memleketimiz daglarinda, özellikle Kuzey Anadolu daglarinda genis topluluklar meydana getirir. Kozalaklari mavimsi siyah renklidir. Yenir ve idrar söktürücü özelliktedir.

    Kokar ardiç (Juniperus foetidissima): Dogu Akdeniz Bölgesi agacidir. Memleketimizin daglik yerlerinde yetisir. Sürgünleri dört köseli, kozalaklari mavimsi siyah renkli, 1-2 tohumludur. Yapraklar ezildigi zaman fena kokular çikarir.

    Yüksek ardiç (Juniperus excelsa): Memleketimizin daglik bölgelerinde yetisir. Sürgünleri dört köseli degildir. Kozalaklari mavimsi siyah renkli, 4-6 tohumludur.

    Finike ardici (Juniperus phoenicea): Bati ve Güney Anadolu'da yetisen çalimsi, bodur agaçlardandir. Kozalaklari kizilimsi kahverengi, 4-9 tohumludur.

    Aslanağazı:(Kurtagazi / Tavsandudagi / Anthirinum / Linaire / Muflier) Türlü renklerde yetisen güzel görünümlü bir bitkidir. Kokusuzdur. Daha ziyade süs bitkisi olarak kullanilir.

    Kullanildigi yerler: Balgam söktürür. Bronsitte rahatlik verir.

    Aslandişi: (Yabani acimarul / Karahindiba / Taraxacum officinalis / Dent de lion / Dandelion) Bilesikgiller familyasindan, yol kenarlarinda, çayir ve hendeklerde yetisen bir çesit bitkidir. Yapraklari rozet seklindedir. Çiçekleri saridir. Taze yapraklari salata olarak yenilebilir. Kökünde, Teraxacin, Levulin, Inulin ve seker vardir. Yapraklari ilkbahar, kökleri ise sonbahar aylarinda toplanip kurutulur.

    Ayrıkotu:(Gemeine Qecke / Chiendent commun / Common Couch Grass / Scutch / Twitch) Temmuz-agustos aylari arasinda yesil veya morumsu-yesil renkli basaklar veren, 30- 100 cm boyunda, çok senelik otsu bir bitki. Toprak altinda çok fazla yayilmis olan ana kökleri bulunur. Bilhassa kumlu topraklari sever. Gövdeleri dik, tüysüz ve içi bostur. Yapraklari dar, uzun, ince, paralel damarli, sivri uçlu, koyu yesil renklidir. Çiçekler gövdenin ucunda ve yassi bir basak durumunda toplanmislardir. Meyve sarimsi renkli uzuncadir. Bitkinin etli kökleri çok eskiden beri üriner hastaliklarda kullanilan önemli bir halk ilacidir. Kökler mesane ve böbrek iltihaplari dahil, mesanedeki tas ve kumlari düsürmek için kullanilan iyi bir idrar söktürücüdür. Idrar arttirici olarak misir püskülü, arpa ile beraber kaynatilarak kullanilir. Hatta köpekler bile agiz ve barsaklarini temizlemek için bitkinin yapraklarini büyük bir zevkle yedikleri için bitki "köpekçimeni" olarak da bilinir. Tarlalarda belirtilen türden baska, buna çok benzeyen büyük ayrikotu (cynadan dactylon) olarak bilinen çesidinin daha kalin kökleri olup, nisasta da tasimasiyla ayrilir ve digeri gibi kullanilir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Istanbul, Trakya, Mugla, Anadolu.
     



  2. B

    Badem: (Echte Mandel / Amandie / Almond tree) Mart ve Nisan aylari arasinda beyaz veya pembe renkli çiçekler açan, 5- 12 m yüksekliginde bir agaç. Birçok çesitleri varsa da, tibbi bakimdan ikisi mühimdir: Amygdalus communis varyete dulcis (tatli badem), Amygdalus communis varyete amara (aci badem). Tohumun lezzeti birincisinde tatli, ikincisinde ise acidir. Yapraklari sapli, parlak, yesil renkli, kenarlari dislidir. Çiçekleri yapraklarin gelismesinden önce açar ve kisa saplidir. Çanak yapraklari yesilimsi sari renkli üçgen seklinde, 5 birlesik parçali, taç yapraklari beyaz veya pembe renkli 5 serbest parçalidir. Meyveleri oval sekilli, yesil tüylü genellikle bir, bazan iki tohumludur.

    Baldiran: (Aguotu / Conium maculatum / Ciques / Hemlock) Nemli yerlerde yetisen, 1- 2 metre boyunda zehirli bir bitkidir. Gövdesi kalindir. Saplarinin alt kismi erguvani renktedir. Yapraklari büyük, çiçekleri yayvan ve küçüktür. Ev ilaçlarinda kullanilmaz.

    Baldirikara: (Venushaar / Frauenhaar / Capillaire / Maidenhair) Rutubetli ve serin yerlerde, akarsu kenarlarinda, kuyu duvarlarinda ve magara agizlarinda tesadüf edilen 20- 40 cm yüksekliginde otsu bir bitki. Venüssaçi da denilmektedir. Yapraklari uzun, ince, parlak, siyah veya kirmizimtrak-siyah saplidir. Yaprak parçalari açik yesil renkli ve böbrek seklinde olup, uç taraflari loplara ayrilmistir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Marmara bölgesi, Karadeniz, Ege, Akdeniz bölgelerinde yetisir.

    Ballibaba: (Lamium / Lamier / Dead-nettle / Laminum) Ballibabagiller familyasindan mor çiçekli, pembe, krem veya beyaz renkli bir bitki. Memleketimizde 27 türü tesbit edilmistir. Çogu türleri, Bati ve Güney Anadolu'da yaygindir. Bunun yaninda diger bölgelerde de yer yer rastlanmaktadir. En çok bilinen ve kullanilan türleri sunlardir:

    Beyaz ballibaba (Lamium album): Türkiye'de yetistigi yerler: Trabzon civari, Bayburt (Kop Dagi), Erzurum, Bingöl daglari ve Rize'dir. Mayis, eylül aylari arasinda beyaz renkli çiçekler açan, 20- 30 cm boyunda, çok senelik bir bitkidir. Çitler, koru kenarlari ve rutubetli yerlerde, ekseriya isirgan otlari ile beraber bulunur. Gövdeleri dört köseli, dik, tüylü ve içi bostur. Yapraklari sapli ve tüylüdür. Çiçekleri tüplü ve iki dudaklidir. Üst dudak migfer seklinde, alt dudak üç lopludur.

    Sari ballibaba (Lamium galeobdolon): Çiçekleri sari renktedir. Istanbul ve çevresinde bulunur.

    Benekli ballibaba (Lamium maculatun): Çiçekleri kirmizi renkli, yapraklar beyaz ve siyah beneklidir. Kastamonu (Gavurdagi)da bulunur.

    Kirmizi ballibaba (Lamium purpureum): 10- 30 cm boyunda otsu bir bitkidir. Çiçekleri pembe renkli ve küçüktür. Kabiz ve yaralari iyi edici özellikleri vardir. Nezleye karsi iyi gelir. Memleketimizde çok yayilmistir.

    Bamya:(Okra / Ocker / Bamia / Gombo / Bamias / Okra / Gumbo) Mutedil iklimlerde yillik, sicak iklimlerde ise, bir kaç defa yetistirilebilen, boyu 1-2 metreye kadar uzayan, yapraklari asma yapragina benzeyen, meyvesi bes bölmeli, tohumlari yuvarlak ve yesilimtrak gri renkte bir sebze.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Memleketimizde sebze olarak hemen her yerde yetistirilmektedir. Akdeniz çevresi, en müsait ve önemli yetisme bölgesidir. Türkiye'nin Erzurum, Kars gibi soguk ve yüksek yerleri hariç, hemen hemen her yerinde yetistirilebilmektedir. En çok Akdeniz ve Ege bölgesindeki ovalar ile Amasya'da ziraati yapilir. Memleketimizde, Sultani, Amasya ve Balikesir bamya çesitleri taninmistir.


    Banotu:
    (Bilsenkraut / Jusquame / Herbane / Konca / Bangootu / Hyoscyamus niger) Yumusak tüylü, otsu bir bitki. Gavurhashasi adiyla da anilmaktadir. Yapraklari yumusak, sapli veya sapsizdir. Çiçekleri sapsiz veya kisa saplidir. Taç yapraklari alt tarafta tüp seklinde, üst tarafta biraz egri olarak genislemis ve yayilmis olup, tepede bes lopludur. Meyve çok tohumlu ve bir kapakla açilip tohumlarini saçan bir kapsüldür.

    Memleketimizde alti banotu türü bilinmekle beraber, bu türlerden yalniz Hyoscyamus niger (Siyah banotu) ile H.muticus (Misir banotu) tedavi sahasinda kullanilmaktadir. Misir banotu memleketimizde Malatya civarinda bulunmaktadir. Bilhassa alkaloit endüstrisi için önemlidir. Siyah banotu hemen hemen bütün Anadolu ve Trakya'da bulunur. Tibbi maksatlar için kullanilir.

    Hyoscyamus niger (Siyah banotu): Mayis-eylül aylari arasinda sarimsi renkli çiçekler açan, 30- 80 cm boylarinda, 2 senelik, otsu ve özel kokulu bir bitkidir. Gövdeleri dik, basit veya dallanmis ve yapiskan tüylüdür. Yapraklari, donuk yesil renkli, kenarlari girintilidir. Çiçekler çok kisa saplidir. Çanak yapraklari tüp seklinde, üzeri damarlidir. Taç yapraklari huni seklinde, bes parçali, kirli sari renkli ve mor damarlidir. Meyvalari çanak yapraklar tarafindan sarilan, kapak ile açilan bir kapsüldür. Bu kapsül içinde gri esmer renkli, oval veya böbrek seklinde, üzerinde küçük çukurcuklar bulunan çok miktarda tohum bulunur.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Memleketimizde alti türü vardir.Hemen hemen her tarafta, tarla ve yol kenarlarinda tesadüf edilir.

    Behmen: (Kavzakökü / Centaurea behen / Parsnip / Panais) Turpa benzer otsu bir bitkidir. 20 Ocak ile 20 Subat arasinda çiçek açar. Çiçeginin rengine göre, Kizilbehmen ve Akbehmen adlarinda iki türü vardir.

    Bergamot: (Bergamot Orange / Bergamote / Bergamot / Citrus Bergamia) Ortalama 4 m boyunda bir agaç. Esas vatani Bati Hindistan'dir. Yapraklari uzun ve koyu yesildir. Çiçekleri beyaz renkli ve küçük olup, meyveleri küre veya armut biçiminde, 5- 7 cm çapinda etli kismi eksi lezzetli, kabuk kismi limonsarisi renklidir. Eskiden Antalya bölgesinde genis çapta yetistirilmekteydi. Zamanla bu bölgede Bergamot'un yerini diger turunçgiller aldi. Bununla beraber halen Antalya civarinda bu tür az miktarda bulunmakta ve meyvelerinden reçel yapilmaktadir. Bergamot esansinin sanayideki önemi sebebiyle yer yer tekrar yetistirilmeye baslanmistir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Antalya bölgesi.

    Biberiye: (Rosmarin / Romarin / Rosemary / Kusdili otu / Rosmarinus officinalis) Bütün ilkbahar ve yaz boyunca soluk-mavi renkli çiçekler açan, 1- 2 m yüksekliginde, kisin yapraklarini dökmeyen bir bitki. Gövdeleri dik ve çok dallidir. Yapraklari mizrak gibi, etli ve yesil renklidir. Çiçekleri dallarin uçlarinda, yapraklarin tabanlarinda bulunur. Meyveleri esmer renkli ve findiksidir. Kusdili olarak da bilinir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Istanbul, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bahçelerde süs bitkisi olarak yetistirilir.

    Bögürtlen: (Brombeerstrauch, Brombeere, Mure sauvage, muron, Ing. Bramble, blackberry) Haziran-eylül aylari arasinda, beyazimsi veya pembemsi renkli çiçekler açan, yüksek boylu, çok senelik, dikenli ve çali görünümünde bir bitki. Ekilmemis yerlerde, çit, yol ve hendek kenarlarinda çok bulunur. Gövdeleri silindir sekilli, içi dolu, odunlu ve dikenli dallar, önce dik, sonra asagi dogru kivrik. Yapraklar sapli, kenarlari disli, alt yüzeyleri tüylüdür. Yaprak sapinda, uçlari geriye dogru kivrik dikenler bulunur. Çiçekler dallarin ucunda toplanmistir. Meyve; birçok kismi, meyvelerin biraraya gelmesiyle meydana gelmis küre biçiminde bir birlesik meyvedir. Rengi önce yesil, sonra kirmizi ve daha sonra olgunlukta siyahimtraktir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Marmara bölgesi-Bati Anadolu ve Dogu Karadeniz.
     



  3. C

    Centiyane: (LCentiyana / Yilanotu / Esekturpu / Gentina lutea / Gentina radix) Dogu Karadeniz Bölgesi ve uludag'da yetisen, 1 metre kadar yüksekliginde, genis yaprakli, kalin köklü bir bitkidir. Kökü acidir. Içi sari, disi esmerdir. Kökü sifalidir. Sari ve mavi türü vardir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Dogu Karadeniz Bölgesi ve Uludag.

    Ciğerotu: (Pulmonaria officinalis) Hodangiller familyasindan, 10- 15 cm boyunda, uzun ömürlü otsu bur bitkidir. Çiçekleri önce kirmizimtiraktir. Sonra mor v emavimsi bir renk alir. Gövdesi dik ve tüylüdür. Tanen, müsilaj, sekerler, reçine ve sabit yag içerir. Tedavi için yapraklari kullanilir.

    Civanperçemi: (Binbiryaprak otu / Kandilçiçegi / Schafgarbe / Milliefeuille / Herbeaux charpentiers / Yarrow) Haziran-eylül aylarinda, beyaz veya pembemsi renkli çiçekler açan, yol kenarlarinda, tarlalarda ve kurak topraklarda yetisen 20- 100 cm yüksekliginde, kokulu, çok senelik ve otsu bir bitki. Binbiryaprak otu veya kandilçiçegi olarak da anilmaktadir. Gövdeleri dik, dalsiz ve yumusak tüylüdür. Yapraklari sapsiz ve koyu yesil renklidir. Çiçekleri, küçük tepecik (kapitulum) halinde bir araya toplanmis olup, yalanci bir semsiye durumunu meydana getirirler. Bu kapitilumun dis tarafinda 5-6 tane dil seklinde beyaz renkli disi çiçekleri, orta kisminda ise tüp seklinde, kirli-beyaz renkli erdisi çiçekleri vardir. Meyveleri gri renkli ve tüysüzdür.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Kuzey ve Dogu Anadolu.

    Çakalerigi:(Pflaume / Prune / Plum) Gülgillerden, Nisan-mayis aylari arasinda, beyaz renkli çiçekler açan, 1- 3 m yüksekliginde, dikenli bir agaçtir. Ormanlarda, çit kenarlarinda ve kirlarda rastlanir. Gövdeleri silindirik, kabugu koyu gri renkli ve çok sik dallidir. Küçük dallarin ucu dikenlidir. Çiçekleri beyaz renklidir. Meyveleri sonbahar veya kisa dogru olgunlasan mâvimsi siyah renkli, küremsi sekilli ve eksi lezzetlidir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Marmara, Ege ve Karadeniz bölgesi.

    Çamfıstıgı: (Pinus pinea) Çam kozalaklarinin içinden çikartilir. Kuvvetli bir besindir. Günde 2 çorba kasigindan fazla yenmemelidir.

    Çemen: (Wärmflasche / Fenugrec / Fenugreek / Buy otu) Nisan-haziran aylarinda, sarimsi-beyaz renkli çiçekler açan 20- 40 cm yüksekliginde, bir senelik, otsu bir bitki. Buy otu, hulbe otu olarak da bilinmektedir. Gövdeleri dik, silindir biçiminde, içi bos ve oldukça dallidir. yapraklari sapli ve 3 yaprakçiklidir. Çiçekler teker teker veya 2 tânesi bir arada olmak üzere bir yapragin koltugundan çikar. Meyveleri düz veya az çok kivrilmis olup, fasulye meyvesine benzer. Içinde esmer-sari veya kirmizimsi 6-20 tohum tasir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Trakya, Marmara, Orta, Güney ve Güneydogu Anadolu.

    Çifitotu: (Kokar sedef otu / Sezab / Rue) Sedefotugillerden, çayirlarda ve hendek kenarlarinda yetisen, zehirli bir bitkidir. Yapraklari genis, çiçekleri küçük ve sari renklidir. Çiçekleri dallarin disina tasmis demetler halindedir. Keskin bir kokusu vardir. Kullanirken kesinlikle tavsiye edilen doz asilmamalidir.

    Çiğdem: (Krokus / Colchique / Crocus / Lahlah / Mahmurçiçegi / Colchicum) Toprak altinda, üzeri ince veya zarimsi birkaç pul ile örtülü, bir yumru tasiyan çok senelik bir bitki. Yapraklari çimen yapragina benzer. Çiçekler genellikle 1-3 tâne veya türüne göre daha fazla olup, mor, beyaz-pembe sarimtrak renklerdedir. Çiçek taç yapraklari tüpsü olup, uç kisminda huni seklinde genislemis ve 6 parçalidir. Meyveleri çok tohumludur. Avrupa ve Akdeniz bölgesine yayilmis, 40 civârinda türü vardir. Bunun da 20 kadari Türkiye'de bulunur. Genel olarak zehirli alkaloitler tasiyan bitkilerdir. Çigdem türlerinin bir kismi ilkbaharda, diger bir kismi ise sonbaharda çiçek açmaktadir. Çok güzel olan çiçeklerinden dolayi da bir süs bitkisidirler. Daha çok kullanilani ve tibbî olarak bilineni sonbahar veya güz çigdemi (Colchicum autumnale)dir. Bu da agustos-ekim aylari arasinda çiçek açan yumrulu bir bitkidir. Yapraklari ilkbaharda meydana gelir. Çiçekleri ise sonbaharda olup, pembemsi-mor veya beyazdir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Farkli türlerde Türkiye'nin hemen hemen her tarafinda.

    Çilek: (Kocayemis / Fragaria / Strawberry / Fraisier / Erdbeere / Fraise) Gülgillerden, saplari sürünge, çiçekleri beyaz bir bitkidir. Yemisi (Çilek) ilk zamanlar pembe olup, gelistikçe koyu bir renk ve güzel kokulu bir hal alir.

    Türkiye'de yetistigi bölgeler: Ege, Marmara, Karadeniz bölgesi.

    Çitlembik:(Maranta nisastasi / Arrow-root) Sicak iklimlerde yetisen "Maranta" adli kamistan veya ona benzer baska bitkilerin köklerinden çikarilan beyaz bir tozdur. Nisastadan daha incedir. Kokusu ve tadi yoktur.

    Çobançantası:(Çobankesesi / Çobantorbasi / Capsella bursa pastoris) Turpgillerden bir çesit yaban bitkisidir. Meyveleri torbaya benzer. Yapraklari rozet seklinde olup, demet görünümündedir.Çiçekleri beyazdir. Yaz aylarinda toplanip kurutulur.

    Çobanpüskülü:(Stechpalme / Houx / Holly / Houx commun / Ilex aquifolium) Çogunlukla çali, bâzan da, 10-15 metreye kadar boyu uzayabilen bir agaç. Yapraklar kalici, derimsi, oval, kenarlari genis disli ve dislerin tepesi dikenlidir. Çiçekler iki evcikli olup, kurullar hâlinde bulunur. Meyvesi yuvarlak ve parlak kirmizidir. Kuzey Afrika, Bati ve Güney Avrupa ve Bati Asya'dan Çin'e kadar olan bölgelerde yetisir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Trakya ve Kuzey Anadolu.

    Çörekotu: ( (Çöreotu / Siyah susam / Sevkerak / Nigella / Schwarz-küemmel / Nigelle / Black cumin) Haziran-temmuz aylari arasinda yesille karisik açik mâvi renkli çiçekler açan, 20- 40 cm boyunda bir senelik, otsu bir bitki. Yol kenarlari ve bilhassa ekin tarlalari içinde bulunur. Gövde dik ve kisa tüylüdür. Yapraklarin alttakileri sapli, üsttekileri sapsizdir. Çiçekler uzun sapli ve tek tektir. Taç yapraklari iki loplu ve bal özü bezleri tasiyan 8 tâne küçük parça hâlindedir. Meyveleri çok tohumlu olup, tohumlar siyah renkli ve oval sekillidir. Güney Avrupa, Balkan memleketleri, Kuzey Afrika, Türkiye ve Hindistan'da yetistirilmektedir.

    Sam çörekotu (Nigella damascena): Yapraklari parçalidir. Çiçekleri tek ve üst yapraklar tarafindan örtülmüs durumdadir. Parlak mâvi çiçeklidir.

    Kir çörek otu (Nigella arvensis): 10- 30 cm yüksekliginde mâvi çiçeklidir. Yapraklari sivri parçalidir. Tohumlari kurt düsürücü olarak da kullanilir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Trakya ve Anadolu.

    Çöven:(Gipskrau / Gypsophile / Gypsophila / Sabunotu / Helvacikökü / Saponaia officinalis) Haziran-temmuz aylarinda beyaz çiçekler açan, 50- 60 cm yüksekliginde çok dalli, çok senelik, kazik köklü, otsu bir bitki. Yapraklari sapsiz, soluk yesil renklidir. Çiçekler küçük pembe ve beyaz renklidir. Tohumlar küçük, hemen hemen böbrek seklinde esmer renkli ve üzeri pürtüklüdür. Köklerinin dövülmesinden çöven elde edilir. Memleketimizde 27 kadar türü bulunur.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Orta ve Dogu Anadolu
     



  4. D

    Dalakotu: ( Gemeiner / Gamander / Germander / Kurtluca / Duvarsedefi / Teucrium chamaedrys / Yermesesi ) Haziran-eylül aylari arasinda pembe veya beyazimsi renkli çiçekler açan, 10- 30 cm boyunda, çok senelik, otsu bir bitki. Kisamahmuz, yer mesesi ve yer palamudu gibi adlarla da taninir. Orman altlari ile kurak çayirlarda rastlanir. Gövdeleri yatik, gövdeden çikan dallar ise dik, alt kisimlari yuvarlak üst kisimlari ise dört köseli ve tüylüdür. Çiçekler yapraklarin tabaninda gruplar teskil ederler. Pembemsi renkteki çiçekler tüp seklindedir. Dalakotunun tüylü olani ”Teucrium polium” mayasil otu olarak taninmaktadir. Bitki, üzerini tamâmen kaplamis olan tüylerden dolayi beyaz-gri renktedir. Yapraklarin kenarlari bilhassa uca dogru disli ve içe dogru kivriktir. Çiçekleri beyaz renkli olup oval durumlarda toplanmistir. Anadolu'da çogu yerde yaygindir. Ayni dalak otu gibi kullanilmaktadir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Marmara, Karadeniz, Orta Anadolu ve Akdeniz bölgesi.

    Damkorugu: (Dach-Hauwurz / Orpin / brûlant / Joubarbe / Des toits / Wallpepper / creeping jack / Kulokotu / Saksigüzeli / Sedum / Sempervium) Etli yapraklari olan, bir veya çok çiçekli bir bitkidir. Beyaz-sari-pembe renkli olan çiçekleri, kürevi veya salkim durumunda bulunurlar. Çogunlugu kuzey yarimkürede bulunan 600 türü vardir. Türkiye'de 35 türü bulunur. Tek veya çok yillik bitkilerdir. Yapraklari tabanda rozetler meydana getirirler.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Trakya ve Anadolu.

    Defne: (Lorbeer / Laurier / Sweet bay laurel / Laurus nobilis ) 6- 18 m yüksekliginde, yuvarlak tepeli ve sik dalli bir agaç veya agaççiktir. Almasik sapin iki yaninda karsilikli degil de aralikli olarak bir sagda, bir solda bitmis yapraklar seklinde dizilmis, 7.5- 10 cm uzunlugundaki yapraklar oval biçimli, donuk renkli derimsi ve sert kenarlari da genellikle dalgalidir. Bitkinin sarimsi veya yesilimsi beyaz renkte küçük çiçekleri, olgunlastiginda rengi koyu mora dönen tek tohumlu, etli meyveleri vardir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Bütün Akdeniz çevresi, özellikle nemli bogazlar. Vatani Anadolu'dur.

    Demirhindi:(Tamarindearinde / Tamarinier / Tamarind / Tamarin / Tamarindus indica / Pulpa tamarindorum cruda ) Hindistan ve tropikal bölgelerde yetisen, yayik dalli boyu 20-25 metreye ulasan sicak iklim agacidir. Anayurdunun Habesistan oldugu tahmin edilmekte ise de bugün bütün tropikal bölgelerde yetismektedir. Çiçek açtigi zaman çok güzel bir görünümü oldugundan yetistigi bölgelerde, yol kenarlarina park ve bahçelere dikilir. Çiçekleri sari veya kirmizi renkte olup, dallarin ucunda salkim seklinde bulunurlar. Meyveleri 20 cm civarinda, kahverengi, çok tohumlu olup, olgunlasinca açilmazlar. Gövde kismi tahta isleri ve oymacilikta kullanilir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Güney bölgelerde yetisir.

    Deniz kadayifi: (Alaria esculenta / Carrageen ) Esmer su yosunlarindan bir çesit deniz bitkisidir.

    Deniz üzümü: (Meerträrubchen / Ephédre / Sand Cherry / Sea Grape / Ephedra campylopoda) Dünyanin kurak yerlerinde yetisen bir bitkidir. Yesil ve çok dalli olan sürgünlerinde pul seklinde karsilikli iki yaprak bulunur. Yapraklar terlemeyi azaltmak maksadiyla çok küçülmüs ve pul seklini almistir. Bu sebeple dallar özümleme vazifesini üzerine almis ve yesillenmistir. Bu dallar dügüm ve dügümler arasi kisimlara ayrilmislardir. Ephedralar normal olarak iki evciklidir. Fakat bir evcikli hatta erdisi çiçekli olanlar da vardir. Ephedra cinsinin orta Asya'dan Akdeniz çevresi memleketlerine kadar olan bölgede, Orta Avrupa'da Kuzeybati Amerika, Meksika ve G.Amerika And Daglarinda yetisen 40 kadar türü, memleketimizde yetisen üç türü vardir.

    Ephedra campylopoda (Sarkik denizüzümü): Akdeniz ikliminin bulundugu kiyi bölgelerimizde, mese ve ardiç türleri üzerinde sarilici olarak yetisir. Dallari 1- 4 mm çapinda, silindir seklinde, çiplak, boyuna hafif çizgilidir. Meyveleri ekim ayinda olgunlasan, ates kirmizisi renkli, iki tohumlu, 8- 10 mm çapinda yalanci üzümsü bir meyvedir.

    Ephedra major (Dik denizüzümü, dagburugu): Iç Anadolu'da özellikle tasli ve çakilli yamaçlarda yetisir. 0.3- 2 m boyunda, çali görünüsünde, odunlu bir bitki. Dallar sik, 1- 1.5 mm çapinda, koyu yesil renkli ve çiplaktir. Yapraklar derimsi ve küçük, meyve kirmizi, nâdiren sari renkli, küre seklide ve üzümsüdür.

    Ephedra distachya: Vatani Akdeniz çevresi memleketleridir. Memleketimizde Kars, Kayseri, Çanakkale çevresinde yetismektedir.

    Ephedra sinica: Çin'de 5000 yildan beri taninan ve halk tibbinda kullanilan önemli bir bitkidir. Bu bitki özellikle Güney Çin'de deniz kenarina yakin yerlerde yetisir. Bugün Kuzey-Bati Hindistan ve Bati Pakistan'da yetismektedir. Bitki 60- 90 cm yüksekliktedir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Marmara, Ege, Akdeniz ve Iç Anadolu.

    Dereotu: (Dill / Aneth / Anet / Tereotu / Anethum / Anethum graveolens / Peucedanum graveolens) Nisan-haziran aylari arasinda, sarimtrak renkli çiçekler açan 30- 70 cm boyunda, güzel kokulu, bir senelik otsu bir bitkidir. Dereotu, durakotu olarak da bilinir. Rutubetli, sulak ve gölgeli yerleri sever. Gövdesi dik, dalli, tüysüz, üstü çizgili ve içi bostur. Yapraklar ince ve dar parçali, koyu yesil renkli ve etlidir. Yaprak sapinin alt kisminda gövdeyi saran genis bir yaprakçik bulunur. Alt yapraklari sapli, üst yapraklar sapsizdir. Çiçekler bilesik semsiye durumunda toplanmislardir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Marmara, Ege, Akdeniz bölgelerinde bahçelerde yetistirilir.

    Yetistirilmesi: Dereotu ekilecek yer, ilkbaharda bellenir ve yanmis gübre ile gübrelenir. Hazirlanan yere serpmek sûretiyle tohum ekilir. Bir tahta yardimiyla bastirilarak, tohumlarin toprakla temasi saglanir. Ekilen tohumlar, 3-4 hafta geçtikten sonra çimlenir. Yabanci otlar görüldügü zamanlarda elle yolunarak temizlenir, sulamalar yapilir. Hasadi, yapraklari kesmek suretiyle olur ve yikanip demet hâline getirilerek pazara sevk edilir.

    Devedikeni: (Circium arvense / Chardon / Yabani enginar) Bilesikgillerden, tarlada yetisen 1 metre kadar boyunda bir bitkidir. Ince ve çengelli bir yapiya sahiptir. Yasken güzel koku verir. Kuruyunca kokusunu kaybeder.

    Dolamaotu: (Pronychia serpilifolia) Karanfilgiller familyasindan, yesil ve beyaz renkte küçük çiçekleri bulunan bir bitkidir. Yapraklari beyazimtirak yasil renklidir. Köklerinden faydalanilir.

    Dulaptalotu:(Daphne mezereum) Çiçekleri güzel kokulu olaün bir agaççiktir. Yüksek yerlerde yetisir. Meyveleri kirmizimtirak, yapraklaaçik yesildir. Kabuklari kullanilir.

    Dügünçiçegi:(Hahnenfuss / Rénoncule / Buttercup ranunculus / Giritlalesi / Sekayiklalesi / Turnaayagi / Kurbagaotu / Sütlüceotu) Nisan-temmuz aylari arasinda, ekseriya parlak sari, nâdiren beyaz renkli çiçekler açan bir veya çok senelik otsu bitkilerdir. Çiçekleri ekseriya tek baslarina 5 veya daha çok parçalidirlar. Taç yapraklari genellikle parlak sari renktedir. Yapraklar elsi dilimli veya tam kenarlidir. Memleketimizde 78 türü bulunmaktadir.
     



  5. E

    Ebegümeci: (Hubbaz / Malva silvestris / Feuille de mauve / Mallow) Çiçekleri sifali olan, yapraklari da sebze olarak yenilen, kendi kendine yetisen bir ottur. 20- 70 cm boyundadir. Yapraklari sarmaldir. Mayis-Agustos aylari arasinda çiçek açar. Yaprak ve çiçeklerinde fazla miktarda "müsilaj" vardir. Yaprak ve çiçekleri taze iken kullanilir.


    Eğir otu:
    (Azakyeri / Acarus calamus / Sweet sedge / Hazenbel) Yilanyastigi giller familyasindan, akarsu kiyilari ve batakliklarda yetisen 60- 70 cm boyunda otsu bir bitkidir. Meyveleri yesilimsi, çiçekleri, sihaya yakin erguvani rektedir. Tadi mayhostur.

    Eğrelti otu: (Farn / Farnkraut / Fougére / Fern Nepkrodium filixmas / Dryopteris filis mas / Fougere male / Filicis rhizoma) Bu sinifta bulunan 170 cins, 9000 tür bitki yaklasik olarak dünyanin her tarafina yayilmistir. Türlerinin çogunlugu tropik bölgelerde yetismektedir. Egreltiotlarinin birkaç santimetre büyüklükte olanlardan, agaç sekline kadar çesitleri vardir. Bugün yasayanlarin çogunlugu, çok yillik otsu bitkilerdir. Bunlarin topragin yüzeyine yakin, ona paralel büyüyen sürünücü veya yukari yönelen kökçükleri vardir. Hemen bütün egreltiotlarinda, yapraklar tomurcuktayken içe dogru kivrilmistir. Kartal egreltisi, Venüs saçi, erkek egreltiotu, geyik dili, kaya egreltisi memleketimizde bulunan egrelti çesitleridir. Bu egrelti çesitlerinden erkek egreltiotu tipta kullanilir.

    Erkek Egrelti otu (Dryopteris filixmas): Mutedil bölgelerin rutubetli yerlerinde, orman altlarinda, kayalar arasinda yetisen 50- 70 cm boylarinda, çok senelik, otsu zehirli bir bitkidir. Toprak alti gövdesi 10- 40 cm uzunlugunda olup, dis kismi eski yaprak izleri veya kâideleri ile kaplidir. Alt tarafinda siyah renkli, ince kökler tasir. Ilkbaharda rizom gövdesinin ucundan kendi üzerine sarilmis olan genç yapraklar çikar. Yapraklar gelisince açilir. Yapraklar uzun sapli olup sapin kâidesi siskindir. Yapraklarin alt yüzlerinde spor keseleri vardir. Mutedil bölgelerin rutubetli yerlerinde, orman altlarinda, kayalar arasinda yetisen 50- 70 cm boylarinda, çok senelik, otsu zehirli bir bitkidir. Toprak alti gövdesi 10- 40 cm uzunlugunda olup, dis kismi eski yaprak izleri veya kâideleri ile kaplidir. Alt tarafinda siyah renkli, ince kökler tasir. Ilkbaharda rizom gövdesinin ucundan kendi üzerine sarilmis olan genç yapraklar çikar. Yapraklar gelisince açilir. Yapraklar uzun sapli olup sapin kâidesi siskindir. Yapraklarin alt yüzlerinde spor keseleri vardir.

    Ekmek agaci:
    (Brotfruchtbaum / Bread tree / breadfruit tree / Artocarpus incisia / Jaquier) Kalin gövdeli, 15- 20 m boyunda, büyük meyveli, tek evcikli bir agaçtir. Tropik, Asya adalarinda (Sunda adalarinda) yetisir. Ana vatani da Pasifik adalaridir. Yapraklari küçük ve düz kenarlidir. Ananasa benzeyen meyveleri 1- 2 kg agirlikta olabilir. Yenen kisim, çiçek ekseni ve çiçek örtü yapraklaridir. Münferit meyveler findiksidir. Fakat çekirdek tesekkül etmez. Üremeleri vegetatiftir. Tohumla üreme olmaz. Her mevsimde mahsul verir.

    Enginar: (Artischocke / Artichaut / Artichoke / Cynara scolymus / Cynara / Artichaut cynaria scolymus) Haziran-temmuz aylari arasinda, mavi-mor renkli çiçekler açan, 50- 150 cm boyunda çok senelik otsu bir bitkidir. Killi, kumlu ve rutubetli topraklarda yetistirilir. Gövdeleri dik, kuvvetli, sert ve boyuna olukludur. Yapraklari sapsiz, büyük, uzun-oval ve parçalidir. Çiçekler üst yapraklarin koltugundan çikan, uzun saplarin ucunda büyük basçiklar halinde toplanmistir. Çiçek tablasi etlidir. Hepsi tüp seklinde olan çiçekleri ve bunlarin aralarinda bulunan tüyleri tasir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Marmara ve Ege bölgesinde bahçelerde yetistirilir.

    Ergeçsakali: (Erkeçsakali / Çayirmelikesi / Spirea / Flipendula ulmaria) Gülgillerden, dallari saglam, sert ve kirmizimtirak bir bitkidir. Çiçekleri kar taneleri gibidir ve dallarin ucunda toplanmistir. Yaz aylarinda toplanip kurutulur. Bu bitkinin her yeri kullanilmaktadir.

    Esekkulagi: (Karakafes / Mayasilotu / Aguga raptans / Symphytum/ Consoude) Sigirdiligillerden, çiçekleri beyaz veya menekseye çalan renklerde, yapraklari nester seklinde bir bitkidir. Mart-Temmuz aylari arasinda toplanip kurutulur.
     



  6. F

    Feslegen: (Basilienkraut / Basilic / Sweetbasil / Reyhanotu / Ocimum basilicum ) Haziran-eylül aylari arasinda, pembemsi veya sarimsi-beyaz renkli çiçekler açan, 20- 40 cm yüksekliginde, çok senelik, kuvvetli kokulu, otsu bir bitkidir. Reyhan otu olarak da bilinir. Vatani Iran ve Hindistan'dir. Gövdeleri dik, tüysüz veya hafifçe tüylü, çok dalli ve yapraklidir.Yapraklar karsilikli ve uzunca sapli olup, hos kokuludur. Çiçekler üst yapraklarin koltugunda ekseriya 6 çiçekli durumlar hâlinde toplanmistir.Çanak ve taç yapraklari tüp seklinde ve 2 dudaklidir.Meyveleri oval sekilli, küçük ve parlak siyah renklidir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Yerli degildir. Süs bitkisi olarak yetistirilir.

    Fındık: (Haselnuss / Noisetier / Hazel-tree / Corylus avellana / Cobnut / Noisetier) Kuzey yarimkürenin iliman bölgelerinde yetisen, çalimsi veya alçak boylu, tek evcikli, erkek ve disi çiçek ayri agaçta, ayri yerlerde olan bitkiler. Findigin erkek çiçekleri tirtilsidir. Disi çiçekler ayri agaçta ve tomurcuk hâlinde küçüktür. Genel olarak çiçekler yapraklardan önce açarlar. Yapraklari yuvarlak, oval veya yürek biçiminde, tüylü, yaprak kenarlari dislidir. Disi çiçeklerin çanak yapraklarindan olgunlasan findiklarin toplanmasi temmuz ve agustos aylarindadir. Findik agaci türlere bagli olarak çali formunda oldugu gibi, 15-20 m'ye kadar da boylanir. Kültür çesitlerinin çogu 3- 4 m boyundadirlar. Bununla beraber bazi memleketlerdeki tek gövdeli agaç seklinde yetistirilir. Findiklar, meyvelerin iriliklerine ve sekillerine göre isimlendirilir.

    Yurdumuzda yetistirilen baslica kültür çesitleri; tombul findik, sivri findik, badem findik, kan findigi ve fosa findigidir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Dogu Karadeniz bölgesi (Ordu, Trabzon, Giresun); Zonguldak, Bolu.

    Filiskin: (Yarpuz / Mentha pulegium) Akdeniz bölgesinde yetisen, üzeri tüylü, 10- 15 cm boyunda kuvvetli kokusu olan bir bitkidir. Yapraklari kisa sapli olup, oval seklindedir. Çiçekleri morumsu pembedir. Terkibinde uçucu yag (Pulegon) vardir.

    Frenk maydanozu: (Caerefolium / Chervil / Carfeuil) Maydanozgillerden, itirli bir bitkidir. Birçok çesidi vardir.

    Frenküzümü: (Stachelbeere / Groseille / Currant / Ribes rubrum / Currant / Groseille) Çogunlugu kisin yapragini döken, bâzilari da her zaman yesilligini muhafaza eden bodur çalilardir. Kökleri saçak seklinde olup, fazla derine inmezler. Dallari zayiftir. Her sene dipten yeni sürgünler meydana getirir. Meyveleri küçük salkimlar hâlindedir. Salkimlar üzerinde tâneler yuvarlak ve çok parlak renklidir. Kabuk yari saydam oldugundan, tânenin içerisindeki çekirdek fark olunabilir. Meyveler mayhos ve tatlidir. Frenküzümü mahsûlünü dâima genç sürgünler üzerinde verir (budamada bu hususa dikkat etmelidir). Yapraklari el biçimindedir. Frenküzümü en iyi sekilde mutedil iklimlerde yetisir. Fazla rutûbetli ve fazla kuru topraklari sevmez. Ilkbaharda erken uyandiklari için, dikimi sonbaharda yapmak iyi netice verir. Bahçe zirâatinda frenküzümü, 1,20x1,40 m aralik ve mesâfeyle dikilmelidir. Budanmayan frenk üzümleri iyi mahsul vermezler. Onun için yasli dallari budanir. Genç sürgünleri yerlerinde birakarak iyi bir aralama yapmak gerekir. Köklerden süren piçleri kesip atmali, ortada olanlarindan bir veya iki tânesini birakmalidir. Birakilan bu sürgünler fidani gençlestirir.

    Baslica dört çesit taninmis frenküzümü vardir:

    1) Küçük kirmizi frenküzümü,

    2) Büyük kirmizi frenküzümü,

    3) Siyah frenküzümü,

    4) Sari frenküzümü.

    Bunlardan en makbulü büyük tâneli kirmizi frenküzümüdür. Bu üzüm çesidi tesirlidir ve suyu çoktur. Surup yapmaya elverislidir. Frenküzümlerini iyice olgunlastirdiktan sonra toplamalidir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Hemen hemen bütün bölgelerde.

    Funda: (Süpürgeotu / Erika / Bruyére / Heath / Erica / Galluna vulgaris / Buruyere ) Fundagiller familyasindan, alçak boylu, yaprak dökmeyen 500 kadar çali türünün ortak adi. Türlerinin bâzilari süs bitkisi olarak kullanildigi halde, bâzilari da orman alti zararli florasindandir. Gök funda (Erica cinerea) adli türü, evcil hayvanlar için altlik olarak kullanilir. 1- 3 m boyunda, beyaz renkli güzel kokulu çiçekleri vardir. Erica scoporia isimli özel bir tür olan funda, yesilimsi çiçeklidir. 2- 3 m boylu olup, süpürge yapiminda kullanilir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Trakya, Marmara ile Anadolu'nun hemen bütün sâhil bölgelerinde yetisir.
     



  7. G

    Gelincik: (Mayis-agustos aylari arasinda, kirmizi renkli çiçekler açan, 20- 30 cm boyunda bir veya bâzan çok senelik otsu ve beyaz sütlü bir bitki. Bugday tarlalarinda, ekilmemis yerlerde çok rastlanir. Gövdeleri dik ve tüylüdür. Çiçekler dallarin uçlarinda bulunur. Çanak yapraklari çiçek açma esnâsinda dökülür. Çiçekleri de çabuk dökülür. Meyveleri sarimsi esmer renkli olup, deliklidir ve bu deliklerden tohumlar saçilir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Hemen hemen her yerde yetismektedir.

    Gözlükotu: (Gözotu / Euphraia rostkovina ) Kirlarda kendiliginden yetisen bir çesit bitkidir. Çiçekleri, ufak, beyazimtirak mavi ve kirmizi benekli olup, yapraklarinin ortasindadir. Çiçekleri yaz aylarinda toplanip kurutulur.

    Greyfurt: (Vatani Çin ve Hindistan olan, fakat bugün birçok çesit ve kültür formlariyla bütün subtropikal memleketlerde yetistirilen, yaprak dökmeyen, uçucu yag tasiyan küçük agaçlar. Yapraklari derimsidir.Çiçekler, beyazimsi renkli, meyveleri büyük, toparlak yassi, açik sari renkli, ince kabuklu, bol usârelidir.Meyvelerinin çekirdekli ve çekirdeksiz cinsleri bulunur. Meyve dilimlerinin kabuklari soyulunca acilik kalmaz, rahatlikla yenebilir.Kizmemesi veya altintop gibi isimlerle de taninir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Güney, Güneybati, Kuzeydogu Anadolu'da yetistirilir.

    Gül: (Rosa / Damaszener Rose / Hundsrose / Rose / Damask rose / Dorgrose herbrose / Rosaceae / Rosier) Mayis-haziran aylari arasinda, pembe, beyazimsi, sari, kirmizi renkli çiçekler açan, güzel kokulu çok senelik, çalimsi ve dikenli bir bitki. Gövdeleri silindir biçimli, yesilimsi, esmer renkli, çok dalli ve dallar sik dikenlidir. Dikenlerin uçlari kivrik ve genellikle kirmizi renktedir. Yapraklar sapli ve kulakçikli, 5-7 yaprakçiklidir. Çiçekler dallarinda tek tek veya kümeler hâlinde bulunur. Çanak yapraklari 5 parçali, taç yapraklari ise çok parçalidir. Deniz seviyesinden îtibâren, 3500 m yükseklige kadar, kâfi derecede rutûbetli ve geçirgen topraklarda yetisir. Türkiye'de yabânî olarak yetisen 23 türü bulunmaktadir. Çok eski bir kültür bitkisidir. Mensei kesin olarak bilinmemekle birlikte, çogu gül çesitlerinin menseinin Asya'nin mutedil bölgeleri oldugu kabul edilmektedir.

    Çiçeklerine göre: Yalin kanat, yarim katmerli ve katmerli güller.

    Boylarina göre: Bodur, yüksek ve sarilici güller.

    Çiçeklenme zamanina göre: Yilda bir çiçek açanlar, yilda birden fazla çiçek açanlar ve yediveren güller diye siniflandirilmaktadirlar.

    Isparta gülü (Rosa damascena): Çok eski bir kültür bitkisi oldugu için mensei belli degildir. Halen Isparta çevresinde bol miktarda yetistirilmektedir.

    Isparta veya yag gülü, Isparta çevresinde, 1,5- 2 m aralikla siralar hâlinde ekilmektedir. Üretilmesi çelikle yapilir. Çelikler de kasim ve aralik aylarinda ekilir. Ürün ikinci yildan îtibâren alinmaya baslar. Üçüncü ve dördüncü yaslarda verim en fazladir. Daha sonra bu yasli güller kesilerek gençlestirme yoluna gidilir. Gül bahçelerinden gençlestirme sûretiyle 15-20 sene faydalanilabilir.

    Yabânî gül (Rosa canina): Memleketimizde oldukça yaygin bir gül çesididir. 2- 3 m yüksekliginde, pembe veya beyaz çiçekli bir agaççiktir. Meyveleri parlak kirmizi renktedir. Bu gülün olgun meyvelerini saran, baslangiçta agizi dar bir bardak seklinde olan çiçek ekseni, çiçek tablasi olgunlasinca etlenip, kirmizi bir renk alir. Bu meyvelere “kusburnu” adi verilir. Bilesiminde tanen, pektin, vitamin C, sekerler ve organik asitler vardir. Kabiz edici, idrar söktürücü olarak, böbrek ve safra taslarina karsi, C vitamini yönünden zengin oldugu için de bâzi bölgelerde marmelât yapiminda kullanilir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Anadolu ve Trakya.

    Kullanilan kisimlari: Gülün kullanilan kisimlari çiçegi, çiçeklerinden elde edilen gülyagi ve gülsuyudur. Çiçekler sabahin erken saatlerinden günes dogmadan toplanip gölgede kurutulur. Su buhari ile distilasyona tâbi tutulur. Elde edilen kismin üst tarafinda gül yagi toplanir. Alttaki sulu kisim ise gül suyunu teskil eder. Genellikle 3000- 3500 kg çiçekten, 1 kg gülyagi, 500 kg gül suyu elde edilmektedir.

    Gülhatmi: (Althaea rosa / Hubbaze) Ebegümecigillerden, yapraklari genis ve yuvarlak, çiçekleri büyük ve türlü renklerde olan bir süs bitkisidir.

    Günlük: (Buhur / Boswellia / Styrax / Frankincense / Encens /) Tropik bölgelerde yetisen "Sigala (Amber) Agaci"ndan elde edilen yagdir. Sigala yaginin mart ayindan itibaren sekiz ay süre ile üretimi yapilmaktadir. Bu yag agacin salgi hücrelerinde meydana gelir. Salgi hücreleri bitkide tabii olarak fakat az miktarda bulunmaktadir. Agaçlarda yaralama sonucu balsam meydana gelir ve bu yaralama sirasinda salgi hücrelerinin sayisi da artar. Yaralama kepçe gibi biçaklarla yapilmaktadir. Yara yeri 15-20 günde bir derinlestirilmektedir. 3-4 yaralamadan sonra balsam tesekkül eder. Agacin kabuk kismi, odun kismina kadar siyrilmak süretiyle balsam toplanir. Bir kazanda yarim ile bir saat kaynatilir. Böylece kabuklardan ayrilan balsam, dibe çöker, kabuklar suyun üzerinde kalir. Bu kabuklar yabalarla alinarak bir preste sikilir ve akan balsam ile su havuzlarda toplanir. Bir süre dinlendirilince, balsamin bir kismi dipte, bir kismi suyun üstünde olmak üzere toplanarak sudan ayrilir. Kazanin dibinde kalan balsam ile havuzlarda biriken balsam birlestirilir. Kalan yongalar kurutulduktan sonra “buhur” veya “günlük” adi altinda satilmaktadir.

    Güvercinkökü: (Jatrorrhiza palmata / Racine de colombo) "Jatrorrhiza palmata" Adli bitkinin köküdür. Terkibinde "kolombin" ve "Barberin" denilen maddeler vardir. Tadi acidir.

    Güveyfeneri: (Gelinfeneri / Fenerçiçegi / Gelinotu / Askelmasi / Kis kirazi / Physalis alkakengi / Winter cherry / Lanterne) Patlicangillerden, kireçli topraklarda yetisen bir çesit bitkidir. Çiçekleri pembe-beyaz renklerdedir. Yemisleri kiraz ya da küçük domateslere benzer. C vitamini içerir. Lezzeti acimtiraktir. Meyveleri Eylül-Ekim aylarinda toplanip kurutulur.

    Güzelavratotu: (Belladon / Atropa belladonna / Deadly nightshade) Patlicangillerden, kireçli topraklarda yetisen 180 cm kadar boyunda birkaç sene yasayan nahos kokulu bir bitkidir. Meyveleri kiraz gibi yuvarlak ve siyah renktedir. Çiçekleri boru seklinde, koyu kirmizimsi veya sarimtiraktir. Terkibinde bir çesit zehir olan "Atropin" vardir. Sadece tibbi maksatla kullanilir. Bir hekim tavsiyesi olmadan kesinlikle kullanilmamalidir.
     



  8. H

    Hanımeli: (Geissblatt / Jelängerjelieber / Chevrefeuillie / Honeysuckle / Lonicera caprifolium / Honey-suckle) Mayis ve temmuz aylarinda pembemsi beyazimtrak-sari renkli çiçekler açan, 1- 3 m yükseklikte, tüysüz veya az tüylü tirmanici bir bitkidir. Yapraklar gövde üzerinde karsilikli-çapraz, derimsi, tüysüz ve alt yüzü az tüylüdür. Asagidaki yapraklar kisa sapli ve yumurtamsi sekilde olup, yukardakiler ise gövdeyi saracak sekilde tabanlariyla birlesmis durumdadir. Güzel kokulu olan çiçekler, tepedeki yapraklarin koltugunda, genellikle üç demet hâlinde, oldukça uzun sapli, basçik tipinde çiçek yaparlar. Çiçekler uzun tüpsü ve sarkik dudaklidir. Olgunlukta kirmizi renkli üzümsü meyveler verir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Marmara, Bati ve Güney Anadolu, Karadeniz, Dogu Anadolu.

    Hashas: (Schlafmohn / Poppy / Papaver / Papaveraceae / Papaver somniferum glabrum / Oplum poppy) Yüzyillardan beri ekilmekte olan bir kültür bitkisidir. Hashas ziraatinin ilk defa nerede baslamis oldugu kesin olarak belli degildir. Bâzi yazarlara göre Akdeniz havzasi, Anadolu ve Mezopotamya'dir. Türklerin eski anayurtlari olan Orta Asya'da hashas ziraatini yapmakta olduklari ve göçler ile bu kültürü etrafa yaydiklari düsünülmektedir. Etiler zamaninda Anadolu'da hashas ekimi yapildigi arkeolojik kazilarla ortaya çikmistir. Anadolu birçok cografik ve ekolojik hashas gruplarinin toplandigi bir yerdir. Bu sebeple Anadolu'da çok çesitli hashas gruplarina rastlanir. Memleketimizde yetistirilen hashas iki alt türe ayrilmaktadir:

    1) Papaver somniferum alt tür anatolicum (Körhashas): Bitki 50- 120 cm boyunda, az veya orta dalli, kapsülleri büyük ( 5 cm çapli), kalin kabuklu, konik, yuvarlak, olgunlasinca delikleri açilmayan türdür.

    Bu alt türün de beyaz ve mor çiçekli olan varyeteleri (çesit) vardir.

    Varyete albescens (Akhashas): Çiçekler saf beyaz, tohumlar beyaz veya devetüyü renklidir. Ekilmekte olan hashaslarin % 60-70'ini bu varyete teskil etmektedir. Bilhassa soft bölgede (Amasya, Tokat, Çorum, Malatya) ekilmektedir.

    Varyete violascens (Karahashas, Gökhashas): Çiçekler açik veya koyu mor, tohumlar gri veya kahverengidir. Yukaridaki varyeteye göre daha az ve genellikle onunla birlikte ekilmektedir.

    2) Papaver somniferum alttür spontaneum (Açikhashas):

    Bitki 60- 100 cm boyunda, kapsülleri küçük ( 2,5 cm çapli), çok ve nadiren orta dalli, ince kabuklu olup olgunlasinca kapsül meyvede delikler açilir. Bu alt türün de varyeteleri vardir. Ekimi körhashas alt türünün varyetelerine göre az olmakla beraber Bilecik, Kütahya, Usak, Afyon, Burdur, Isparta, Denizli ve hashas zirâati yapilan hemen her mintikada bulunur. Varyete violaceum'un çiçekleri açik mordan koyu mora kadar degisen renkli, dip kisimlari koyu mor renklidir. Tohumlar mavimsi-gri veya kahverengidir. Anadolu'da açik hashasin ençok rastlanan varyetesidir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Anadolu.

    Hatmi: (Apothekerstockmalve / Guimauwe / Marshmallow / Althaea officinalis) Temmuz-agustos aylarinda, pembemsi-beyaz renkli çiçekler açan, 50- 150 cm yüksekliginde, çok senelik, otsu ve tibbî bir bitkidir. Sulak çayirlar ve dere kenarlarinda bulunur. Gövdeleri dik ve tüylüdür. Yapraklari sapli ve çok tüylüdür. Çiçekler, dallarin ucundaki yapraklarin koltugunda tek tek veya gruplar hâlinde bulunur.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Akdeniz bölgesi.

    Gül hatmi (Althaea rosea): 1- 2 m yüksekliginde, beyaz, sari-kirmizi ve siyahimsi- kirmizi renkli çok senelik bir bitkidir. Meyvelerinin üzeri tüylüdür. Süs bitkisi olarak yetistirilir. Diger hatmi gibi kullanilir.

    Killi hatmi (Althaeae hirsuta): 10- 40 cm yüksekliginde, dik ve tüylü, eflatun renginde çiçekleri olan bir bitkidir. Tibbî hatmi gibi kullanilir.

    Havlican: (Galgant / Alpinia / Galingale / Alpinia officinarum) Bir çenekliler sinifinin Zencefilgiller familyasindan güzel çiçekli, itirli, çok yillik, otsu bitkidir. Diger ismi galangal veya Çin zencefilidir. Toprak üstü saplari çok fazla dallanmis rizomlardan (kök saplarindan) çikar, ilâve saplari da olabilir. Bir metreden fazla yüksekligi vardir. Kirmizi çizgili, çiçekleri beyaz yapraklari bulunur. Havlican çok cazip çiçeklerinin ve kokusunun güzelligi sebebiyle aranan bir bitkidir.

    Havuç: (Mohrrübe / Carotte / Carrot / Daucus corota ) Kökleri sebze olarak yenen iki yillik bir kültür bitkisidir. Havucun vatani Orta Avrupa'dir. Yabânî olarak Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya'da rastlanir. Memleketimizde de rastlanmaktaysa da kültür havucu özelliginde degildir. Bitki 1- 1,5 m kadar boylarinda, az dalli, parçali yapraklidir. Çiçekleri yazin açan küçük, beyazimsi renkli semsiye durumunda toplanmislardir. Elverisli topraklarda ana kök bir metre kadar derine inebilmektedir. Havucun kazik seklindeki etli kökleri kültür sâyesinde meydana gelmistir. Havucun açik sari-turuncu renkteki dis kismi kabuk kismidir. Kök meyveleri farkli türleri sebebiyle çesitli sekil ve büyüklüktedir. Koyu sarimsi-turuncu renkte olan iç kismi odun dokusuna tekâbül etmekle birlikte genellikle parankimatik hücrelerden yapilmistir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Dogu Anadolu hâriç bütün Anadolu.

    Hayit: (Ayit / Vitex agnus-castus / Agnus castus / Petit poivre) Mineçiçegigiller familyasindan, Bati ve Güney Anadolu'da yasayan bir agaççiktir. Temmuz aylarinda mor renkli çiçekleri açar. Dallari ve yapraklarinda, uçucu ve sabit yag, tanen, sineol, sekerler, kristalize maddeler ve glikozit vardir.

    Helvacıkabagı: (Kestanekabagi / Cucubirta maxima / Winter squesh / Potiron) Gövdeleri silindir biçiminde, yapraklari böbrek seklinde ve tüylüdür. Meyveleri basik küremsi, sapli, ince kabukludur. Pisirildiginde kabuklari yumusar ve zar gibi soyulur. Kirmizi etli kisminda sekerli ve nisastali maddeler vardir. Yemegi ve tatlisi yapilir.

    Hiyarsenbe: (Hind hiyari / Hiyarsember / Casse / Cassia fistula) Baklagilerden, "Leguminoseae" denilen bir agacin meyveleridir. Dogu Hind, antil ve Brezilya'da yetisir. Meyvesi silindirik ve siyahtir. Terkibinde, seker, pektin, zamk, tanen ve esans vardir.

    Kullanildigi yerler: Kabizligi önler. Fazlasi müshildir.

    Hodan:(Borretsch / Gurkenkraut / Bourrache / Borrego officinalis / Borage) Mayis-eylül aylari arasinda mavi renkte çiçek açan, sert tüylü, 15- 60 cm yüksekliginde, bir yillik otsu bir bitkidir. Sigirdili olarak da bilinir. Daha çok rutubetli yerleri sever. Yapraklari burusuk, sert tüylü, oval sekilli, alttakiler sapli, üstekiler sapsizdir. Çiçekler uzun saplidir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Marmara, Kuzey ve Bati Anadolu.

    Hurma: (Dattelpalme / Dattier / Date palm / Phoneix dactyfera / Datte) Insanoglunun yetistirdigi en eski bitki çesitlerinden biridir. Bâbil'in en eski yerlileri Sümerler hurmayi en azindan 5000 sene önce ilk defâ yetistirmislerdir. Kuzey Afrika ve Orta Dogu bölgelerinin ekonomisinde çok eskiden beri büyük bir rol oynar. Amerika'ya Ispanyollar tarafindan 19. yüzyilin baslarinda getirilmis ve Meksika civârinda yetistirilmistir. Ilk defâ Basra Körfezinde yetistirildigi tahmin edilen hurma bitkisi yaklasik 18- 24 m boyundadir. Yapraklarinin bir kismi yere dogru sarkar ve bir kismi da yukari dogrudur. Yapraklarinin uzunluklari 6 m civârindadir. Gövdeleri diktir. Tabanindan birçok sürgün verir. Yelpâze olan yapraklarinin büyükleri tepede toplanmistir. Çiçekleri ekseriyâ tek cinslidir. Basak tipindeki çiçekleri “spata” adi verilen büyük yapraklarla çevrelenmistir. Gövdesinde yapraklar genellikle toplu olarak bulunur. Küçük sari çiçekleri toplu hâlde açarlar. Farkli cinsiyetli çiçekler ayri agaçlarda yetisir. Disi çiçekler zamanla tek tohumlu meyvelere dönüsürler. Meyveleri sarimsi kahve renkli, dis kabuk sarimsidir. Orta kisim etli ve seker bakimindan zengindir. Tohum silindirik, sert ve bir yüzü boyuncaderin olukludur.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Memleketimizde Phoenix dectylifera türü örnekleri azdir. Buna karsilik Phoenix canariensis daha çok yetistirilmektedir. Gövde tabaninda sürgünler vermesi ve tohumlarin daha kisa ve siskin olusu ile ayirt edilir. Bati ve Güney Anadolu ve Akdeniz bölgesinde yetistirilmektedir. Memleketimizde yetisenlerin hurma meyvelerinin gidâ bakimindan önemi yoktur, daha çok gölge verici olarak kullanilir.

    Hünnap: ( (Jujube / Jujubier / Jujube / Çigde / Zizyphus juiba / Zizyphus vulgaris / Chinese date / Jujuba) Nisan-mayis aylari arasinda, sari renkli çiçekler açan, hos kokulu, 4- 5 m yüksekliginde dikenli bir agacin, kirmizi kabuklu, sert çekirdekli, iri zeytin biçiminde ve büyüklügünde bir yemisidir. En dis çeperi derimsi ve ince, pulpasi (yumusak kisim) sari renkli ve tatli lezzetlidir Ünnap da denilir. Bahçelerde yetistirildigi gibi yabânî olarak da bulunur. Asil vatani Suriye'dir. Agacinin gövdeleri silindir biçiminde, esmer kabuklu, çok dallidir.Yapraklar karsilikli 2 sira hâlinde, kisa sapli, diken seklinde 2 küçük yaprakçiklidir.Çiçekler 3-6 tânesi bir arada ve oldukça küçüktür.Çanak yapraklari 5 parçali ve yesil renklidir. Taç yapraklari sari renkli, kivrik olup 5 parçalidir.

    Türkiye'de yetistigi yerler:Yerli degildir. Marmara, Bati ve Güney Anadolu'da yetistirilir.

    Hüsnüyusuf:(Guguçiçegi / Dianthus barbatus / Iychinide / Bunch pink / Yalinkat karanfil) Karanfilgiller familyasindan bir çesit süs bitkisidir.
     



  9. I

    Ihlamur: (Linde / Tilleul / Linden tree / Linder tree / Tilia / Tilia silvestris / Linden) Haziran-agustos aylari arasinda beyazimsi-sari renkli, hos kokulu çiçekler açan, yüksek boylu agaçtir. Genellikle ormanlarda tabiî olarak bulunursa da, süs agaci olarak park ve bahçelerde de yetistirilmektedir. Yapraklari sapli, ucu sivri, kenarlari disli, taban kisimlari kalp biçiminde, üst yüzü yesil, alt yüzü beyazimsi yesil ve tüylüdür. Çiçekler, en az üçü bir arada olmak üzere sarkik durumlar teskil eder. Çiçek örtüsü kayik seklinde, sarimsi-yesil renktedir. Meyveleri küre sekilli ve tek tohumludur.Ihlamur agaci filizden iyi büyür. Azami bir sene yasar.

    Ihlamurun, kis ihlamuru (T. cordata), yaz ihlamuru (T. platyphyllos), kirmizi ihlamur (T. rubra) ve gümüsî ihlamur (T. tomentosa) gibi türleri bulunmaktadir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Marmara ve Karadeniz bölgesi.

    Isırgan: (Brennessel / Ortie / Nettle / Urtica membranacca / Urtica urenus / Urtica diocia) Mayis-agustos aylari arasinda çiçek açan, 20- 100 cm boyunda, virânelik, yol kenarlari ve duvar diplerinde bulunan bir senelik tek evcikli otsu bir bitkidir.Gövdeleri dik, 4 kösemsi, basit veya tabandan îtibâren dallanmistir. Üzerinde yakici tüyleri bulunur.Yapraklar sapli, oval sekilli ve disli kenarli, üst tarafi koyu yesil renkli ve parlak olup, yakici tüylerle kaplidir. Erkek ve disi çiçekler bir arada olmak üzere yapraklarin koltugunda uzunca sapli küçük durumlar teskil ederler.Çiçek örtüsü 4 parçalidir.Meyveleri esmer renkte ve findiksidir.Tohum, yag ihtiva eden bir besi dokuya sahiptir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Hemen hemen bütün Anadolu.

    Ispanak: (Spinat / Spinach / Spinacia oleracea) Kis sebzesi olarak yetistirilen, iki evcikli, kazik köklü, otsu bir bitkidir. Mutedil, serin rutubetli havalardan hoslanir. -5 dereceden sonra zarar görmeye baslar. Kurak ve sicaklik ise yapraklarini sertlestirip tohuma kalkmasini tesvik eder. Bu sebeble ziraati sonbahar ile ilkbahar arasinda yapilir. Bir sap üzerinde salkim durumunda sarimsi renkte çiçekler açar. Çiçeklerin taç yapraklari yoktur. Erkek ve disi çiçekler ayri ayri bitkilerde bulunur. Sâyet ispanak zamaninda toplanmazsa tohuma kaçar ve kartlasir. Memleketimizde sonbaharda ekimi yapilir. Iki-üç ay içerisinde ürün alinir. Kumlu-killi ve gübreli topraklarda iyi ürün alinabilir. Dikenli ve dikensiz tohumlu iki çesidi vardir.

    Dikenli ispanak: Tohumlari köseli ve dikenli, yapraklari yirtmaçli, uçlari ise mizrak gibidir. Kisa dayanikli (-8, -10 dereceye dayanir), lezzetlidir.

    Dikensiz ispanak: Tohumlari dikensiz, yuvarlakça, yapraklari genis ve yirtmaçsiz ince naziktir. En fazla ekilen bu çesittir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Sebze olarak heryerde yetistirilir. Anavatani Kafkasya ve Afganistan'dir.


    Itır: (Çobanignesi / Turnagagasi / Pelargonium odoratissimum / Geranium) Sardunyagillerden, yapraklari güzel kokulu, çiçekleri türlü renklerde bir süs bitkisidir. Kumlu topraklarda yetisir. Yesil kisimlari tüylü ve oyalidir. Çogunun çiçekleri pembe veya beyaz renktedir. Losyon yapiminda kullanilir.
     



  10. K

    Kabak: (Küerbis / Courge / Gourd / Cucurbita / ) Bir yillik, sürünücü otsu bir bitki. Gövdeleri tüylü sürünücü olup, silindir biçimindedir. Kökleri uzun ve ig seklindedir. Yapraklar tüylü, büyük, böbrek veya kalp seklinde, bes parçali, uzun saplidir. Çiçekler tek eseylidir. Erkek çiçekler sarimsi renkte büyük, disi çiçekler daha küçüktür. Meyveleri çesidine göre küremsi, silindir veya yumurtamsi sekillerde ve saplidir. Meyve kabugu ince veya kalin, yumusak veya serttir. Meyveleri çok tohumludur. Kabak, bir sicak ve mutedil bölge bitkisidir. Memleketimizde birçok kabak türü ve bunlarin varyeteleri ekilmektedir. Bilhassa sakiz kabagi (Cucurbita pepo) ve kestane kabagi (C. maxima) veya helvaci kabagi önemli olup tibbî olarak da kullanilmaktadir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Memleketimizde kültür olarak yetistirilir.

    Sakiz kabagi (C. pepo): Gövdeleri boyunca keskin çizgili, yapraklari bes sivri parçalidir. Meyveleri silindir veya yumurtamsi olup, kalin ve sert kabukludur. Beyaz etli, makbul bir kabaktir. 20- 30 cm kadar uzunluktadir.

    Kestane kabagi-Helvaci kabagi (C. maxima): Gövdeleri silindir biçiminde, yapraklari böbrek seklinde ve tüylüdür. Meyveleri basik küremsi, sapli, ince kabukludur. Pisirildiginde kabuklari yumusar ve zar gibi soyulur. Kirmizi etli kisminda sekerli ve nisastali maddeler vardir. Yemegi ve tatlisi yapilir.

    Diger kabak çesitleri sunlardir:

    Bal kabagi: Kestane kabaginin bir cinsidir. Eti saridir.

    Lif kabagi (Luffa cylindrica): Meyvelerinin iletim demetleri sik bir ag teskil eder. Bu sebeke, meyve soyulup kurutulduktan sonra, sünger gibi kullanilir.

    Su kabagi (Lagerneria vulgaris): Meyvelerinin yarisi siskin, yarisi dardir. Bu sebepten su kabi olarak veya ortadan boyuna kesilip kurutulduktan sonra masrapa seklinde kullanilmaktadir.

    Dikenli kabak (Sechium edule): Vatani Orta Amerika olan, memleketimizin güney bölgesinde yetistirilen çok yillik bir bitkidir. Meyveleri etli ve büyük bir armut seklinde, bes dilimlidir. Içinde bir büyük tohum vardir. Meyveleri pisirildikten sonra sebze olarak yenir.

    Kabakkulakotu: (Lohusaotu / Venüsçiçegi / Aristolochia) Ikiçeneklilerden, 70- 80 cm boyunda, ince sapli tirmanici bir bitkidir. Çiçekleri koyukahverengidir. Kötü bir kokusu vardir.

    Kafur: (Kafur / Camphree / Camphora) Tabiatta birçok bitkide bulunur. Tipta kullanilan kafuru, "Cinnamomum camphorea" agacinin odunu, su buhariyla distile edilerek elde edilir. Kafuru, renksiz, seffaf, billuri yapili gevrek parçalardir. Kokusu hususi ve keskin, lezzeti sonradan serinlik veren, aci ve yakicidir. 204 santigrat derecede kaynar. Oda sicakliginda uçar. Suda çok az erir. Alkol, eter ve kloroform benzeri maddelerde daha çok erir.

    Kahkahaçiçegi: (Sahilkahkahasi / Çitsarmasigi / Gündüzsafasi / Convolvulus persicum / Liseron / Bindweed) Çitsarmasigigiller familyasindan, uçlari mavi çizgili beyaz çiçekler açan bir çesit sarmasiktir.

    Kahve: (Coffea / Kaffee / Café / Coffee ) Vatani Afrika olan fakat bugün tropikal bölgelerde yetistirilen küçük boylu agaç ve agaççiklar. Kisin yapraklarini dökmez, çiçekleri beyaz, meyveleri 1-2 tohumlu olup kirmizidir. Yabânî olarak yetisen kahve agaçlarinin boylari 5- 7 m oldugu hâlde kültür olarak yetistirilenlerin boylari 2-3 metreyi geçmez. Kahve agaçlarinin en iyisi Arabistan'da yetisenidir. Kahve, insanlar tarafindan ilk olarak Habesistan'da 3. yüzyilda yetistirilmeye ve kullanilmaya baslanmistir. On sekizinci yüzyilda Mekke'ye hacca giden Habesistanlilar, kahveyi Arabistan'a ve bütün Müslüman âlemine tanitmislardir. Böylece Müslümanlar tarafindan bilinen ve kullanilan kahve, Osmanlilar zamâninda Avrupa'da görevli elçiler yoluyla önce Venedik, Ingiltere, Fransa'ya daha sonra da, bütün bati devletlerine tanitilmistir. Kahve, en çok Habesistan, Libya, Brezilya, Meksika, Hindistan, Arabistan ve Orta Amerika'da yetistirilir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Tabiî olarak yetismez. Kültürü yer yer yapilir.

    Kahvenin içimi: Kahvenin içecek olarak hazirlanmasinda her memleketin kendine göre usûlleri vardir.Memleketimizde “Türk kahvesi” veya “alaturka kahve” diye meshur olan kahve söyle hazirlanir:

    Tâze olarak kavrulmus ve çekilmis kahve kullanilir.Türk kahvesinde en önemli özellik bol köpüklü olmasi ve cezvelerde pisirilmesidir. Cezveye önce kahve ve istege göre (az-orta-sekerli) seker konulur. Sonra soguk su ilâve edilir, iyice karistirilip kaynatilir, köpügü tasmadan fincanlara servisi yapilir.

    Alafranga veya memleketimizde neskafe olarak bilinen kahveler ise, birtakim islemlerden geçirilir. Iri veya ince çekilmis kahve tânelerinin üzerinden kaynar su geçirilir. Sonradan içersine süt, krema gibi bâzi maddeler ilâve edilir. Suyu uçurulur. Ticârette kavanozlar içerisinde toz olarak, piyasaya sevk edilir. Içilirken de üzerine sicak su, süt, seker ilâve edilerek içilebilir. Kahve ihtiyaçtan fazla alinirsa insanda uykusuzluk, çarpinti, asiri decede sinirlilik meydana getirir.

    Kakao: (Kakaobaum / Cacaoyer / Cacao tree / Hindbademi / Theobroma cacao) Vatani tropik Amerika ve Bati Afrika olan, kavliflor bir bitki. (Çiçeklerin yasli dal ve gövdelerden çikmasi olayina kavliflor denir.) Kakao, theobroma denilen bir bitki türünün kurutulmus tohumlaridir.Kahve gibi içilmede kullanilir. 10- 15 m boyunda bir agaçtir. Çiçek ve meyveler ana gövde üzerinde bulunur. Bitkinin ancak 5-6 yasindan sonra meyvelerinden istifâde edilir. Meyveler kavun seklinde, küçük bir hiyar büyüklügünde ucu sivri, tâzeyken limon sarisi-kirmizi renkte, kuruduktan sonra daha koyu olan ve açilmayan bir kapsüldür. Meyveleri çok tohumludur. Beyaz veya açik mor renkteki ve bâdem seklindeki tohumlari kakao tânelerini teskil eder. Meyveler içerisinden çikarilan kakao tohumlari ya hemen veya bir süre fermantasyona terk edildikten sonra kurutulur. Fermantasyon sonucu aci lezzet kaybolur ve aromatik bir koku meydana gelir. 50 meyveden takriben bir kg, tohum elde edilir. Tâneler kavrulur, kizilimsi kahverengi un hâline getirilir ve yagi çikarilir. Yag çiktiktan sonra katilasan kakao, yeniden ögütülerek çok ince toz hâline getirilir ki, bu toz, kakao tozunu teskil eder.

    Kakule: (Kardamom / Ingver / Cardamome / Cardamom / Elettaria cardamomum ) Bati ve Güney Hindistan, Güneydogu Asya'nin sicak bölgelerinde yetisir. 4- 5 m boyunda, büyük yaprakli çok yillik bir bitkidir. Özellikle Güney Hindistan'in bataklik ormanlarinda yabânî olarak yetisir. Kakulenin meyveleri 1- 2 cm uzunlukta, sarimsi yesil ve kirli beyazimsi renktedir. Tohumlari mercimek seklinde ve büyüklügünde, kirmizimsi esmer renkte olup, keskin kokuludur. Kakule yetistigi yere göre isim alir. Seyhan kakulesi, Malabar kakulesi, Siyam kakulesi gibi

    Kanaryaotu: (Kreuzkraut / Seneçon / Groundsel / Senecio) Senenin çogunu çiçekli olarak geçiren, yol kenarlari ve bahçelerde görülen, 10- 60 cm yüksekliginde, bir veya iki yillik otsu bir bitki. Gövdeleri dik, dali, tüylü veya tüysüz, seyrek yapraklidir. Yapraklar derin parçali lobludur. Çiçekler küçük silindir seklindeki kapitilum adi verilen basçiklarda toplanmistir. Çiçeklerin hepsi tüp seklinde ve sari renklidir. Meyveleri siyahimsi renkli ve üzeri kisa ve sik tüylerle kaplidir. Otuz kadar türü vardir.

    Kantaron: (Sarı kantaron , binbirdelik otu , kan otu , kılıç otu , koyunkıran, mayasıl otu , yara otu , Tausendguedenkrauf / Centaurée / Centaury / Erythraea centaurium / Kantariyyon / Erythroea / Gentiana lutea) Haziran, eylül aylari arasinda pembemsi, beyaz renkli çiçekler açan, nemli çayir ve orman kenarlarinda rastlanan 15- 50 cm boyunda, iki yillik otsu bir bitki. Küçük kantaron veya kirmizi kantaron olarak da bilinir. Bitkinin gövdeleri tüysüz ve diktir. Yapraklar sapsiz ve karsilikli, oval sekilli ve uçlari sivridir. Pembemsi çiçekler dallarin ucunda durumlar yapar ve çiçekler genellikle saplidir. Çiçekler bes sivri disli ve tüpsüdür. Meyveleri silindir seklinde bir kapsüldür. Çok fazla sarimsi-esmer renkli tohumlari vardir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Trakya ve Anadolu.

    Karabasotu: (Lavandula stoechas / French lavander / Lavande) Ballibabagiller familyasindan, bir veya çok yillik otsu bir bitkidir. Ezildigi zaman çok kuvvetli ve hos olmayan bir koku çikartir. Çiçekleri mavi veya menekse rengindedir. Bir türünden, "Karabas yagi" denilen bir yag çikartilir. Yurdumuzda alçak maki gruplariyla birlikte yetisir.

    Karamuk:(Agrostemma githago / Corn-cockle / ) Karanfilgiller familyasindan, yurdumuzda hububat yetistirilen tarlalarda görülen, çogu zaman bugdayla karisik olan biten, 30- 100 cm yüksekliginde, tohumlari zehirli bir bitkidir. Üzeri tüycüklerle kaplidir. Çiçekleri büyük ve güzel, morumsu pembe ve ender olarak da beyazdir.

    Kardeskani: ( (Ejderkani / Ejderagaci / Drecaena dreco / Sanguis draconis) Birçenekliler sinifinin, zambakgiller familyasindan, Kanarya adalarinda yetisen bir agaç ya da agaççiktir. Gövdesi kalindir. Yapraklari sert ve kiliç seklindedir. Dallarinin ucunda demet seklinde toplanmistir. Yasli gövdelerden, boyacilikta kullanilan reçinemsi kirmizimtirak bir öz su akar.

    Karnabahar:(Blumenkohl / Chou-fleur / Cauliflower / Karnabit / Brassica oleracea var / Bortytis / Cauliflower) Lahananin bir çesidi. Lahanada yapraklar sebze olarak kullanildigi halde, karnabaharda yenilen kisim genç çiçek tomurcuklari ile çiçek durumu eksenidir. Karnabahar beyaz renkte bir sebzedir. Bunun sebebi de çiçek durumunun büyük örtü yapraklari ile kapali kalmasindandir. Fosfor ve vitamin bakimindan zengindir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Ege, Akdeniz, Marmara bölgelerinde sebze olarak yetistirilir.
     



  11. Karpuz: (Harbuz / Citrullus vulgaris / Watermelon / Pasteque / Wassermelone) Pulpasi sulu ve lezzetli olan ve memleketimizde meyve olarak çok yetistirilen, alaca yesil, sert kabuklu büyük meyveler veren, bir yillik otsu bir bitkidir. Daha çok Akdeniz bölgesi ülkelerinde yetisen bir bitkidir. Anavatani Afrika'dir. Eski Misirlilar zamaninda karpuzun yetistirildigi tesbit edilmistir. Karpuz, mutedil iklimlerden hoslanir, kumlu-killi, derin ve serin topraklari sever. Olgun karpuzlar tin-tin eder, kurumus sapi kolayca kopar, agirlikça hafiftir. Karpuzlar renk, sekil ve yetistigi yere göre isim alirlar:

    1. Yeni dünyâ karpuzu: Marmara bölgesinde çok ekilir. Açik yesil renkte ince kabuklu, koyu kirmizi, gevrek, tatli ve etlidir. Çekirdekleri beyaz ve küçüktür.

    2. Alacali karpuz: Açik yesil kabuk üzerinde muntazam koyu lekeler vardir. Kabugu gevrektir. Eti pembe kirmizi, çekirdekleri siyahtir.

    3. Kara karpuz: Kalin, koyu yesil kabuklu, çok sekerli ve lezzetli, etinin orta kismi buzlu gibi görüldügünden karabuz karpuzu da denir. Çekirdekleri küçük ve kirmizi renklidir. Siyah olanlari da vardir.

    4. Gülle karpuzu: Geç yetisen, kislik bir çesittir. Koyu yesil renkte ve gülle seklindedir.

    5. Vasinkton karpuzu: Erken yetisen tatli, kabugu ince bir karpuz çesidi.

    6. Diyarbakir karpuzu: Alaca yesil, çok kalin kabuklu, yuvarlak ve söbü biçiminde, ortalama 20- 30 kg gelebilen iriliktedir. 50- 60 kg gelenleri de vardir. Fazla sekerli sayilmaz, eti de posalidir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Hemen hemen her yerde.

    Kasıkotu: (Fitikotu / Dagçayi / Kizilyaprak / Koyunotu /Herniaria glabra / Agrimonia eupatorium) Karanfilgiller familyasindan, Avrupa, asya ve yurdumuzun çesitli bölgelerinde yetisen, bir veya çok yillik bitkilerdir. Yapraklari küçük ve kümeler halindedir. Hekimlikte topragin üstünde kalan kisimlari kullanilir.

    Kasımpatı:(Chrysanthemun / Chrysantheme / Chrysanthème / Chrysanthemum / Krizantem / Margarit) Vatani Çin, Japonya olan park ve bahçelerde yetistirilen güzel çiçekleri olan süs bitkileri. Sonbahardan kisa kadar çiçek açar. Saridan kirmiziya kadar çesitli renklerde iri ve katmerli çiçekleri vardir. Büyüklükleri ve sekilleri türlerine göre farklidir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Ege, Akdeniz, Marmara bölgesi.

    Kasu: (Cacho / Catechu / Cachou / Katechusaft) Kasu Akasyasi (Acacia catechu) nin odunundan elde edilen bir maddedir. Kahverengi, kokusuz bir kütledir. Soguk suda kismen, sicak suda ve alkolde tamamen çözülür.

    Katırtırnagı:(Geniste luncea / Spartium / Genet) Baklagiller familyasindan, dik duran çali halinde, her zaman yesil olan, odunsu bir bitkidir. Genç sürgünleri narin yapilidir. Üzerinde çok sayida yaprak bulunur, ya da yapraksizdir. Çiçekleri saridir.

    Kavun:(Zuckermelone / Melon / Muskmelon / Cucumis melo) Ilkbaharda küçük sari çiçekler açan, yillik, sürünücü, otsu bir yaz meyvesidir. Sülükleri dallanmistir. Yapraklari kalp ve böbrek seklinde, 3-5 loblu, büyük ve tüylüdür. Çiçekleri, bir eseyli ve bir evcikli olup yapraklarin koltugundan çikarlar. Meyveleri çesitli sekil ve renklerde (genellikle sari) dir. Çekirdekleri uzun, elipsoidik veya oval sekildedir. Kavunun ana yurdu Orta Asya'dir. Dünyânin tropik ve iliman bölgelerinde kültür olarak zirâati yapilmaktadir. Dünyâca meshur kantalup kavununun esas vatani Van ve Diyarbakir bölgesidir. Ancak 16. yüzyilda Italya'da görülmüs olan bu kavun çesidi Roma yakinindaki Cantalupa'da yetistirildigi için batida “kantalup” kavunu olarak anilmaktadir. Avrupa'da en çok tutulan bir kavundur. Memleketimizde de bir hayli kavun çesidinin zirâati yapilmaktadir. Trakya ve Istanbul bölgesinde yetistirilen “topatan” kavunu, ince ve sari kabuklu olup dayaniksizdir. Bu bölgede yetistirilen “çitli” denilen kavun kisa dayaniklidir. Ege bölgesinde bilhassa Manisa ve havâlisinde “kirkagaç” kavunu zirâati oldukça yaygindir. Dayanikli ve çok leziz olan bu kavunlar ayni zamanda ihraç da edilebilmektedir. Kirkaagaç kavunundan üretilen çesitleri “hasanbey, altinbas, dilimli ve hallaç” gibi mahallî isimler almaktadir. Olgunlasmadan koparilan kavuna “kelek” adi verilmektedir. Daha çok tursu yapiminda faydalanilir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Türkiye'nin hemen hemen her yerinde kültür olarak yetistirilir.

    Kayarkorugu: (Kulakotu / Saksigüzeli / Naserotu / Sempervivum / Joubarde) Damkorugugiller familyasindan, etli yaprakli, odunsu veya otsu bir bitkidir. Çiçekleri salkim biçimindedir. Yesil kisimlari acidir.

    Kayıskıran:(Esekotu / Seytantaburesi / Ononis spinosa / Restharrow / Burgrane / Arrete-boeuf) Baklagiller familyasindan, bos arazilerde ve kurak yerlerde yetisen, 30- 60 cm yüksekliginde çok yillik dikenli bir bitkidir. Yapraklari kisa saplidir. Çiçekleri mepbe, meyveleri küçüktür. Köklerinde, (Radix Ononidis); tanen, sakkaroz, zamk, uçucu ve sabit yag, spinosin ve ononin vardir. Kökleri kullanilir.

    Kayın Agacı: (Akgürgen / Kizilagaç / Fagus / Beech / Hetre / Buche / Hêtre / Beech) Kisin yapragini döken çiçekleri bir cinsli orman agaçlari. Yapraklarinin kenarlari girintili, ince tüylü ve uçlari sivridir. Çiçek durumlari kedicik seklindedir. Meyvelerinin dip kisimlarinda kupula adi verilen kadeh seklinde bir çanak bulunur.

    Gölgede yetisen agaçlardandir. Kökleri orta derinlige kadar iner. Azamî 700-800 sene yasayabilir. Sah ve filizden büyüyebilir. Kayin agacinin gövdesi ince, çatlaksiz ve kirçil renkli bir kabukla sarilmis silindir biçimindedir.

    Kayin agacinin 10 kadar türü vardir. Memleketimizde Dogu kayini(Fagus orientalis) yayilmistir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Marmara, Ege, Karadeniz bölgesi.

    Kayısı: (Aprikosenbaum (m), Fr. Abricotier (m), Ing. Apricot tree) Mensei Çin olarak bilinen, 2- 10 m yüksekliginde, dikensi ve tüysüz bir agaç. Yapraklar uzunca ve mizraksi, kenarlari disli, ucu sivri veya küttür. Çiçekler beyaz veya pembe renkli olup, yapraklardan daha önce meydana gelirler. Meyvelerin üzeri tüylü olup, sarimsi-turuncu renkte eriksidir. Zerdali olarak da bilinir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Malatya, Erzincan, Bursa, Amasya, Çorum, Nigde, Kayseri.

    Baslica kayisi çesitleri sunlardir: Sekerpare, Turfanda, Imrahor, Sam, Kurukabuk, Çöloglu vs.

    Kaynanadili: (Kaktüs / Opuntia / Cactus / Cactus opuntia) Atlasçiçegigiller familyasindan bir çesit bitkidir. En önemli türü Hind inciri (Opuntia leucotricha) dir. "Nopal zamki" elde edilir.

    Kazayagı: (Kenopodyum / Chenopodium anthelminthicum) Ispanakgiller familyasindan, yapraklari kaz ayagina benzer, Kuzey Amerikanin Dogu bölgelerinde ve ülkemizde de Akdeniz bölgesinde görülen kokulu bir bitkidir. Toprak üstündeki kisimlarindan, su buhari distilasyonu ile elde edilen uçucu yaga (Oleum chenopodili) "Kazayagi esansi" denilir.

    Kebabe:(Kübbabe / Helile / Hindistanerigi / Kebabiyye / Kuyruklubiber / Cubbebe / Cubeb / Cubebae fructus / Piper cubeba) Cava, Sumatra ve Borneo'da yetisen Piperaceae'nin kurumus meyvesidir.
     



  12. Kebere otu: (Gebreotu / Kedi tirnagi / Caper berry / Capre / Capparis spinosa) Bir çesit çalidir. Fransa'da ve ülkemizin Akdeniz bölgesinde yetisir. Yemisi nohuttan büyüktür. Tursusu yapilir. Kökünün kabuklari kullanilir.

    Keçiboynuzu:(Karobbaum / Jahonnisbrotbaum / Caroubier / Carob / Carob tree / Harnup / Ceratonia siliqua / Caroube) Temmuz-agustos aylarinda, yesilimsi renkli, çok küçük çiçekler açan, 3- 10 m boyunda agaç veya agaççiklar.Yapraklari 5-11 yaprakçikli, derimsi, üst taraflari parlak, alt yüzleri donuk yesil renklidir. Çiçekleri poligamdir, yâni ayni agaçta erdisi, disi ve erkek çiçekler bulunmaktadir. Yasli gövde ve dallardan çikan çok sayidaki yesil çiçekleri salkim veya kedicik durumundadir. Çanak yapraklari küçük, taç yapraklari yoktur. Meyveleri 10- 20 cm uzunlukta fasulye meyvesine benzer. Meyvelerinde sert, esmer renkli ve oval sekilli tohum tasir. Meyveler bir sene sonra olgunlasir.

    Türkiye'de yetistigi yerler:Akdeniz bölgesi.

    Keçi sedefotu:(Keçisedefi / Galega officinalis / Goat's rue / Galega) Baklagiller familyasindan, Haziran - Agustos aylari arasinda, açik mor renkli çiçekler açan, 50 - 100 cm boyunda çok yilik otsu bir bitkidir. Yapraklari koyu yesildir. Çiçekleri, gövde ve salkimlar ucunda salkimlar seklindedir. Meyvesi esmer, kirmizimtirak renkli, tüysüz ve çok tohumludur. Toprak üstündeki kisimlarinin terkibinde, "Tanen" ve "Galegin" adli alkaloid ve aci maddeler vardir. Bitkinin tamami toplanip kurutulur.

    Kediotu: (Baldrian / Valériane / Valerian / Valeriana officinalis / Herbe aux chats) Mayis ve agustos aylari arasinda beyaz ve pembe renkli çiçekler açan 60- 150 cm boylarinda, nemli yerlerde yetisen çok yillik otsu bir bitkidir. Gövdeleri silindir seklinde olup, içi bos ve üzerleri çizgilidir. Yapraklar karsilikli ve kisa saplidir. Çiçekler dallarin uçlarinda semsiyemsi durumlar meydana getirirler. Çanak yapraklari tüysü, taç yapraklari ise tübsüdür.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Marmara, Orta ve Kuzey Dogu Anadolu bölgesi. (Memleketimizde 10 kadar türü bulunmaktadir.)

    Kenevir:(Henf / Chanvre / Hemp plant / Kendir / Kentir / Kannabis / Cannabis sativa / Hemp / Chanvre) Mutedil iklimlerde yetistirilen, temmuz-agustos aylarinda soluk yesilimsi renkli çiçekler açan, kültürü yapilan ve yabânî olarak da yol kenarlarinda, ekilmemis alanlarda rastlanan, 50 cm- 3 m boylarinda, bir senelik, iki evcikli ve otsu bir bitki. Esrar otu olarak da bilinir. Gövdeleri dik ve içi bos olup üzerleri dikenimsi tüylerden dolayi pürtüklüdür. Yapraklari uzun sapli, karsilikli ve el seklindedir. Erkek ve disi çiçekler ayri ayri bitkilerdedir. Erkek çiçekler yapraklarin koltugunda salkim durumunda toplanmislardir. Disi çiçekler küçük yapraklarin koltuklarinda olup hemen hemen sapsizdirlar. Meyve 3- 5 mm boyunda, mercimek seklinde, grimsi veya yesilimsi esmer renklidir. Kenevirin anavatani Orta Asya'dir. Mutedil iklimlerde de yetistirilir. Yeryüzünde ip yapmakta kullanilan ilk bitkidir. M.Ö. 3000 yillarinda Çinliler kumas yapmakta kullanmislardir. Bitkinin çiçeklenme süresi, dallanma sekli, tüyleri ve yaprak büyüklüklerinin çesitliligi dolayisiyla farkli tipte kendire rastlanmaktadir. Liflerinden faydalanilacak kenevirler dogrudan dogruya tohumu topraga serpmek suretiyle ekilir. Tohum keneviri ise açilan özel çukurlara atilir, üstleri toprak ile doldurulur.

    Türkiyede yetistigi yerler: Kastamonu, Samsun, Amasya, Kayseri, Sivas, Izmir, Kütahya.

    Keraviye: (Keraviya / Karaman kimyonu / Frenk kimyonu / Carum carvi / Caraway / Carvi) Maydanozgiller familyasindan, 2 yillik otsu bitkidir. Çiçekleri beyaz renklidir. Mayis - Temmuz aylari arasinda açar. 30- 90 cm boyundadir. Kazik köklüdür. Meyvesi esmerdir. Terkibinde, tanen, reçine, sabit ve uçucu yaglar vardir.
     



  13. M

    Mandalina:(Mandarin / Tangerine / Mandarine) Partakaldan daha küçük, toparlak veya yassi, sari-turuncu renkli, usaresi tatli, hos kokulu bir meyvedir. Mandalina kabuklari portakaldan ince olup, daha kolay soyulabilir, fakat az dayanir. Memleketimizde Alanya-Antalya-Mersin-Iskenderun (Dörtyol) ve Rize bölgesinde yetistirilir. Fakat, Bodrum ve Mersin mandalinasi meshurdur.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Akdeniz bölgesi, Dogu Karadeniz bölgesi.

    Mantarlar: (Pilz / Champignons / Fungi-mushrooms / Fütr / Fungus) Boy, biçim ve bölge bakimindan büyük degisiklikler gösteren, yüzbin kadar çesidi olan bir bitkidir. Karada ve tatli sularda yasarlar.

    Genel yapilari: Mantarlar genel olarak klorofilsiz ve renksiz organizmalardir. Yüksek mantarlar bâzi renk maddelerini ihtivâ edebilirler. Sekil bakimindan en ilkelleri çiplak ve amipsidir. Digerlerinde kitinden yapilmis bir çeper vardir ve çesitli sekiller gösterirler. Bir kismi tek hücrelidir. Bir kismi ise tek veya çok hücreden yapilmis basit veya dallanmis ipliksi gövdeye sâhiptir. Mantar ipliklerine hif, bu hiflerin teskil ettigi topluluga da misel veya miselyum denir.

    Metabolizma: Mantarlar saprofit (çürükçül) veya parazit olarak yasayan heterotrof (dis beslek) organizmalardir. Yedek besin olarak glikojen ve yag meydana gelir, nisasta yoktur.

    Yayilislari: Mantarlar tabiatta çok yaygin bulunurlar. Dünyâ üzerinde 60.000 kadar mantar çesidi vardir. Tatli sularda ve karada, nâdiren denizlerde yasarlar. Bir kismi insan, hayvan ve bitkiler üzerinde parazit olarak yasayip hastalik meydana getirirler. Toprakta bulunan diger bir kisim mantarlar da organik maddelerin parçalanmasinda rol oynayarak bitkilerin beslenmesine yardim ederler. Bunun yaninda birçok besinin bozulmasina da sebep olurlar. Karada yasayan yüksek mantarlarin çogu “mantar” adi altinda bilinir, sapkali olan bir kismi yenir, bir kismi ise zehirli olup, önemli zehirlenmelere yol açar. Bâzi mantarlar da mavi-yesil veya yesil suyosunlari ile birlikte likenleri meydana getirirler.

    Üreme: Mantarlar sporlanma ile eseysiz veya eseyli olarak üreyebilirler. Mantar miselleri uygun çevre sartlarinda çesitli sekillerde sporlari meydana getirirler. Olgunlasan sporlar fertten ayrilarak serbest hâle geçer ve çimlenerek kendi türüne has mantari meydana getirir. Mantar sporlari, degisen çevre sartlarina karsi çok dayaniklidirlar. Bu sebeple tabiatta uzun süre canli kalabilirler. Mantarlarin sekil ve büyüklükleri türlere göre degisir. Esemli üremeleri, farkli esemlere âit sporlarin birlesmesi ile olur.

    Bazidli mantarlar: Bu sinifta da bitkilerde hastalik meydana getiren mantarlarla, yenebilen ve insanlar için çok zehirli olan mantarlar bulunmaktadir. Mantar miselleri çok hücreli olup, tomurcuklanma sûretiyle spor meydana getirirler. Bugdaygillerde karapas, rastik, sürme gibi hastalik yapan mantarlar bu sinifta olup, bitkileri tahrip ederler. Bu grubun en önemli mantarlari karada ve bilhassa ormanlarda yasayan sapkali mantarlardir. Sampiyon, kuzu kulagi gibi mantarlar, yenebilen kiymetli mantarlardir. Sinek mantari(Amanita muscaria) gibi bir kisim mantarlar ise çok zehirlidir. Meselâ sinek mantari zehirli alkaloitler tasir. Mantar yendikten bir kaç dakika veya bir kaç saat sonra zehirlenme belirtileri görülür. Mantarda bulunan alkaloitler sinir sistemine etki yaptigindan, hastanin kalp hareketleri, nabzi yavaslar, bulanti, kusma, terleme, salya akmasi ve gözyasi, sulu ishal ve delilige yakin bir sarhosluk görülür. Hasta deli gibi her seyi söyler. Mîde, barsak, karaciger ve böbrekler çok zarar görür. Hastada su ve elektrolit dengesi bozulur, idrar çok azalir. Eger mantar çok yenmisse hasta zamanla agirlasir ve ölür. Eger zehirlenme erken anlasilirsa, ilk yardim olarak ilik tuzlu su içirilir, kusturulur ve birkaç defâ tekrarla mîdesi yikanirsa hasta kurtulabilir. Ilk yardimdan sonra hastâneye kaldirilip atropin tedâvîsi yapilir, serum verilir. Hastaya aktif kömür, toz kahve, çay ve bir pürgatif verilir. Ilk günlerde karbonhidratça zengin, proteince fakir yiyecekler verilir. Hastaya hiçbir zaman alkol verilmez. Bâzan 1-2 mantar ergin bir insani bir günde öldürmeye yeterli olabilir. Her yil mantar zehirlenmesinden olan ölümlerin büyük bir kismi bu amanita grubu mantarlardan ileri gelir. Zehir maddeleri, mantari kurutmak, kaynatmak ve kizartmakla kaybolmaz. Zehirli ve yenen mantar arasindaki ayrintiyi kesin olarak kolayca ayirt edebilecek bir metod yoktur. Kirdan toplanan mantarlarin yenebilmesi için mantarin çok iyi taninmasi gerekir. Aksi hâlde yenmemelidir. Kültür mantarlari tercih edilmelidir. Mantar toplamak, yetistirmek özel bilgi ve tecrübeyi gerektirir. Çünkü zehirsizler yanindaki tek zehirli mantarin birlikte pismesi, hepsine bulasmasi demek olacagindan çok dikkatli davranilmalidir. Halk arasindaki yaygin olan, zehirli mantarin herhangi bir gümüs esyâyi kararttigi görüsü tamâmen yanlistir. Zehirli mantarlar genellikle renk ve sekil bakimindan çok ilgi çekici olurlar. Mantarlarin zehirli olup, olmadiklarini bâzi belirtilerinden anlama imkâni varsa da toplarken çok dikkatli davranmak gerekmektedir. Zîrâ bir anlik dalginlik, yiyen kimsenin zehirlenmesi demektir. Mantarlarin garip dünyâlari henüz ilmî açiklik kazanamamistir. Meselâ; bâzi mantarlar, hemen hemen alti metre çapinda el ile dikilmis görünümünü uyandiran bir dâire içinde yetismektedir. Bir çesit mantar da bitkileri bir yüzük gibi sararak buralarin yirtilip, kalbur gibi delinmesine ve sanki içlerinde isik yaniyor seklini vermesine sebep olmaktadir. Coprinus mantarinin olgunlastiktan sonra renginin siyaha döndügü ve sulanarak mürekkep hâlini aldigi söylenmekte, bir çesit yuvarlak iplik gibi uzun Myclia mantarinin da ona hafifçe dokunan bir solucani bir uzanti ile hemen yakalayarak içinde hazmetmesi, enteresan olaylar arasinda yer almaktadir. Bâzi tür mantarlar insanlarda garip tesirler yapar. Meselâ; Meksika'nin islak otlu kesimlerinde yetisen Pslocybe mantari, yenildiginde insanin garip seyler görmesine sebep olur. Bilhassa kizilderililer, dînî âyinlerinde bundan yiyerek güzellik, tazelik ve bilginin sirlarina sâhip olacaklarina inanirlar. Mantarin pekçok çesitleri olmasina ragmen, bunlarin arasindan ancak bir iki tânesi yenmektedir. Dünyânin en çok mantar yiyen ülkesi, Fransa'dir. Kisi basina düsen yillik mantar orani 16 kg'i bulmaktadir. ABD ve Avrupa'da en çok yenen Agaricus bisporus, Güney Asya'da Volvariella volvacea, Japonya'da ve Çin'de Lentinus edodes baslica yenen mantar çesitleridir.

    Yurdumuzdaki bâzi mantarlar:

    Çayir mantari: Zehirli türü de olan bu mantara dikkat etmek gerekir. Semsiye seklinde, kir ve çayirlarda yetisen bu mantar, açik kahverenklidir.

    Seytan mantari: Kesildiginde önce kirmizi, sonra mâvi olan bu mantar oldukça zehirli bir türdür. Sapi karinli ve saridir. Altinda koyu kirmizi karisik çizgiler vardir.

    Kuzu mantari: Çogunlukla zehirsizler sinifina giren kuzu mantari, uzun külah biçimli, sari ve koyu renklidir.

    Mercan mantari: Üzerlerinde beyaz, sari, pembe tomurcuklari olan bu mantarin parmak biçimli çikintilari vardir ve zehirsizdir.

    Kurt mantari: Zehirli mantarlar sinifindan olan bu tür, beyaz sert dügme görünüsünde olup, akarsu ve yol kenarlarinda yetismektedir.

    Mantar, pisirildigi gün hemen yenilmelidir. Mantari pisirmek için bilhassa emaye, atese dayanikli cam veya porselen kaplar kullanilmali, mantar kesinlikle alüminyum tencerede pisirilmemelidir. Pisirilecek mantarlari çok iyi temizlemek, basindaki yapiskan deriyi çekip çikardiktan sonra sapini keskin biçakla kazimak gerekir. Bol suda yikanan mantarlar, bir peçete üzerine birbirinden ayri duracak sekilde siralanip, iyice süzülmesi beklenir. Daha sonra ince ince dograyarak pisirmelidir. Mantari pisirirken tadinin kaybolmamasi için yalnizca tuz, karabiber ve kiyilmis tâze maydanoz konulur.

    Margarit: (Çayir kasimpati / Öküzgözü / Chrysanthemum leucantheum) Daglarda ve çayirlarda yetisen, güzel çiçekli bir bitkidir. Kasimpati'ya benzer. Dallari ufaktir. Yesil yapraklari dantela gibidir. Çiçeklerinin etrafinda beyaz yapraklar vardir. Ortasi altin sarisi renginderir. Çiçekleri yaz aylarinda toplanip kurutulur.

    Marrup: (Marupa / Simarouba) Ikiçenekliler sinifinin, Simaroubaceae familyasindan, Amerika'da 9 türü olan bilesik, almasik yaprakli bir agaçtir. Antillerde yetisen Simarouba amara, 20 metre kadar boyunda bir agaçtir. Kabugu düz, pürüzsüz, grimsi renkte ve çok acidir. Kerestesi kiymetlidir.
     



  14. Kullanildigi yerler: Ates düsürür. Kalp hastaliklarinda faydalidir.

    Marul: (Lactuca / Lettuce / Laitue / Gartenlattich / Sommerendivie / Kopfsalat / Laitue) 30- 100 cm boylarinda, tüysüz, sari renkli çiçekler açan, beyaz bir süt tasiyan iki yillik otsu bir bitki. Kültür formlari ve degisik varyeteleri, çok eskiden beri yetistirilmektedir. Bostan marulu olarak da bilinir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Anadolu'nun her yerinde yetistirilmektedir.

    Maydanoz: (Petersilie / Persil / Parsley / Midenuvaz / Petroselinum sativum) Agustos-eylül aylari arasinda, beyaz renkli çiçekler açan, kazik köklü, 30- 100 cm boylarinda, iki yillik otsu bir bitki. Ilk yil bir yaprak rozeti, ikinci yil ise bir gövde meydana getirir. Rutubetli ve sulak topraklari sever. Gövdeleri dik, tüysüz, köseli, içi bos ve çok dalli, yapraklari sapli, parçali ve koyu yesil renklidir. Çiçekler semsiye seklinde toplanmistir. Yapraklari tüysüz, yesilimsi, esmer renkli, armut seklinde ve özel kokuludur.

    Mazı: (Thuja / Arborvitae / Thuya / Noix da gelle) Servigiller familyasindan, pul yaprakli, daima yesil, agaç veya agaççik halinde bulunan bir bitki cinsidir. Halk hekimliginde yapraklari ve kozalagi kullanilir.

    Melissa: (Ogulotu / Melisse / Mélisse / Lemon balm / Melissa officinalis) Haziran-agustos aylari arasinda beyazimsi pembe veya sarimsi renkli çiçekler açan, yol kenarlarinda ve ekilmemis yerlerde rastlanan, limon kokulu, 30- 100 cm boylarinda, çok yillik otsu bitkiler. Gövdeleri dört köseli ve tüylü, yapraklari sapli, oval sekilli ve incedir. Çiçekler, birkaçi birarada, sapli ve çevrel durumdadir. Bazi bölgelerde Melissa bitkisi, Ogulotu olarak da bilinir.


    Menekse: (Veilchen / Violette / Violet / Benefse) Yapraklari kulakçikli ve kulakçiklari bitkinin yapraklari seklinde, hatta daha büyük olarak gelismis, tek veya çok yillik bitkiler, Çiçekler tek, çanak yapraklari arkaya kivrik, alt taç yapragi mahmuzludur. Familya (Violaceae) karakterlerini tasir. Dünyâ üzerinde 500 kadar türü bulunur. Türkiye'de 21 tür, yabanî olarak yetisir. Menekse tibbî olarak veya süs bitkisi olarak kullanilir. Memleketimizde en çok taninan, Hercaî menekse (Viola tricolor) ve kokulu menekse (Viola odorata) dir.

    Kokulu menekse (V. odorata): Mart-mayis aylari arasinda, koyu mor renkli ve güzel kokulu çiçekler açan, 10- 30 cm yüksekliginde, çok yillik otsu bir bitki. Bitkinin yapraklari uzun sapli ve kalp seklindedir. Anadolu'da nâdir olarak bulunur. Süs bitkisi olarak yetistirilir.

    Mersin: (Myrte / Myrte / Myrtle / As / Asmar / Siçankulagi otu / Myrtus) Mayis-haziran aylari arasinda, beyaz renkli çiçekler açan, 1- 3 m boylarinda, kisin yapraklarini dökmeyen, güzel kokulu agaççik. Yapraklar kisa sapli ve karsilikli, yesil renkli, derimsi, oval sekilli ve üzerinde salgi guddeleri (bezleri) bulunur. Çiçekler uzun sapli olup, tek olarak her bir yapragin koltugunda bulunur. Meyveleri nohut büyüklügünde, morumsu siyah renkte ve çok tohumludur.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgeleri.

    Mercimek: (Linse / Lentille / Lentil / Lens / Lens esculenta / Ervumlens / Lentille comestible) 20- 70 cm boylarinda, yumusak ve ince gövdeli, disk seklinde meyveleri olan, tek yillik otsu bir sebze bitkisi. Mercimegin zayif ve ince bir kök sistemi olup, kökü derinlere inmez. Gövdeleri nârin olup, dallanir ve bu dallanma yan dallarda da devam eder. Bundan dolayidir ki ana gövde pek belirgin degildir. Gövdeleri dik olup, tüylüdür. Yapraklar bilesik yapraklar seklinde olup, yaprak sapinin uç kismi incelmis ve sülük seklini almistir. Yaprakçiklar elips seklinde olup, kenarlari düzgündür. Çiçekler yaprak koltuklarindan çikar. Meyveleri legümen (bakla) tipinde olup, badir adini alan sarimtrak esmer renkteki siskin torbalarda gelisir. Torba içindeki tâneler, mercimek adini alir. Sekil îtibâriyle mercimek tâneleri yassi, 0,5 cm çapindaki disk biçimindedirler.

    Büyüklük, sekil ve renklerine göre isim alirlar: Sultan mercimek, yesil mercimek, kirmizi mercimek gibi.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Güney Anadolu, Ege, Marmara bölgesinde yetistirilir.

    Meyankökü: ( (Süssholz / Réglisse / Licorice / Piyan / Boyan / Glycyrrhiza / Licorice) Haziran-temmuz aylari arasinda sari-mavi veya kahverengi çiçekler açan, 0,4- 2 m yüksekliginde, çok yillik çalimsi bitkilere "meyan" denir. Yapraklari parçali, yaprakçiklar 4-7 çiftlidir. Çiçekler basak seklinde durumlar yapar. Taç ve çanak yapraklari iki dudakli olup, üst dudak iki kisa disli, alttaki üçü uzun dislidir. Meyveleri düz ve salgi tüylüdür. Meyan bitkisinin 6 türü Türkiye'de yetismektedir. Daha çok Güney, Orta ve Dogu Anadolu'da yayginlik göstermektedir. Bir kisminin kökleri tatli, bir kisminin ise acidir.

    Tatli meyan (Glycyrrhiza glabra): Anadolu'da iki varyetesi bulunur. Bu türün çiçekleri mor ve tüysü yapraklidir. Meyvelerinin üzeri çiplaktir veya tüylüdür. Bâzi yerlerde piyan olarak da bilinir.

    Mısır: (Mais / Mais / Corn / Zea mays) Haziran-agustos aylari arasinda çiçekler açan, 1- 2 m yüksekliginde, bir yillik, tek evcikli bir kültür ve tahil bitkisi. Gövdeleri sert ve diktir. Yapraklari sapsiz, genis, uzun, üst yüzü tüylü, alt yüzü tüysüz olup, tabani ile bir kin hâlinde gövdeyi sarar. Erkek çiçekler gövdenin ucunda salkim seklinde dizilmis basakçiklarda toplanirlar. Çiçekler kavuz adi verilen yaprakçiklarla örtülür. Disi çiçekler, gövdenin alt ve orta kisimlarindaki yapraklarin koltugundan çikan ve tasiyici yaprakçiklarla örtülü olan, kalinlasmis, çomak seklinde bir eksen üzerinde toplanmislardir. Meyve, yâni misir tâneleri, açik veya koyu sari, esmer veya kirmizimtrak renklerdedir.

    Belli başli misir çesitleri: Sert misir, unlu misir, at disi misir, patlak misir ve kavuzlu misirdir.

    Türkiye'de yetiştigi yerler: Anadolu, bilhassa Karadeniz bölgesinde yetisir.

    Mine Çiçeği: (Eisenkraut / Verbene / Verveine / Vervain / Kanotu / Güvercinotu) Temmuz-eylül aylari arasinda leylâk renginde çiçekler açan, yol kenarlari ve bos arâzilerde rastlanan, 20- 80 cm boyunda, bir veya çok yillik otsu bir bitki. Gövdeleri dört köseli olup, karsilikli dallanma gösterir. Yapraklar sert tüylerle örtülü ve sapsizdir. Çiçekler dallarin uçlarinda basak durumlari yaparlar ve tüp seklindedirler.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Marmara, Karadeniz, Ege, Iç Anadolu.

    Misvak: (Salvadora persica / Toothbrush tree) Arabistan'da bulunan erâk agacinin dalindan, bir karis uzunlukta kesilen parçadir. Agacin odunu çok liflidir. Erâk dali bulunmazsa, zeytin veya baska dallardan da olabilir. Nar ve feslegen dalindan misvak olmaz. Insanin dis sagligina büyük bir fayda temin eden misvak, basit bir usûl olmakla berâber, en iyi dis temizleme vâsitasidir. Dislerin çürümesini önlemek için misvak kullanmak, bütün dis macunlarindan daha faydalidir. Larousse Illustre Medical ismindeki Fransa'nin kiymetli tip kitabi, agiz temizligi husûsunda diyor ki: “Bütün dis mâcunlari ve tozlari ve sulari, dislere zarar verir. En iyi dis temizleme vâsitasi, sert bir firçadir. Önce, disleri kanatirsa da, korkmamalidir. Dis etlerini kuvvetlendirir ve artik kanamaz.” Bu sekildeki dis temizligini saglayan en iyi vâsita misvaktir.

    Musmula: (Nispel / Nèfle / Medlar / Besbiyik / Döngel / Izgil / Mespilus / Germanica) 2- 3 m yüksekliginde bodur boylu dikenli agaççiklar. Yalniz yetistirilenleri dikensizdir ve boylari alti metreye kadar yükselebilir. Kisin yapraklarini döker. Yapraklar basit, alt yüzü tüylü, tam veya disli kenarlidir. Çiçekler erdisidir, bes parçali ve beyazdir. Yabanci döllenmeye ihtiyaç göstermez. Meyveleri yuvarlak veya oval sekillerde esmer renkli olup, dip tarafinda bes çanak yapragi tasir. Meyveleri genellikle bes çekirdekli, agaçtan koparildiginda sert ve buruk lezzetlidir. Toplanan meyveler bir süre bekletildikten sonra yumusar ve yenecek olgunluga erisir. Döngel ve besbiyik isimleriyle de bilinir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Kuzey Anadolu ve Marmara bölgesinde yetisir.

    Muz: (Banane / Banane / Banana / Musa / Bananier) Tropik ve subtropik bölgelerde yetisen veya yetistirilen, agaca benzeyen, 2- 3 m boyunda, mor çiçekler açan, meyveleri lezzetli ve nisastaca zengin olan otsu bitkiler. Bitkinin yalanci gövdeleri, yapraklar kâidelerinden meydana gelmistir. Gençken kapali ve kivrik olan yapraklar açilinca uzarlar ve yirtilirlar. Çiçek durumlari büyüktür. Taban kisminda disi çiçekler, daha üstte erdisi çiçekler, tepede erkek çiçekler bulunur. Ancak tabandaki çiçekler meyve verir. Muz meyveleri çekirdeksiz üzümde oldugu gibi disi çiçeklerden döllenmeksizin meydana gelir. Meyveleri “hevenk” adini alan büyük salkimlar halindedir. Agaçlarda bir hevenk üzerinde 50-100 kadar meyve bulunabilir. Muzlar olgunlasmadan koparilir. Böylece bir müddet saklanabilmesi mümkün olur. Muz agaçlari, tropikal bölgelerde serin ve rutubetli olan gölgeli yerleri severler. Muzun tropik bölgelerde yetistirilen çesitli türleri vardir. Bunlardan Musa paradisiaca ve Musa textilis en meshurlarindandir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Akdeniz bölgesi(Bilhassa Anamur, Alanya).
     



  15. N

    Nane: (Minze / Menthe / Mint / Pennroyal / Mentha) 0,5- 1 m boylarinda, hos kokulu, otsu çok yillik bitkiler. Gövdeleri dört köseli, yesilimsi veya kirmizimtrak renkli, tüylü veya tüysüzdür. Yapraklari sapli, almasli olarak dizilmis, oval sekilli, kenarlari disli, hafif tüylüdür. Çiçekler genellikle temmuz-agustos aylari arasinda açmakta olup mor, pembe, beyaz veya leylak rengindedir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Anadolu'nun her yerinde yetisir.

    Nar: (Granatapfelbaum / Granadier / Pomegranate / Rümman / Punica granatum / Pommegranate / Grenadier) Haziran-temmuz aylarinda kirmizi renkli çiçekler açan, iki ile bes metre boylarinda agaççiklar. Gövdeleri gayri muntazamdir. Yapraklar karsilikli, kisa sapli ve kirmizi kenarlidir. Çiçekler kismen sapsiz, tek tek ve birkaçi birarada bulunur. Çanak yapraklari kirmizi renkli, dökülmeyen ve etlidir. Meyveleri küre seklinde ve portakal büyüklügünde, önceleri yesil, olgunlukta kirmizimsi renkte, derimsi kabuklu, çok tohumlu ve etlidir. Meyvenin yenen kismi, tohumlarinin etli ve bol usâreli olan kabugudur.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Bati ve Güneydogu Anadolu.

    Nergis: (Aynısafa , altıncık , ölü çiçegi , öküzgözü , Narciss / Narcisse / Narcissus / calendula officinalis ) 20- 60 cm boylarinda, soganli bitkilerdir. Ilkbaharda çok güzel kokulu çiçekleriyle baharin müjdecisi olarak bilinirler. Çiçekleri kuvvetli kokulu, sari veya beyaz renkli, tek tek veya birkaçi bir arada bulunurlar. Her bir çiçegin ortasinda beyaz veya sari renkli bir taci vardir. Organik maddelerce zengin, nemli, kumlu, tinli topraklari sever. Soganlariyle üretilir. Nergis türleri daha çok süs bitkisi olarak yetistirilir. Fulya, beyaz nergis, yabânî zerren gibi çesitleri vardir.

    Nilüfer: (Weisse Seerose / Nénuphar / White water lily) Nilüfergiller familyasindan, Nymphaea ve Numphar cinsinden su bitkilerine verilen genel addir.

    Beyaz Nilüfer (Nymphaea alba): Göllerde, durgun sularda yetisen, rizomlu, çok yillik otsu bir bitki. Yapraklari su üzerinde yüzücü, yuvarlak ve kalp seklinde tabanlidir. Çiçekler, Temmuz-Agustos aylarinda su yüzeyinde açar, büyük ve beyaz renklidir.

    Sari Nilüfer (Nuphar luteum): beyaz nilüferle birlikte yayilis gösterir. Beyaz nilüferden, çiçeklerin sari renkli ve bes parçali olmasi ile ayirdedilir.

    Nohut: (Kichererbse / Pois chiche / Chickpea / Cicer arientinum) Yemeklik baklagillerden bir bitki. Derin bir kazik köke sâhiptir. Toprak içinde 50- 60 cm kadar derine gidebilir. Fazla yankökü vardir. Bunlar toprak yüzeyine yakin olup, böbrek seklinde nodoziteler (yumrular) ihtivâ eder. Gövdenin topraga yakin yaprak koltuklarindan meydana gelen çiçek saplari, çiçekleri tasir. Çiçek beslidir ve beyaz, pembe, mavimsi renklerde olabilir. Kendi çiçek tozlari ile döllenirler. Meyveleri siskin oval biçimindedirler. Uç tarafa dogru sivrilmistir. Ucunda tüyler bulunur. Meyve içinde 1-3 tohum bulunabilir. Tohumlar çakildak, kapçik adini alan torbalarda meydana gelirler. Tohumlar sekil, büyüklük ve renk bakimindan degisiklik gösterir. Beyaz, krem, sarimsi, kahverengi renklerde olabilirler.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Bati, Orta ve Güneydogu Anadolu.
     



  16. O


    Okaliptüs: (Eucalyptusbaum / Heberbaum / Eucalyptus / Ökaliptüs / Sitma agaci) Haziran-temmuz aylari arasinda, mor renkli çiçekler açan büyük agaçlardir. Yaprak sekli bitkinin yasina göre degisir. Gençlerde sapsiz, oval, açik yesil; yaslilarda ise uzunca sapli, orak seklinde, derimsi ve koyu yesildir. Çiçekler morumsu kirmizi renkte olup, her bir yapragin koltugunda birkaçi bir arada bulunur. Meyve küçük ve çok miktarda tohum tasiyan oval sekilli bir kapsüldür. Ana vatani Avustralya olan bu agaç, halk arasinda sitma ve kinin agaci olarak da taninmaktadir.

    Anadolu'ya ilk defâ, Mugla vilâyetinin Fethiye kazâsinda Dalaman'da bir çiftlik kuran Misir Hidivi Abbas Hilmi Pasa tarafindan, süs agaci olarak sokulmustur. Diger taraftan Mersin-Adana demiryolu ugragindaki istasyonlarda 1886 yilinda Fransizlar tarafindan istasyon agaci olarak kullanilmistir. 1830'a dogru Avustralya'dan Italya'ya getirilen çesitli cins ökaliptüslerin kis olmasi dolayisiyla çogunlugu kurudugundan bu agacin yumusak iklimde yasamadigi kanaatine varildi. 1852'de Cezayir'de tekrar denendi. Daha sonra da Kuzey Afrika ve Güney Avrupa'da denenerek sicak mintikalarda yetisecegi anlasilmistir. 1893'te, Osmanli Devleti idâresinde bulunan Suriye'de M.H. Morel, Beyrut'taki mâlikânesinde çok miktarda ökaliptus yetistirmis ve bu mâlikânesine Lâtince olarak “Villâ Eucalypta (Ökaliptüs Köskü) adini vermistir. Çok miktarda ökaliptus bugün Afrika, Avrupa, Asya sicak iklimlerinde yetistirilerek, iktisâdî, sihhî maksatlarla dünyânin her kitasinda üretilmekte ve gün geçtikçe de ragbet bulmaktadir. Ökaliptus agaçlari, çok yüksek olan kâbiliyeti, fazla miktarda toprak suyunu alip havaya vermesi sâyesinde bataklik yerlerin kurutulmasinda insanliga olan hizmetlerinin taninmasini müteakip, yalniz Avustralya'da olan gelisme alani kisa bir zamanda çok genislemistir. Bir ökaliptus agacinin yilda ortalama 250 ton suyu alip havaya verdigi tecrübelerle anlasilmistir. 1938'den beri, yurdumuzun güney batakliklarinda da yetistirilmesine büyük önem verildi ve kisa zamanda çok ümit verici neticeler alindi. Tarsus'un Karabucak batakliginin kurutulmasiyla bölgede, sitma hastaliginin yayilmasinda önemli rol oynayan sivrisinegin nesli kesildi.

    Dünyânin birçok yerinde, bilhassa Brezilya'da, Kuzey Afrika veGüney Avrupa'da, Dogu ve Bati Asya'da bir zaman sitma saçarak insanlari ölüme sürükleyen korkunç batakliklar, bugün ökaliptus agacinin gölgesinde saglik ve varlik kaynagi olmustur. Ökaliptuslar, batakligi kurutarak etrafini da tarima elverisli hâle getirmektedir. Ökaliptus ormanlari, hava tesirlerini yumusatarak büyük rüzgârlara mâni olurlar, bitkilere zararli olan toz ve dumanlari tutarlar, firtina ve dolu zararlarini kismen önlerler. Üç yasindan büyük olan ormanlardaki çayir ve ot miktari da büyük ölçüde oldugundan, hayvanlarda verimi arttirmaktadir. Ayrica aricilikta da büyük faydalari görülmüstür. Ilk yillarda, aralarina misir ekilerek degerlendirilebilir. Yurdun güneyinde kurulan ökaliptus ormanlarindan, büyük ölçüde yakacak temin edilmektedir.

    Oltu otu: (Pyrethrum / Pyrèthre / Pyrethrum / Pyrethrum roseum / Chrysanthemum coccineum / Pireotu / Tanacetum coccineum) Nisan-haziran aylari arasinda pembemsi renkte çiçekler açan, 20- 70 cm boylarinda çok yillik, tüylü ve otsu bir bitki. Dilsi çiçekler 20-30 kadar olup pembe renklidir. Kuvvetli kokuludur.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Kuzeydogu Anadolu.

    Ö

    Öd agacı: (Aloe / Aloès / Aloe / Aquilaria agollocha / Eagle wood / Calambac) Kurak bölgelerde yetisen, çok yillik, yapraklari dikenli, bal özkulu (sukulent) bitkiler. Öd agaci, sari sabir olarak da bilinir. Daha çok Afrika, Suriye, Arabistan ve Güney Avrupa'da yayilis gösterir. Buna karsilik iliman bölgelerde, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetistirilir. Memleketimizin Güneybati kesiminde de Romalilar döneminde kültürden kalmis, yabanilesmis A. vera türü yetismektedir. Bitkinin yapraklari birer rozet görünümünde, topraktan yayvan bir sekille çikarak yukari dogru bükülürler. Çiçek durumu dik ve sik bir salkimdir. Çiçekleri sari veya kirmizidir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Güneybati Anadolu (Demre).

    Öküzgözü: (Dagkestanesi / arnica / Arnique) Bilesikgiller familyasindan, çayir ve ormanlarda yetisen, papatyayi andiran çok yillik bir bitkidir. Kömeçleri turuncu ve saridir. Çiçekleri kullanilir.


    Ökse otu:
    (Weisse Mistel / Gui / Mistletoe / Burç / Çekem / Viscum) Mart-nisan aylari arasinda, dallarin ucunda sarimsi-yesil renkli çiçekler açan, 20- 100 cm boylarinda, kisin yapraklarini dökmeyen, çali tipinde, iki evcikli, yari parazit bitkiler. Halk arasinda burç, çeti, çekem, gökçe, gövelek, yalinkaya gibi isimlerle bilinir. Ökseotu, havstoryum adi verilen emeçleriyle, kendini odunlu bitkilerin dallari üzerine tespit ederek yasar. Memleketimizde çok degisik agaçlar (çam, köknar, sögüt, kavak, armut, elma, kayisi gibi meyve agaçlari) üzerinde yetisir. Bitkinin dallari ve yapraklari karsiliklidir. Yapraklar sarimsi yesil renkte, sapsiz ve derimsidir. Meyveleri 8- 10 cm çapinda, küre seklinde toparlak ve beyaz, iç kismi yapiskanli olup, yapraklarin veya dallarin arasinda sapsiz olarak birkaçi birarada bulunur. Ökseotu, ardiç kuslari ile daldan dala ve agaçtan agaca tasinir. Bu kuslar, meyvanin yapiskan kismini severek yerler ve bu esnâda gagalarina yapisan kismi temizlemek için, gagalarini dallara sürterler ve böylece tohumlarini bu kisimlara bulastirirlar. Tohumlar burada çimlenir ve gelisirler. Ayrica kuslarin diskilari vâsitasiyla disari atilan tohumlarin dallar üzerinde tutunarak çimlenmesiyle gelisirler. Bitkinin meyveleri insanlar için zehirlidir.
     



  17. R

    Pancar: (Mangold / Zuckerrübe / Betterave / Beet / Beta vulgaris) Dogu Akdeniz sâhillerinde yabânî olarak yetisen, ince köklü, bir veya iki yillik otsu bir bitki. Yapraklari etli, alt kisimlarda sapli ve büyük, üst kisimlarda ise sapsizdir.

    Bu bitkiden elde edilmis olan kültür sekilleri sunlardir:

    Sekerpancari (Beta vulgaris var altissima): Kökleri büyük, etli bir yumrudur. % 12-20 oraninda sakkaroz tasir. Memleketimizde kültürü yapilarak, seker eldesinde kullanilir. (Bkz. Seker)

    Kirmizi Pancar (Beta vulgaris var. esculenta): Kökleri yuvarlak bir yumru seklindedir. Antosiyan bakimindan zengindir. Sebze olarak kullanilir.

    Pazi (Beta vulgaris var. Cicla): Yapraklari büyük olan bir sebze bitkisidir. Ayni ispanak gibidir. Sindirimi kolay ve bol vitaminli oldugundan besleyicidir.

    Yem Pancari (Beta vulgaris var. rapa): Kirmizi pancara benzer. Besin degeri azdir. Daha çok hayvan yemi olarak kullanilir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Anadolu ve Trakya'da.

    Papatya: (Kamillen / Camomille / Camomille / Matricaria chamomilla) Mayis ve agustos aylari arasinda çiçek açan, 20- 50 cm boyunda, güzel kokulu bir yillik otsu bitki. Yol kenari, bos alanlarda oldukça çok rastlanir. Yapraklari parçali ve tüysüzdür. Çiçekler dallarin ucunda küçük basçiklar (kapitulum) hâlinde bulunurlar. Basçiklarin orta kisminda bulunan çiçekler tüp seklinde ve sari renkli hermafrodittir. Kenarlarda ise 15-20 tâne dil seklinde, beyaz renkli disi çiçekler bulunur.

    Alman Papatyasi
    (Anthemis nabilis): Orta Avrupa'da yetisir ve kültürü de yapilir. Disli çiçekleri beyazimsi renklidir. Memleketimizde 50 kadar Anthemis türü bulunmakta ve Izmir papatyasi, yabânî papatya, beyaz papatya gibi isimlerle bilinmektedir.

    Patates: (Solanum tuberosum / Boyu 60-80 cm'ye varan, beyazimsi-pembemsi çiçekler açan, yumrulari hâriç zehirli otsu bitkiler. Bitkinin toprak altinda kalan yumrulari “patates” olarak bilinir. Bu yumrular nisasta bakimindan zengin oldugundan önemli bir besin maddesidir. Bitkinin toprak üstü kisimlarinda zehirli alkoloitler bulunmasina karsilik yumrulari zehirli degildir. Ancak çimlenmis patateslerde de bu alkoloitler tesekkül ettiginden zehirlenmelere sebebiyet vermektedir. Zehirlenme belirtileri sindirim sistemi bozukluklari, bol terleme ve halsizlikle kendini gösterir. Patates yumrularinda bulunan nisasta tâneleri yumurta veya armut seklinde olup, 70-100 mikron büyüklügünde tânelerden ibârettir. Patates, dis kabuk rengine göre sari ile kirmizi, etine göre beyaz ve sari olarak ayrilir. Sari patates makbuldür. Memleketimizde Adapazari'nin patatesi meshurdur. Bunun yaninda Nigde, Kayseri ve Ege bölgesinde çok yetistirilmektedir.

    Patlıcan: (Aubergine / Aubergine / Aubergine / Eggplant / Solanum melongena) Sebze olarak yenilen, mor renkli, uzunca silindirik veya yuvarlak bir yaz sebzesidir. Vatani tropik Hindistan'dir. Sicak memleketlerde yetistirilir. Orta ve kuzey Avrupa'da çok az taninmis olmasina ragmen, memleketimizde yazin çok yaygin yenen bir sebzedir. Patlicanin uzunca olanlarina daha çok kemer patlicani, yuvarlak olanina tophâne veya bostan patlicani adi verilir. Patlicanin az çekirdekli veya çekirdeksiz ve eti yumusak olani makbuldür. Çesitli yemekler ve tursusu yapilir. Özellikle zeytinyagli yapilarak yenmesi tevsiye edilmektedir.

    Pazı: (Gartenampfer / Patience / Patience / Rumex patientia / Labada / Kuzukulagi) Haziran-eylül aylari arasinda, yesilimtrak renkli küçük çiçekler açan, 50 cm- 1,5 m boylarinda çok yillik otsu bir bitkidir. Daha çok çayirlik yerlerde, harâbelerde, yol kenarlarinda, meskûn daglik bölgelerde yayilis gösterirler. Gövdeleri dik, silindirik kirmizimsi, kökler kalin ve sarimsi renklidir. Yapraklari büyük, sapli ve sapin tabani oluk gibi çukurlasmistir. Çiçekler, gövdenin ucunda toplanmislardir. Çiçek organlari 6 parçalidir. Meyveleri kanatlidir.

    Pelin otu: (Wermut / Absinthe / Wormwood / Artemisia absinthium) Temmuz-agustos aylari arasinda sari renkli çiçekler açan, 40- 100 cm boylarinda, az çok tüylü, kokulu, çok yillik otsu bir bitkidir. Daha çok kayalik ve kurak yerlerde yetisir. Yapraklari parçali, grimsi beyaz renklidir. Basçiklar küçük, küre seklinde olup salkim hâlinde toplanmislardir. Basçiklarin kenarlarinda dil seklinde disi çiçekler, ortada ise tüp seklinde hermafrodit çiçekler bulunur.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Kuzey, Iç ve Güney Anadolu.

    Pırasa: (Porree / Poireau / Leek / Allium porrum) Kök ve gövdesi toprak altinda bulunan, sarmisaga benzeyen bir kis sebzesidir. Yapraklari serit seklinde ve uzun olup, toprak üstünde gelisir. Çiçekler bir sapin tepesinde bulunur. Bitkinin sebze olarak kullanilan kismi, gövdesi ve boru seklindeki yapraklaridir. Pirasanin bilinen ve kullanilan birkaç çesidi vardir. Yöreye göre de isim alirlar. En iyi pirasa olarak uzun ve beyaz yaprakli olan kamis pirasasi, Istanbul'da Kartal pirasasi adiyla bilinir. Bursa havalisinde de Inegöl pirasasi olarak taninir. Her yerde yaygin olarak yetisen kara pirasanin boyu daha kisa ve yapraklari yesildir.

    Portakal: (Apfelsine / Orange / Apfelsinenbaum / Orangenbaum / Orangem) Turunçgillerden bir meyve. Akdeniz çevresinde ve sicaklik ortalamasi 23° ilâ -3°C arasinda olan yerlerde yetisen agaçlardir. Bu agaçlarin meyveleri portakal adini alir. Portakal meyveleri tam yuvarlak veya yumurta seklindedir. Kabuklari sarimsi turuncu renkte, hos kokulu ve suyu mayhos tatlidir. Portakal agaci genellikle 2- 3 m boyundadir. Verdigi meyve de 500-600 civârindadir. Yapraklari sert ve düz kenarlidir. Kökleri derine iner. Portakal çiçekleri beyaz, bes çanak ve taç yaprakli olup hos kokuludur. Meyvelerin kabugunun hemen altinda beyazimsi ve acimsi lezzette albedo kismi bulunur. Meyveleri sarimsi-kirmizi renkli çok gözlü ve gözleri etli tüylerle doludur. Meyve kabugu derimsi olup çok sayida salgi cepleri tasirlar.

    Portakalin çekirdekli ve çekirdeksiz çesitleri vardir. Çekirdeksiz cins olan Finike, Mersin ve Hatay'da yetisen “yafa portakali” kalin kabuklu ve uzunca meyvelidir. Kabuklarindan reçel yapilir. Dörtyol portakali ise çekirdeklidir. Ince kabuklu ve suludur. Washington meshur olup çekirdeksizdir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Güney Anadolu ve Dogu Karadeniz (Rize çevresi).
     



  18. S

    Safran: (Safran-Krokus / Saffron / Crocus sativus) Eylül-ekim aylari arasinda, mor renkli ve hos kokulu çiçekler açan 15- 30 cm boylarinda, soganli, otsu bir bitki. Etli ve yuvarlak 2- 3 cm çapinda bir sogani vardir. Üretimi de bu soganlarla yapilir. Yapraklar uzun, dar ve ortasi beyaz çiçeklidir. Yapraklar çiçeklerden sonra meydana gelir. Çiçekler 6 parçali, erkek organlari 3 tâne, disi organin kapsül kismi olan stigmalari turuncu renklidir. Safran, Hititler döneminden beri Anadolu'da bilinmekte ve ilâç olarak kullanilmaktadir. Grekler döneminde de Bati Anadolu'da oldukça ticâreti yapilmistir. Osmanlilar döneminde de önemini koruyan bir ihraç ürünü olmustur. Daha önceleri Urfa, Mardin, Kastamonu, Ankara, Istanbul'da kültürü yapilmaktaydi. Fakat bugün sadece Kastamonu'nun birkaç köyünde üretimi yapilabilmektedir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Kastamonu-Safranbolu'da yer yer yetistirilir.

    Sakız agacı: (Mastixpistazie / Lentisque / Mastic tree / Pistacia lentiscus) Nisan-mayis aylari arasinda, yesilimsi renkte çiçekler açan 1- 3 m yüksekliginde, sik dalli, çali görünüsünde ve kisin yapraklarini dökmeyen agaçlar. Mezdeki sakizi olarak da bilinir. Gövdeleri dik ve silindir biçiminde olup, saglamdir. Kabuklari esmer renkli ve reçine kanallari ihtiva eder. Meyveleri ufak, yuvarlak ve kirmizimsi siyah renklidir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Bati ve Güney Anadolu.

    Salep: (Sahlep / Çayirotu / Çemçiçegi / Orchis / Tuber salep ) Orchis, Ophyris, Serapias, Platanthera, Dactylorhiza vs. cinslerine âit türlerin yumrularina verilen ad. Bu bitkilerin toprak altinda iki yumrusu bulunur. Bunlardan biri ana yumrudur ve o senenin gövdesini verir. Digeriyse gençtir (hemsire veya kardes yumru) ve gelecek yilin yumrusunu verir. Salep elde edilen türlerin hepsi yumruludur. Salep daha çok kireçli topraklari sever. Ormanlik bölgelerde yetisen saleplerin yumrusu iri olur. Çayirlarda yetisen saleplerin yumrusu ise daha zayiftir. Anadolu'da salep genellikle Orchis ve Ophyrus türlerinden elde edilir.

    Salep eldesi: Bitki çiçekteyken, toprak altindaki yumrulari toplanir. Yalniz yan yumru alinir, gövdeyi tasiyan ana yumru genellikle alinmaz. Fakat her ikisi de kulanilabilir. Yumrular kremsi, yumurta seklinde veya çatalsidir. Toplanan yumrular suyla yikanarak temizlenir, ipe dizilir ve su veya sütle kaynatilir, sonra açik havada kurutulur. Kurutulan yumrular dövülerek toz edilir. Elde edilen bu toz kullanilacak hâle gelmis olan salebi verir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Çogunlukla Bati, Güneybati, Güney ve Kuzey Anadolu olmakla beraber Anadolu'nun birçok yerinde yetisir.


    Sandal ağacı:
    (Kalanga / Santalum album / Santalwood / Santal de mysore) Sandalgiller familyasindan, küçük boylu bir agaçtir. Hindistan ve Malakka'nin daglik bölgelerinde yetisir. Yaprak dökmez. Yapraklari karsiliklidir. Çiçekleri sarimtirak kirmizidir. Meyveleri kiraz büyüklügünde olup, siyah renklidir. Odunu (Lignum santali) sarimtirak renktedir ve kokuludur. Bu odundan, uçucu bir yag olan, (Oleum santal / Santal esansi) çikartilir.

    Saparna: (Stechwinde / Sarsaparille / Salsepareille / Sarsaparilla / Smilax aspera / Smilax) Agustos-eylül aylari arasinda, beyazimsi-sari renkli çiçekler açan, tirmanici, dikenli ve iki evcikli bir bitkidir. Yapraklar sapli ve kisin dökülmez. Kalb seklinde ve tam kenarlidir. Çiçekler yapraklarin koltugunda küçük semsiye durumunda, 5-10 çiçeklidir. Meyveleri kirmizimsi, yuvarlak, 1 cm kadar çapta ve 1-3 tohumludur. Öz dikeni adiyla bilinir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Marmara, Bati ve Güney Anadolu.

    Sarısabır: (Aloe / Aloès / Aloe) Kurak bölgelerde yetisen, çok yillik, yapraklari dikenli, bal özkulu (sukulent) bitkilerdir. Öd agaci olarak da bilinir. Daha çok Afrika, Suriye, Arabistan ve Güney Avrupa'da yayilis gösterir. Buna karsilik iliman bölgelerde, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetistirilir. Memleketimizin Güneybati kesiminde de Romalilar döneminde kültürden kalmis, yabanilesmis türü yetismektedir. Bitkinin yapraklari birer rozet görünümünde, topraktan yayvan bir sekille çikarak yukari dogru bükülürler. Çiçek durumu dik ve sik bir salkimdir. Çiçekleri sari veya kirmizidir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Güneybati Anadolu (Demre).

    Sarmısak: (Knoblauch / Ail / Garlic / Tüm / Allium sativum) Temmuz-Agustos aylari arasinda beyaz veya pembemsi renkli çiçekler açan, 20- 100 cm boylarinda çok yillik otsu bir bitki. Sarımsak diye de tâbir edilir. Vatani Orta Asya'dir. Toprak altinda büyükçe bir sogani bulunur. Yapraklari uzun, yassi, bugday yapragi gibidir. Çiçekler, küre seklinde olup, bir semsiyeyi andiran dallar ucunda toplanir. Meyveleri siyah renkli tohumlar tasiyan bir kapsüldür. Sarmisak nâdiren tohum verir. Bunun için daha çok soganciklarla (dislerle) üretilir. Sarmisagin sogan kismi beyazimsi renkli olup, sogancik veya dislerden meydana gelir. Soganciklarin hepsi bir arada ve bir kabuk tarafindan sarilmistir.

    Memleketimizde beyaz ve siyah sarmisak yetistirilmektedir. Tipta beyaz sarmisak kullanilir.

    Semizotu: (Portulak / Pourpier / Purslane / Portulaca oleraceae) Çok yaygin ve yabânî olarak bag ve bahçelerde yetisen, bir yillik otsu bir bitki. Zirâî önemi pek yoktur. Semizotunun vatani Asya'dir. Gövdeleri toprak üstünde yatik, yapraklari sapsiz ve etli olup, çiçekler sarimsi renklidir. Meyveleri çok tohumludur. Tohumdan yetistirilebilir. Demir ve C vitamini bakimindan zengindir.

    Sinameki: (Sennakassie / Séné / Cassia) Afrika, Hindistan ve Arabistan'in yari çöl ve daglik bölgelerinde yetisen, 50- 150 cm boylarinda, sari renkli çiçekler açan çali tipinde agaççiklar. Yapraklar yaprakçik seklinde ikiye parçalanmistir. Sinamekinin en çok C. acutifolia ve C. angustifolia türleri bilinmekte ve kullanilmaktadir. C.fistulosa türü ise ceviz agacina benzeyen büyük agaçlardir. Meyveleri fasulye meyvesi gibi esmer, yesilimsi veya siyahimsi renklidir. Içlerinde 6-10 kadar tohum bulunur.

    Soğan: (Zwiebel / Olignon / Onion / Basaliye / Allium cepa) Haziran-agustos aylari arasinda yesilimsi veya pembemsi renkli çiçekler açan, 30- 100 cm boylarinda, çok yillik otsu ve soganli bir bitki. Yapraklar boru seklinde, içi bos, mavimsi-yesil renklidir. Çiçekler küre seklindeki baslarda semsiye durumunda toplanmislardir. Tohumlari siyah renkli, köseli ve küçüktür. Sogan çok eskiden beri bilinen kültür bitkilerinden biridir. Sümerler döneminden beri yetistirildigi ve kullanildigi, târihî belgelerden anlasilmaktadir. Sogan, degisik sekilli, üzeri zarimsi bir kabukla kapli, yakici lezzetli ve özel kokuludur. Kültür çesitlerine göre sekil ve büyüklükleri degismektedir. Türkiye'de sogan üretimi yapilan bölgelerin basinda Karacabey ve havâlisi gelmektedir. Bu bölgede zirâati yapilan sogan çesitleri Kantartopu, Imrali veYalova 12'dir. Kantartopu yuvarlak, hafifçe basik, kirmizi kabuklu ve depolamaya dayaniklidir. Imrali ise uzunca oval, kirmizi-kahverengi kabuklu, lezzetli ve bu bölgede tutulan bir çesittir. Yalova 12, sari sogan olarak da adlandirilir ve kantartopu çesidinden seleksiyon yoluyla elde edilmis beyaz etli, göbekli bir çesittir.

    Soya Fasülyesi: (Sojabohne (f), Fr. Soja (m), Ing. Soybean, soya-bean) 1- 1,5 m boyunda, kismen sarilici, dallanmis, bir yillik, Çin ve Japonya'da genis ölçüde zirâati yapilan, besin degeri bakimindan hayli önemi olan bir bitki. Bitkinin yapraklari üç yaprakçikli, yaprakçiklar oval sekilli ve sivri uçludur. Çiçekler sarimsi veya menekse renklidir. Meyveleri biraz kivrik, tüylü ve 2-5 tohumludur. Tohumlar küre seklinde, beyaz renkli olup, bir yaninda siyah bir leke vardir.

    Sumak: (Gerbersumach / Sumac / Sumac / Somak / Rhus / Rhus coriaria / Tekri) 2- 3 m boylarinda, kisin yapraklarini döken, çali tipinde agaççiklar. Yapraklar 5-10 yaprakçiklara ayrilmistir. Bunlar oval sekilli ve sapsiz, tüylü ve kenarlari hafif dislidir. Çiçekler yesilimsi renklerde, 20- 25 cm konik çiçek durumlarinda toplanmislardir. Meyveleri olgunlukta esmer-kirmizi renkli, küre sekilli, tüylü ve eksi lezzetlidir. Sumagin 150 kadar türü vardir ve birçogu zehirlidir. Yurdumuzda Derici Sumagi (Rhus coriaria) ve Boyaci Sumagi (Rhus cotnus) dogal olarak yetisir. Kokulu sumak (Rhus aromaticus)'un tentür halindeki idrar tutamama hastaliginda faydalidir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Ege, Akdeniz bölgesi, Dogu Anadolu.
     



  19. Ş

    Şalgam: (Brassica rapa var / Brassica napus / Turnip / Navet) Turgiller familyasindan, toprak altinda siskin bir yumru yapan, topaç biçiminde etli ve tatli yumrusu iki yillik bir bitkidir. Yapraklari parçali ve tüylü, çiçekleri saridir. Yurdumuzda yuvarlak ve kökü basik olanlar makbuldür. Terkibinde B vitamini ve madeni maddeler vardir.

    Şebboy: (Goldlack / Giroflée jaune / Wallflower / Bleeding heart / Matthiola / Stock / Cheiranthus cheiri) Sari veya turuncu renkli çiçekler açan, 50 cm boylarinda çok yillik, otsu bir süs bitkisi. Çiçekler dört parçali ve karanfil kokusundadir. Yapraklari dardir. Bahçelerde süs bitkisi olarak yetistirilir. Nemli, kumlu-killi ve gübreli topraklarda iyi yetisir. Soguga dayanikli degildir. Bu türe sari sebboy da denilir. Tohumla üretilir.

    Şeftali: (Pfirsichbaum / Pêecher / Peach tree / Prunus persica / Peach) 3- 5 m boylarinda bir meyve agaci. Bitki, meyveleri için yetistirilir. Meyveler 5- 10 cm çaplarinda, yuvarlak tatli sulu ve hos kokuludur. Vatani Çin'dir. Iran'a, sonra da Anadolu'ya geçmistir. Avrupa'ya da Anadolu'dan yayilmistir.

    Akdeniz bölgesinde yetistirilen çesitleri: Flardasun, early amber, sâhil seridinin dis kisminda springtime.

    Ege ve Güney Dogu Anadolu bölgesinde yetistirilen çesitler: Precocissima, sâhil seridinde springtime, early red, dixierd, candinal, starking delicious, redhaven (R-1), redglobe, J.H. Hale Rio-oso-gen, Monroe, triogen, laring, glohaven, cresthaven,

    Marmara Bölgesi ve Tokat, Samsun ve Amasya bölgesinde yetistirilen çesitler: Dixierd, redhaven (R-1), redglobe, laring, glohaven, cresthaven, blaka J.H. Hale Rio-oso-gen, monroe.

    Şerbetçi otu: (Hopfen / Houblon / Hop / Ömerotu / Mayaotu / Humulus lupulus / Huoblon grimpant) Temmuz-eylül aylari arasinda yesilimsi-beyaz renkli çiçekler açan, 2- 5 m yüksekliginde, sarilici gövdeli, iki evcikli otsu bir bitki. Bitkinin gövdeleri ince, tirmanici, sarilici ve üzeri sert tüylerle örtülüdür. Yapraklar karsilikli, uzun sapli ve yürek seklindedir. Yapraklarin da üst yüzeyleri sert tüylüdür. Erkek çiçekler yesilimsi sari renklerde ve bilesik salkim durumunda, disi çiçeklerse yuvarlak kozalaklar hâlinde toplanmislardir. Disi çiçeklerin etrâfinda brakte ve brakteol denilen genis, oval tasiyici yapraklar ve bunlarin üzerinde de salgi tüyleri bulunur. Hâlen memleketimizde, Bilecik-Bursa havâlisinde bu disi çiçek durumlarini elde etmek için genis çapta ekimi sürdürülmektedir. Biraçiçegi, Mayaotu olarak da bilinir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Kuzey Anadolu, Marmara bölgesi. Ayrica Bilecik ve havâlisinde ekimi yapilir.
     



  20. T

    Taflan: (Kirschlorbeer / Laurier-Cerise / Cherry laure / Gürcü kirazi / Hind kirazi / Prunus laurocerasus / Mongo / Monguer) Nisan-mayis aylarinda küçük ve beyaz renkli çiçek açan, rutûbetli ve gölgeli yerlerde yetisen 2- 6 m yüksekliginde yaprak dökmeyen agaçlar. Yapraklar çok kisa sapli, derimsi, tüysüz ve oval sekillidir. Çiçekler 30-35 tânesi bir arada olup, gruplar teskil ederler. Meyveleri 1 cm çapinda kiraz görünüsünde parlak, koyu kirmizi veya olgunlukta siyah renktedir. Avrupa'ya Istanbul'dan yayilmis olup, süs bitkisi olarak yer yer yetistirilmektedir. Lâz kirazi, Gürcü kirazi ve Karayemis olarak da bilinir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Kuzey Anadolu.

    Tatula: (Weichhaariger / Stechapfel / Liseron de Provence / Downy thorn-apple / Boru çiçegi / Seytan elmasi / Esek hiyari / Dikenli elma / Stramoine / Datura) 20- 100 cm yüksekliginde, dik gövdeli, bir senelik otsu, zehirli bir bitki. Tatula, seytanelmasi olarak da bilinir. Yapraklar sapli, büyük, oval, kenarlari tam, az girintili veya sivri lopludur. Çiçekler beyaz ve büyüktür. Çanak yaprak uzunsu bir tüp seklinde, tepede 5 lopludur. Taç yapraklar uzun bir huni seklindedir. Meyveler 3- 4 cm boyunda, üzeri dikenli, 4 yarikli olup çok tohumludur. Dünya üzerinde tesbit edilmis 10 kadar boruçiçegi türünden yalniz iki tanesi memleketimizde bulunmaktadir. Datura stramonium ve D. metel. Organik madde bakimindan zengin bos tarlalar, harabeler, hendek ve yol kenarlarinda bulunur. Nadiren çiçekleri için bahçelerde yetistirilmektedir.

    Tavsankulagı: (Europaisches / Alpenveilchen / Cyclamen / Sowbread / Domuz turpu / Topalak / Akdiken / Yer somunu / Siklamen) Kis sonu veya ilkbaharda çiçek açan, 5- 15 cm yüksekliginde toprak altinda yumrulari bulunan çok yillik ot. Topalak ve yersomunu olarak da bilinir. Toprak altinda 1.5- 5 cm çapinda, yan ve alt kisimlarindan kökler çikan, basik küre sekilli ve az tüylü bir yumrusu vardir. Yapraklarin hepsi dipte, uzun sapli, dâireye yakin böbrek biçiminde, üst yüzü yesilli-beyazli, alt kismi kirmizi veya morumsu renklidir. Çiçekler tek baslarina, hafif kokulu, pembe veya pembemsi mor renklidir. Taç yapraklari tersine dönmüs 5 parçali tüp seklinde, parçalar genis-oval sekilli, dip kisimlari lekeli. Tohumlar çok adette esmer renklidir. Memleketimizde 35 kadar türü vardir.

    Tere: (Gartenkresse / Cresson / Garden cress / Lepidum sativum) 20- 50 cm boylarinda, beyaz veya morumsu renkli çiçekler açan, bir yillik otsu bitkiler. Meyvelerinin tek tohumlu olmasiyla su teresinden ayrilir. Yabânî olarak bulunmakla berâber, kültürü de yapilmaktadir. Kerdeme olarak da bilinir.

    Su teresi (Nasturtium officinale): Beyaz çiçekli, parçali yaprakli, çok yillik otsu bir bitki. Su kenarlarinda yetisir. Özel bir kokusu ve batici bir lezzeti vardir. Kardamot adiyla da bilinir.

    Turp: (Rettich / Radieschen / Radis / Radish / Hilb / Raphanus / Raphanus sativus) Sari çiçekli, kültürü yapilan bir yillik bitkiler. Birçok çesitleri kökü veya tohumu için yetistirilir. Salata olarak yenen bir sebzedir.ÊBitkinin yenen kismi da etli olan kazik kökleridir.

    Memleketimizde birçok turp çesidi yetistirilmektedir.

    Karaturp (Raphanus sativus var. niger): Kökleri yumruk büyüklügünde, üzeri siyahimsi kabuklu, içi beyaz renklidir. Hardal esansi ve C vitamini ihtivâ eder.

    Kirmiziturp (Raphanus sativus var. radicula): Bu çesidin kökleri ceviz büyüklügünde üzeri parlak kirmizi renklidir. Hardal esansi, C vitamini tasir.

    Yabanîturp (Raphanus raphanistrum): 20- 50 cm boylarinda, sari çiçekli, Anadolu'da yabânî olarak yetisen, tüylü ve otsu bir bitkidir.

    Turunç: (Bigarade / Bigaradier / Bitter orange) 1- 6 m boylarinda, kisin yapraklarini dökmeyen, beyaz renkli çiçekler açan agaçlar. Yapraklar sapli, derimsi, sivri uçlu, üst yüzü parlak alt yüzü mat yesil renklidir. Yaprak saplari kanatlidir. Çiçekler tek tek veya birkaçi bir arada toplanmis olup, çiçek durumlari teskil ederler. Meyveleri küre seklinde, sarimsi veya hafif yesilimsi renklerde, 7-15 dilimlidir. Dilimler eksi, acimsidir.

    Türkiye'de yetistigi yerler: Akdeniz bölgesi.
     


Yükleniyor...
Benzer Konu başlıkları - Bitkilerin Özellikleri Şifaları
  1. Merve
    Yanıt:
    0
    Gösterim:
    3,576
  2. Aysell
    Yanıt:
    0
    Gösterim:
    5,587
  3. anniccha
    Yanıt:
    0
    Gösterim:
    2,265
  4. Wish
    Yanıt:
    0
    Gösterim:
    20,085