atatürk devrimleri ile ilgili anı

'Sorun Cevaplayalım' forumunda EyLüL tarafından 5 Kasım 2012 tarihinde açılan konu


  1. atatürk devrimleri ile ilgili anı

    Atatürk devrimleri ile ilgili anılardan, Atatürkün Çankırı gezilerinde şapka devriminin halk tarafından benimsenmesini konu alan bir anı.

    Atatürkün Çankırıya gelişi ve Çankırı halkı üzerindeki etkileri

    Atatürk, 23 Ağustos 1925 günü sabahın erken saatlerinde yeni bir Anadolu gezisine çıkıyordu. İki otomobil hazırlanmıştı. Birine Atatürk, Kütahya Milletvekili Nuri (Conker) Rize Milletvekili Fuat (Bulca), ötekine Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Tevfik (Bıyıklıoğlu), Başyaver Rusuhi, Yaver Muzaffer (Kılıç), Muhafız Birliği Komutanı İsmail Hakkı (Tekçe), Özel Kalem den Lütfi Bey bindiler. Yaverler ve İsmail Hakkı (Tekçe) nın dışında herkes sivil ve şapkalı idi. Bu gezinin özelliği de Kastamonu ve İnebolu da Şapka Devrimini fiilen başlatmaktı.

    Yolda Kalecik e uğradılar. Tüney Hanına geldikleri zaman Çankırı Valisi Cemil, Çankırı Milletvekillerinden Talat, Ziya ve Rifat beyler, Çankırı Belediye Başkanı ve daha başkaları Atatürkü karşıladılar. Öğleye doğru Çankırıya giriyorlardı. Selam duran askeri birliği, öğrencileri ve binlerce Çankırılıyı, başı açık, elindeki panama şapkasını sallayarak selamladı. Atatürkü şapkalı ya da başı açık görenler, başlarına el atıyor, fes, kalpak ne varsa çıkararak ellerine alıyor, Atatürkü başları açık selamlıyordu.

    Yolu üzerinde kurbanlar kesilir, toplar atılırken Atatürk doğruca Çankırı Belediyesine geldi. Buzlu ayranlar içilirken hoşbeşler yapıldı. Atatürk o gün çok neşeliydi. Çankırıda, Kastamonu gezisi dönüşünde bir gün kalacaktı. Hep birlikte Kurtuluş Kız Okuluna geldiler. Öğle yemeği burada hazırlanmıştı. Yemekten sonra, saat 13.30 da hemen otomobillere bindiler. Kastamonuya uğurlandılar.

    Kastamonu Dönüşü Yine Çankırıda

    31 Ağustos 1925 Pazartesi günü öğleden sonra saat 17.00de tekrar Çankırıya giriyordu. İlk geldiği gün başını açan halk, şimdi bezden, keçeden diktikleri şapkalarla Atatürkü karşılıyordu. Binlerce karşılayıcı arasında başı fesli kalpaklı hemen hemen hiç kimse yoktu. Şapka bulamayanın başı açıktı.

    Çiftçiler bir kağnı arabasını başaklar, kırmızı beyaz kurdelelerle süslemiş, karşılamaya çıkmışlardı. Aşar vergisi kalktığı için Atatürke şükran duyguları sonsuzdu. Atatürk onlara:

    - Aşar kalktığı halde uygulamada sıkıntı var diyorlar, doğru mu? diye sordu.

    - Hayır Paşam, çok memnunuz, diye karşılık verdiler.

    Atatürkün Kastamonudaki Şapka Gezisi 23 Ağustos 1925ten 31 Ağustos 1925 Pazartesi gününe kadar sürmüş, gezi her yönüyle başarılı olmuştu. Atatürk, vatandaşların coşkun gösterilerinden, şapkayı, en ufak bir tepki göstermeksizin hemen benimsemelerinden çok memnundu. Devrim, Atatürk ün bir işaretiyle kendiliğinden oluvermişti. Daha hiçbir emir verilmeden halk terzilerine harıl harıl şapka, kasket diktiriyor, bulamazsa başını açıyordu. Yeryüzünde hiçbir devrim, bu kadar içtenlikle, anlayışla, isteyerek ve bilerek yapılmamıştı. Halka şapkayı alıştıra alıştıra, önce memurlardan başlayarak giydirelim diyenler aldanıyordu. Halk, Kastamonu ve Çankırı gezisiyle birlikte, şapkayı çoktan giymişti.

    Hükümete geldikleri sırada bir İskilip Heyeti Atatürkü ille de İskilipe götürmek istiyordu. Atatürk; “Sevgili İskiliplilere teşekkürlerimi ve selamlarımı götürünüz. Gezimi uzatmaya imkân kalmadı. Başka bir zamana dedi. Söz şapkadan, giyimden açılmıştı. Atatürk:

    - Kıyafeti, medeni bir şekle dönüştürmek için kanun falan gerekmez. Millet karar verir, yapar. Yalnız bir Diyanet İşleri Reisi, buna bağlı müftü, imam ve hatipler vardır. Bu sınıfa ait özel kıyafeti tanırız. Bu işlerle görevli olmayanların aynı kisveyi giymeleri doğru değildir. Bu gibilerini kimse tanımaz ve kabul etmez. dedi.

    Atatürk, Hükümet Konağında daire müdürleri ve memurlarını ayrı ayrı tanıyarak, ellerini sıktı. Görevleri ile ilgili sorular sordu. Sağlık Müdürüne:

    - İlin sağlık durumu nasıldır? Derken, Tapu Müdüründen de tapu ve kadastro konusunda bilgiler alıyordu. Akşam olmuştu. Çankırı Ortaokulu üst katı Atatürk ve birlikte olduğu konuklar için hazırlanmıştı. Atatürk ortaokula geldiği sırada Tahsin Nahit (Uygur) bir hoş geldiniz konuşması yaptı. Atatürk bu konuşmaya şu karşılığı verdi:

    - Çok derin, çok samimî duygularınıza teşekkürler ederim. Beni çok sevdiğinizi, bana çok güvendiğinizi, işaret ettiğim hedeflere bütün varlığınızla yürüyeceğimizi söylüyorsunuz. Benim buna verebileceğim cevap şudur ki: Ben güven ve saygıya hak kazanacak başarılar göstermişsem, o da sizlerin yardımlarıyla olmuştur. Güveninize yürekten inanarak, millî görevimde muhtaç olduğum gücü ve yetkiyi sizden alıyor, sizde buluyorum. Bahtiyarlığımı Çankırının sevgili halkının karşısında yüksek sesle ifade ediyorum.

    Sonradan, 1945 yılında, Çankırının en büyük meydanında elinde şapka ile dikilen Atatürk Heykelinin kaidesinde yerini alan bu sözler, o akşam herkesi coşturmuştu. Fener Alayı ise Çankırıya, Çankırının unutamayacağı bu mutlu geceye ayrı bir güzellik katıyordu. Atatürk, 1925 yılı 1 Eylül sabahı tekrar Ankaraya döndü.

    Bu anı Atatürkün Çankırı gezileri ve şapka devriminin halk tarafından benimsenmesi ile ilgili, en güzel Atatürk devrimleri (inkılapları) ile ilgili anılarından birisidir.