Atatrükün geometri kitabının özeti

'Sorun Cevaplayalım' forumunda Aderito tarafından 4 Ara 2012 tarihinde açılan konu

  1. lutfen 8. sınıftaym performans odewm var atatürkün geo. kitabının kısa bir özetini vrrmsnz

    Cevap: Atatrükün geometri kitabının özeti

    Atatürk ölümünden birbuçuk yil öncesinde matematikle ne ölçüde ugrastigini bilmiyoruz. Bu konuda, Türk Dil Kurum Basuzmani A.Dilaçarin yazisiçok ilginç bilgiler vermektedir: “Atatürk ölümünden birbuçuk yil kadar önce, üçüncü Türk Dil Kurultayindan hemen sonra 1936-1937 yili kis aylarinda kendi eliyle Geometri adli bir kitap yazmistir.
    Atatürk, bunu, birtakim Fransizca geometri kitaplarini okuduktan sonra hazirlamis ve yapit ilk kez 1937 yilinda “Geometri ögretenlerle, bu konuda kitap yazacaklara kilavuz olarak Kültür Bakanliginca yayinlanmistir Bu 44 sayfalik yapittaki boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yariçap, kesek kesit, yay, çember, teget, açi, açiortay, içters açi, disters açi, taban, egik, kirik, çekül, yatay, düsey, yöndes, konum, üçgen, dörtgen, besgen, kösegen, eskenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, arti, eksi, çarp, bölü, esit, toplam, oran, oranti, türev, alan, varsayi, gerekçe gibi terimler Atatürk tarafindan türetilmistir

    Yapittaki tanimlarin tümünü Atatürk yazmistir. Her tanim, ilgi kavrami tüm ögeleriyle eksiksiz ve açik biçimde anlatmakta, özel ve temelli nitelikleri içermektedir. Gerekli ve yeterli örnekler de verilmistir. Taninmis bilim tarihçisi Ord. Prof. Dr. Aydin Sayili, tam bir yetkiyle, bu Geometri kitabini, “küçük fakat anitsal bir yapit diye nitelendirmistir.
    Atatürk, yasaminin önemli bir kesimini tarihin en büyük savaslarindan birinin içinde, ulusal ve evrensel sorumluluklar yüklenerek geçirdikten yillarca sonra, düzenli bir mantik ve bilgi disiplini kesinlikle gerektiren matematik alaninda, yeni türettigi terimlerle böylesine özlü bir yapiti yazmakla, dil ve matematikteki üstün yetenegini kanitlamistir. Atatürkün yasaminda çok belirgin bir örnegini izledigimiz gibi, aslinda dil ile matematiksel kültür arasinda siki baginti vardir. Atatürkün dehasinda, dil ve matematik gibi aklin degisik disiplinleri birbirini karsilikli olarak hep olumlu yönde etkilemis ve gelistirmistir. Atatürk, “Fen terimleri o suretle yapilmali ki anlamlari ancak istenilen seyi ifade edebilsindemis ve bunu, Osmanlica çok sayida terimin yerine öz Türkçe karsiliklarini türetirken üstün bir basariyla gerçeklestirmistir.
    Atatürkü, “Geometri adli yapitini yazmaya zorlayan nedenleri, Onun dil çalismalarini yakindan izlemek olanagini bulabilen taninmis dil uzmani A. Dilaçar söyle açikliyor:
    “ Atatürk hep matematikle ugrasirdi. Eski geometri terimleri çok agdali idi. Gen bile, uzun uzun bu terimleri okudugum halde, simdikiler Imisisinda güçlügünü daha iyi anliyorum. Pedagojide bir gerçek var: Fikir yolunun açik olmasi, bir ip ucunun bulunmasi lazimdir. Yoksa bir külçe gibi çöker. Müselles kelimesini ele alalim. Arapça okullarimizdan kaldirilmistir. Sülüsten müstak (türetilmis) bir kelime oldugunu ögrenin nasil bilsin? Arapça sogurucu bir dildir. Örnegin “müstesrik “sark kelimesinden gelmis bir kelimedir. Önüne, ortasina, arkasina birtakim heceler eklenmis. Bunun aslini bulmak bir Arapça gramer meselesidir, Okullarimizdan Arapça, Farsça kaldirilmis oldugundan, ögren id “müsellesi küde kelime olarak karsisinda görecektir. “Uç aklina gelmeyecektir. Ama müselles yerine “üçgen dersek, hir üç var. “Gen. Atatürke göre “genislikten alinmistir. Bir ipucu var. “Dörtgen dörtten gelmistir. Bir ipucu vardir. “Esit, denk anlaminda olan “esten gelmistir. Ama müsavi Arapça bir kelimedir. Bu sebeple Atatürkün prensipleri burada da dogru idi. On im için bu en agdali olan bu bilim dalini ele aldi ve kitabi örnek olarak birakti
    Atatürkün matematik terimlerini türetme ve bunlari ögretime yerlestirme çalismalari konusunda Prof. Dr. Vecibe Latipoglu, su bilgilen veriyor:
    “ Atatürk, matematigi iyi bildigi ve sevdigi için, terim devrimine matematikten baslamistir, denilebilir. Çünkü Türk Dili (Belleten)in Subat 1937 tarihli yayinindan bir ay sonra, Atatürk, ceyb (sinüs) ve tece^b (kosmus)m Türkçe karsiliklarinin bulunmasi için 29 Mart 1937 tarihli Ulus Gazetesine ilan verdirerek bir yarisma açtirmistir Sonunda hazirlanan bütün terimler, Türk Dili (Belleten) dergisinin Ekim 1937 tarihli sayisinda yer almistir. Terimler, Türkçe-Osmanlica, Osmanlica-Türkçe, Fransizca-Türkçe olmak üzere siralanmis ve ön sirayi matematik terimleri almistir..
    Atatürk terim çalismalarinin ülkedeki etkisini ögrenmek için, 1937 yili sonbaharinda, Sivasa giderek, vaktiyle Sivas Kongresini topladigi lise binasinda, dokuzuncu sinifin geometri dersine girmistir1′. Bu derste eski terimlerle ögrenimin zorlugunu birkez daha saptayan Atatürk, “Bu anlasilmaz terimlerle, ögrencilere bilgi verilemez diyerek kitabi atmis ve sonra tahta basina geçip “dili yerine “kenar, “müselles yerine “üçgen, “müselles mütesaviyül adla yerine “eskenar üçgen, “zaviye yerine “açi terimlerini kullanarak ünlü Pisagor teoremini ögrencilere anlatmistir. Atatürk, bu inceleme gezisinde yaninda bulunan Kültür Bakani Saffet Arikana tüm okul kitaplarinin yeni terimlerle, hemen yarilmasi emrini vermis ve Türkçelestirilmis terimlerle iki ayda hazirlanan kitaplar bütün okullara Kültür Bakanliginca gönderilmistir .

    Atatürkün türettigi matematik terimleri ve yaptigi geometri tanimlarinin hemen hemen tümü bugüne degin degismeksizin kullanila gelmistir. Onun türettiklerinden sadece birkaç terim sonradan küçük ölçüde degistirilmistir. Örnegin Fransizca “hypothesein karsiligi olan Osmanlicidaki faraziyenin yerine Atatürk, Türkçe “varsayi terimini türetmis ve sonradan bu terim varsayim biçimini almistir. Ayni sekilde Onun “tümey açi, “bütey açi terimlerinin yerini “tümler açi, “bütünler açi terimleri almistir. Çok az sayida ve sinirli olan bu terim degisikliklerini, Atatürkün dildeki temel ilkesinin dogrulugunun birer kaniti saymak gerekir.
     
    Moderatör tarafından düzenlendi: 7 Şub 2017