Abdülhak Hamit Tarhan Hayatı ve Eserleri

'Biyografi' forumunda Masal tarafından 26 Haziran 2012 tarihinde açılan konu


  1. Abdülhak Hamit Tarhan Hayatı ve Eserleri

    Doğum 2 Ocak 1852/İstanbul
    Ölümü 12 Nisan 1937/İstanbul
    Meslek Şair, oyun yazarı, diplomat

    Abdülhak Hamit Tarhan, Osmanlı şâir, yazar ve devlet adamıdır.Tanzimat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet Dönemlerinde yaşamıştır.

    HAYATI
    5 Şubat 1851’de İstanbul’da doğdu.Dedesi Abdülhak Molla, Sultan II.Mahmud ile Sultan Abdülmecid'in hekimliğini yapmış, şiir ve tarihle uğraşmıştı.Babası Hayrullah Efendi ise, meşhur bir tarihçi ve diplomattı.Abdülhak Hamit ilk tahsiline Evliya Hoca, Behaeddin ve Hoca Tahsin Efendi gibi özel hocaların huzurunda başladı.Ailesi tarafından Paris’te eğitim yapması uygun görülünce ağabeyi Nasuhi Bey ile 1863 Ağustosunda Paris’e gitti.Orada özel bir koleje başladı.Kısa zamanda Fransızcasını ilerletti.1,5 sene tahsilden sonra, yanlarına gelen babası ile İstanbul’a döndü.İstanbul’da Fransız mektebine başladı ve Fransızca'sını ilerletmek için Babıâli’de tercüme odasına girdi.On dört yaşlarındayken Tahran büyükelçiliğine tayin edilen babasıyla birlikte İran’a gitti, 1,5 sene özel olarak Farsça dersleri aldı.Babasının 1867’de vefatı üzerine İstanbul’a döndü.Tahran hatıralarını anlatan "Macera-yı Aşk" adlı ilk eserini yazdı ve meşhur "Makber" mersiyesini yazmasına sebep olan Fatma Hanım’la evlendi.1876 senesinde hariciye mesleğini seçti.Paris Sefareti ikinci kâtipliğine tayin edildi ve iki buçuk sene vazife yaptı.Bu arada Fransız edebiyatını yakından tanıma fırsatı buldu.1881’de Poti, 1882’de Golos, bir sene sonra da Bombay konsolosluğuna tayin edildi.Bombay’da üç sene kaldı.Eşi Fatma Hanım’ın rahatsızlığının artması üzerine, İstanbul’a dönmek için yola çıktı.Fatma Hanım Beyrut’ta vefat etti.Cumhuriyetin ilanından sonra 1928 senesinde İstanbul milletvekili seçildi ve ölünceye kadar milletvekili olarak kaldı.Kendisine vatana üstün hizmet fonundan maaş bağlanmıştır.

    EDEBİ HAYATI
    Abdülhak Hamit, Tanzimat sonrası bütün edebî ve siyasi devirleri yaşamış bir şairdir.Tanzimatı,, Meşrutiyetleri ve Cumhuriyeti görmüştür.Bu devirlerdeki Tanzimat, Servetifünun, Fecr-i Âti, Milli Edebiyat ve Cumhuriyet devri edebiyatlarını yakından tanıdı.Modern edebiyatın kurucusu olarak kabul edilen Abdülhak Hamit, şiir yazmaya 1870 yılında başladı.Edebî kişiliği Ebüzziya Tevfik, Recaizade Mahmut Ekrem, Namık Kemal gibi Tanzimat döneminin yeni edebiyatçılarının görüşleriyle şekillenen sanatçının, uzun seneler Doğuda ve Batıda diplomat olarak bulunması her iki edebiyatı tanımasını sağladı.Abdülhak Hamit, şiir ve tiyatrolarında buralarda gördüğü doğa manzaralarını tasvir etti.Bu sebeple Türk şiirine Batıdan yeni konular, serbest düşünce ve şekiller getirdi.İlk başlarda Tanzimat ekolünün tesirinde kalmış, sonra Batıyı tanıyınca klasik edebiyattan ayrılarak Batı tekniği ile eserler vermiştir.Dize ve uyak düzenlerinde değişiklikler yaptı ve heceye önem verdi.Divan şiirindeki belirli konuların sınırını aşmaya çaba gösterdi.Lirik, epik ve felsefi şiirler yazdı.Edebiyatımızdaki ilk pastoral şiir örneği olan “Sahra”yı yazdı.Sanatçı, gerek içerik gerekse biçim yönünden getirdiği yeniliklerle Divan şiir geleneğine son vermiştir.Tiyatro alanında önce Namık Kemal’in, daha sonra Batılı yazarların oyunlarını örnek aldı.Sanatçının yazdığı tiyatrolar sahne tekniğinden uzak oyunlardır.Sahnelenmek için değil, okunmak için yazar.Edebiyatımızın yeni bir çehre kazanmasında Recaizade Mahmut Ekrem daha çok teorik yönünü işlerken, Hamit yazdıklarıyla bunu uygulamıştır.Eserlerinde Batı edebiyatından bilhassa Shakespeare ve Victor Hugo’nun tesirleri açıkça görülür.Şiirlerinde romantik ve felsefi düşünceler, ölüme dair duygular ve insanın alın yazısı gibi konular üzerinde durur.Şiirlerinde pek çok yabancı kelime kullanmayı tercih etmiştir.Batı yazarlarından etkilenerek yazdığı dramlar Türk tiyatrosuna felsefi düşünceyi sokmuştur.Kendisine son zamanlarda Şair-i Azam (büyük şair) unvanı verilmiştir.